8. Daire

8. Daire

  • REKLAM TABELASININ BELEDİYE TARAFINDAN KALDIRILMASI – REKLAM LEVHASININ KALDIRILMASI NEDENİYLE OLUŞAN ZARARIN YASAL FAİZİ İLE TAZMİNİNİN GEREKTİĞİ

    Özet: Davacı şirketin işyerleri önündeki kaldırımda bulunan reklam levhasının kaldırılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; her ne kadar davacı şirket tarafından mevzuat hükümlerine aykırı reklam tabelası konulmuş ise de davalı idarece levhanın kaldırılması yönünde bir ihtarda bulunulmaksızın levhanın kaldırılmasında kusurunun olduğundan oluşan zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminine karar veren İzmir 3. İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
  • SAĞLIK ŞARTLARI NEDENİYLE POLİS MESLEK YÜKSEK OKULUNDAN İLİŞİĞİN KESİLMESİ – TALASEMİ TAŞIYICILIĞININ BİR HASTALIK OLMADIĞI

    Özet: Dairemizde bulunan bazı dava dosyalarında çeşitli hastanelerden alınan sağlık raporlarında "talesemi taşıyıcısı" olan ilgililerin Polis Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi olamayacağı, bazılarında ise Polis Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi olabileceği yönündeki sağlık raporları ile Dairemizin ara kararları cevaplarının birlikte değerlendirilmesinden, bir hastalık olmayan ve iyileşme sağlanamayan kan hastalıklarından kabul edilmeyen "talesemi taşıyıcısı" durumunda olan davacının, bu nedenle okulla ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
  • DİPLOMA DENKLİĞİ İSTEMİNİN EĞİTİM ÖĞRETİM HAKKI VE ÇALIŞMA HAKKINA İLİŞKİN OLMASI – DENKLİK VERİLMESİ İÇİN HER ZAMAN DAVALI İDAREYE BAŞVURULABİLECEĞİ

    Özet: Davacının isteminin eğitim-öğretim hakkı ve çalışma hakkına ilişkin olması bu konuda daha sonraki tarihlerde ilgili ile benzer hukuki durumda olanların lehine verilmiş yargı kararları bulunması da göz önüne alınarak her zaman denklik verilmesi için 2577 sayılı yasanın 10. maddesi kapsamında davalı idareye başvurabileceği açıktır.
  • ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN GÜVENLİK GÖREVLİLERİNE KARŞI İŞLENEN FİİLLER

    Özet: Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 9(a) maddesinde belirtilen "diğer görevliler" kavramından üniversitenin büro ve iç hizmet görevlerini yapmak üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre atanan görevlilerin anlaşılması gerekmektedir. Üniversitelerde görev yapan güvenlik görevlilerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası'nda tanımlanan "diğer görevlilerden" olmamaları nedeniyle; bu görevlilere karşı işlenen fiiller, disiplin hukuku kurallarına ve ilgili disiplin yönetmeliği hükümlerine göre değerlendirilemez ve cezalandırılamaz.
  • ÜCRETLİ OLARAK ÇALIŞAN VE AYNI ZAMANDA ÖĞRENCİ OLAN KİŞİLERİN TOPLU TAŞIMA HİZMETLERİNDEN İNDİRİMLİ OLARAK YARARLANABİLMESİ

    Özet: 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa ve 28.1.2002 gün ve 2002/3654 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca; belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerdeki toplu taşıma hizmetlerinden indirimli olarak yararlanacaklar arasında öğrenciler de yer aldığından, anılan düzenlemelerde çalışan-çalışmayan öğrenci ayrımı yapılmadığından; ücretli olarak çalışan ve aynı zamanda öğrenci olan davacının toplu taşım hizmetlerinden indirimli olarak yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. 
  • BÖLÜM BAŞKANI İLE DEKANIN AYNI KİŞİ OLAMAYACAĞI  

