7. Hukuk Dairesi

7. Hukuk Dairesi

  • KURYE OLARAK ÇALIŞAN DAVACININ İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – FESİHTEN SONRA TARAFLAR ARASINDA ACENTELİK SÖZLEŞMESİ KURULDUĞU – İŞ AKDİNİN, ACENTELİK İLİŞKİSİ NEDENİYLE SONLANDIĞININ KABULÜ GEREKTİĞİ

    Özet: İş akdinin 13.04.2010 tarihinde son bulduğu ve 28.04.2010 tarihinde taraflar arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından davalıya hitaben kendi el yazısı ile yazılan 23.03.2011 tarihli dilekçede ise acente sahibi olduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır. Bunun anlamı, davacının iş akdinin davalı ile acentelik ilişkisi kurulmak üzere sonlandığıdır. Bu nedenle iş akdinin davalı tarafından feshedilmesi söz konusu olmayıp, davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
  • DOLMUŞ ŞOFÖRÜNÜN İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – TARAFLAR ARASINDAKİ İLİŞKİ – DOLMUŞ İŞLETMESİNİN, ESNAF İŞLETMESİ KAPSAMINDA KALIP KALMADIĞININ TESPİTİ GEREKTİĞİ

    Özet: Mahkemece işletmenin esnaf işletmesi olduğu ve iş mahkemesinin görevli olmadığına karar verilmiş ise de, davalının yasanın tarif ettiği “esnaf” kapsamında olup olmadığını tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacının dolmuşta tek işçi olarak çalışması, eğer davalının bizzat emeği ile geçinen yani dolmuşta kendisi de çalışan kişi olmaması durumunda, esnaf işletmesi olarak nitelenmesini yeterli değildir. Bu nedenle özellikte taraf tanıkları dinlenerek ve tüm deliller toplanarak davalının “esnaf” olup olmadığı hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturularak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken deliller toplanmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması isabetsizdir.
  • İŞ SÖZLEŞMESİNİN HAKLI BİR NEDEN OLMADAN FESHİ NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ – İŞYERİ KURALLARINA AYKIRILIK – KAMERA GÖRÜNTÜLERİNDEKİ KİŞİNİN, DAVACI OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ GEREKTİĞİ

    Özet: Dosya içerisinde yer alan kamera görüntüleri ve kamera görüntüleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu kayıtlar içerisinden alınan fotoğraflardan, davacıya atfedilen eylemlerden işyeri içerisine tuvaletini yapmak ve sigara içmek eylemlerinin görüntülerde yer alan şahıs tarafından gerçekleştirildiği açıkça görülmektedir. Eylemlerin gerçekleştiği sabit ise de, eylemleri gerçekleştiren şahsın kimliği, bu şahsın davacı olup olmadığı mevcut verilerden anlaşılamadığından, Mahkemece yapılacak ilk iş, davacıyı isticvap ederek, işverence delil olarak sunulan kamera kayıtlarını davacıya izletmek ve görüntülerdeki şahsın kendisi olup olmadığını sormak olmalıdır. Davacının görüntülerde kişi olmadığını beyan etmesi halinde ise, kamera kayıtlarındaki görüntüleri yaklaştırma ve netleştirme hususunda gerekli donanıma sahip resmi ya da özel kurum ve kuruşlardan rapor alınmalı ve davacı ile görüntülerin eşleştirilmesi ile görüntülerdeki şahsın davacı olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir.
  • AVUKAT KATİBİNİN İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – FAZLA MESAİ, HAFTA TATİLİ VE BAYRAM GENEL TATİL ÇALIŞMA ÜCRETLERİ BAKIMINDAN ADLİ TATİLİN DIŞLANARAK HESAPLAMA YAPILMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Fazla çalışmanın ve tatil günlerindeki çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, iddianın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma ve tatil mesaisi olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacı tanıklarının davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştıkları süre belirlenmeli ve bu süre ile sınırlı olmak üzere adli tatil dönemleri dışlanarak davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden hesap edilecek fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretleri hakkaniyet indirimi uygulanarak hüküm altına alınmalıdır.
  • GECE ÇALIŞMASI NEDENİYLE FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI İSTEMİ – DENETİME ELVERİŞLİ RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ – GECE ÇALIŞMASININ ORTALAMA ALMAK SURETİYLE ORTAYA KONULAMAYACAĞI