    Özet: İdare Mahkemesi kararında ve Yükseköğretim Kanunu hükümlerinde de belirtildiği üzere, bölüm başkanı; bölümün aylıklı profesörleri, bulunmadığı takdirde doçentleri, doçent de bulunmadığı takdirde yardımcı doçentler arasından atanmaktadır. Bölüm başkanı ve dekan sıfatlarının aynı kişide birleşmesinin, bölümün işleyişini ve hiyerarşik yapısını bozacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla, bölüm başkanlığının dekan tarafından yürütülmesi karşısında, bölümde aylıklı profesörün görev yaptığı gerekçesiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • İKTİSADİ DEVLET TEŞEKKÜLÜNÜ İRTİFAK HAKKI TESİSİ İÇİN MUVAFAKAT VERMEYE ZORLAYACAK NİTELİKTE YARGI KARARI VERİLEMEYECEĞİ

    Özet: Maden Kanunu'nun 46. maddesinde belirtilen irtifak hakkı tesisine ilişkin düzenlemenin özel mülkiyete konu taşınmazlara yönelik olduğu, bu düzenlemeye dayalı olarak kamu idarelerine ait taşınmazlar üzerinde irtifak hakkı tesis edilemeyeceği açıktır. Bu durumda, iktisadi devlet teşekkülü olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde Maden Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca irtifak hakkı kurulamayacağından, davacının talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davacı tarafından yapılacak yeni bir başvuru üzerine, davalı idareyi davacı lehine irtifak hakkı tesisine muvafakat vermeye zorlayacak şekilde verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. 
  • BAKANLAR KURULU TARAFINDAN VERİLEN FAKÜLTE KURULMA KARARI

    Özet: Hukuk fakültesi kurulmak istenilen yerlerin nüfus yoğunluğunun ve yerleşim yerlerinin konumuna uygun olarak, öğretim elamanı ve fiziki imkanları elverişli ve yeterli olan üniversitelerde öğrenim görme taleplerini karşılamaya ve ülke düzeyindeki okullaşma oranını arttırmaya yönelik olarak hukuk fakülteleri kurulmasına yönelik Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
  • STAJYER AVUKATLARIN NUFÜS KAYIT ÖRNEĞİ ALMAYA YETKİLİ OLMADIĞI

    Özet: Avukat stajyerlerinin avukatların yürüttüğü işlerle iigili fotokopi yoluyla örnek alabilmesi yetkisinin, resmi belge olan ve verilmesi özel şarta bağlanmış olan nüfus kayıt örneği alınabilmesi yetkisini kapsamadığı açıktır. Nüfus kayıt örneği verilmesi 1136 sayılı yasada belirlenmiş "yardımcı olma zorunluluğu" kapsamında bir çeşit muafiyet olarak değerlendirİlemeyeceği tartışmasızdır. 5490 sayılı yasa ile vekalet ibraz şartına bağlanmış olan nüfus kayıt örneğinin, bu konuda haklarında ayrıksı bir düzenleme bulunmayan avukat stajyerlerine verilemeyeceği yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
  • YURTLAR – BELEDİYENİN SU HİZMETİ, YURTLARIN SU HİZMETİNİ  KARŞILAMA – ÖZEL ÖĞRENCİ YURTLARI

    Özet: Belediyelerce yürütülen su hizmetinin amacı ve bu hizmetten yararlananlar bakımından bir değerlendirme yapıldığında, öğrenim gören öğrencilerin barınma ve temizlik ihtiyacını karşılamak amacıyla faaliyet gösteren ve topluca öğrenci ikametine ayrılmış yerlerden olan özel öğrenci yurtlarının, kamusal hizmet sunmaları da göz önüne alındığında, mesken abonesi kapsamında yer almaları gerekir.Bu nedenle, özel öğrenci yurtlarını işyeri abonesi kapsamında düzenleyen dava konusu tarife hükmünde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
  • AVUKATIN SUÇÜSTÜ HALİ DIŞINDA ÜZERİNİN ARANAMAYACAĞI – MÜVEKKİLİNİN ÖNÜNDE AVUKATIN ÜSTÜNÜN ARANMASININ MESLEK ONURUNU ZEDELEDİĞİ – MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – KOLLUĞUN HİZMET KUSURU

    Özet: Avukat olan davacının, avukatlık kimliğini ibraz etmesine rağmen kolluk kuvvetleri tarafından üzerinin aranması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada; 1136 sayılı Avukatlık Yasası uyarınca ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatların üzerinin aranamayacağı tartışmasız olup, bir suçüstü hali olmadan müvekkili önünde kolluk kuvvetlerince üzeri aranan davacının meslek onurunun zedelendiği açık olduğundan davalı idarenin görevle ilgili olarak gerçekleştirilen bu eylemde hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacının manevi zararının karşılanmasını ve haksız zenginleşmesine de yol açılmamasını sağlamak üzere manevi zararın ödenmesine karar verilmiştir.
  • SEVİYE BELİRLEME SINAVINDA KİTAPÇIK TÜRÜNÜN YANLIŞ KODLANMASI – SALON GÖREVLİSİNİN DE ADAYLA BİRLİKTE SORUMLU OLDUĞU

    Özet: Salon aday yoklama listesinde adayın "B" kitapçık türünde sınava girdiğinin tutanak altına alındığı, cevap kağıdında ise "A" kitapçık türünün işaretlendiği, salon başkanının cevap kağıdında yer alan bilgilerin doğruluğunu kontrol etmekle sorumlu olduğu, sınav sonucunu doğrudan etkileyen kitapçık türünün kontrol edilerek yanlış işaretlenmesi durumunda adayın uyarılması suretiyle doğru seçeneğin işaretlenmesinin sağlanacağı, cevap kağıdında yer alan bilgilerden doğacak zararlar nedeniyle öncelikle adayın sorumlu olduğu açık olmakla birlikte sınava giren öğrencilerin yaşlarının çok küçük olması nedeniyle adayın yanlışlıktan tek başına sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, salon görevlisinin sorumluğunu ortadan kaldırmayacağı, gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek başarısız sayılmasına yol açıldığı sabittir. İdare mahkemesinin işlemin iptaline ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
  • AVUKATIN VEKİL SIFATI İLE MESLEKTAŞI HAKKINDA İCRA TAKİBİ YAPMASI – İCRA TAKİBİNİN DAVA KAVRAMI İÇERİSİNDE DEĞERLENDİRİLECEĞİ – DİSİPLİN CEZASI

    Özet: İcra İflas Yasasına göre, her asliye mahkemesinin yargı çevresinde kurulan (sulh hukuk mahkemelerinden ibaret olunan yerlerde bu mahkemelere verilen) ve işlemlerine karşı yapılan şikayet ve itirazların incelenmesi İcra Tetkik Mercii Hakimliğince yapılan icra daireleri nezdinde yürütülen iş ve işlemleri yukarıda değinilen Avukatlık Meslek Kurallarının 27/2 maddesinde ifade edilen "takip edilen dava" kapsamının dışında tutmaya olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla avukatlık mesleğinin düzen ve geleneklerini korumak, meslektaşlar arasında dayanışmayı ve gösterilmesi gereken özenin korunmasını sağlayarak meslek itibarını ve mesleğe duyulan güveni arttırmak amacıyla getirilen ilkelere aykırı davrandığı açık olan davacının eylemine uyan adil bir cezayla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yaklaşımla işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
  • SU SATIŞ ÜCRETİNİN TEFE’YE GÖRE ARTIRILMASI – FATURALARIN 45 GÜNLÜK SÜREYLE TAHAKKUK ETTİRİLMESİNDE HUKUKA UYARLIK BULUNMADIĞI

    Belirtilen tarihlerden sonra ilk uygulamanın yapıldığı tarihte davacı Baro'nun bu uygulamalardan haberdar olduğu açıktır. Bu durumda, ilk uygulamadan itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 23.11.2005 tarihinde açılan bu davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının öncelikle bu yönden bozulması gerekmektedir.
  • ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNİN OTOPARKLARINDA ÜCRET ALINMASI

    Alışveriş merkezlerine müşteri olarak gelenlerin otopark ihtiyaçlarının, esas itibariyla ticari amaç güdülmeksizin ve ücretsiz olarak bina içinde veya parselinde karşılanması gerekmekte olup, söz konusu otoparkların zaman kısıtlaması olmaksızın tamamen ücretsiz olmasının ise amacına aykırı kullanımlara yol açacağından 5393 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 18/f maddesinden kaynaklanan yetkiye dayalı ve kamu yararına uygun olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tarife komisyonunca belirlenen ücret oranında alınması yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.