    Özet: Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece dosyaya sunulan kayıtlardan davacının hangi ayda kaç nöbet tuttuğu ve kaç saat fazla çalışması bulunduğu denetime elverişli raporla tespit edilmeden İş Hukuku ilkelerine aykırı gece çalışmasını ortalama almak suretiyle haftalık hesaplayan ve maddi hata içeren rapora itibarla hüküm kurması bozmayı gerektirmiştir.
  • MOBBİNG UYGULAMALARI NEDENİYLE EMEKLİLİK YAŞI GELMESE DE, KOŞULLAR OLUŞTUĞUNDAN İŞ AKDİNİN FESHİ – BAŞKA İŞYERİNDE ÇALIŞILMAYA BAŞLANMASININ, KIDEM TAZMİNATI İSTEMİNİN REDDİNİ GEREKTİRMEYECEĞİ

    Özet: Davacı, SGK'dan aldığı emeklilik için gerekli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını doldurduğuna dair yazıyı ekleyerek noterden gönderdiği ihtarname ile emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini 01.05.2012 tarihi itibari ile feshettiğini bildirmiştir. Davacının 12.05.2012 tarihinde başka bir yerde çalışmaya başladığı da yine dosya kapsamı ile sabittir. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir yerde çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davacı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Bu itibarla davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddi hatalı olmuştur.
  • SÖZLEŞME SÜRESİ DOLDUĞU İÇİN GÖREV YERİNİN DEĞİŞTİRİLMEK İSTENMESİ – KABUL ETMEYEN İŞÇİNİN EYLEMLİ OLARAK İŞ AKDİNİ FESHETMESİ – İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEN TARAFIN İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANAMAYACAĞI

    Özet: Taraflar arasında davalı alt işverenin asıl işverenle sözleşme süresi dolduğu için davacının görev yerinin değiştirilmek istendiği ve davacının bunu kabul etmediği ve akabinde davacının iş akdinin feshedildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda iş akdinin kim tarafından ve ne şekilde feshedildiği hususu tespit edilmelidir. Davacı işçi .... ilinde çalışıyor olup, aynı ücret ve koşullarda İzmir iline nakledilmek suretiyle görev yerinin değiştirilmek istenmesi, bu husustaki işlemler usulüne uygun şekilde yapılsa da, iş koşullarının işçi yönünden ağırlaştırılması anlamına geleceğinden işçinin bu hususta yazılı onayı gerekmektedir. Somut olayda işçinin bu yönde bir kabulü mevcut olmayıp tersine yeni görev yerinde işe başlamayarak iş akdini eylemli olarak feshetmiştir. Davacı işçinin iş koşulları ağırlaşması nedeniyle iş akdini feshetmesi haklı nedene dayanıyor ise de ihbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
  • HASIMDAKİ YANILMANIN KABUL EDİLEBİLİR NİTELİKTE OLMASI – DAVACIYA, DAVAYI İLGİLİ KURUMA YÖNELTMESİ İÇİN MEHİL VERİLMEMESİ – TARAF TEŞKİLİNİN USULUNE UYGUN ŞEKİLDE SAĞLANMASI – GÜVENLİK İŞİNİN MAHİYETİ VE SÜREKLİLİĞİ KARŞISINDA BELİRLİ SÜRELİ OLMAMASI – İHALE SÜRELERİYLE SINIRLANDIRMANIN SÖZLEŞMEYİ BELİRLİ SÜRELİ NİTELİK KAZANDIRMAYACAĞI – MÜLTECİ KAMPINDA ÇALIŞMA

    Özet: Mahkemece yapılacak iş, alt işveren davalı ... Hizmetleri Ltd.Şti ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti' ortak girişimi ile idare arasında yapılan sözleşme ve ek protokollerin asıllarının getirtilerek sözleşmenin tarafının ... Yönetimi Başkanlığı’nın olduğunu tespiti halinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124/4 maddesi uyarınca davacının hasımdaki yanılmasının kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, 5902 sayılı ... Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 18/4 maddesi de gözetilmek suretiyle ilgili kuruma karşı davanın yöneltilmesi hususunda davacıya kesin mehil verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aynı şekilde davacı vekilinin 13.05.2015 tarihli mazeret dilekçesiyle ortak girişimin diğer tarafı olan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti'ne davanın teşmilini talep etmiş olmasına rağmen bu yönde bir karar verilmeksizin 14/05/2015 tarihinde davacının mazeretinin reddine karar verilerek davanın reddine karar verilmesi de hatalı olup bozma nedenidir.
  • ULUSLARARASI ALANDA FAALİYET GÖSTEREN ŞİRKETLER BAKIMINDAN OTUZ İŞÇİ SAYISI HESAPLANIRKEN SALT TÜRKİYE’DEKİ DEĞİL, TÜM ÇALIŞANLARIN GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Davalı şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren ve Türkiye'de şubesi bulunan bir şirket olduğu, Türkiye'de 7, dünya genelinde ise binlerce çalışanı olduğu hususları taraflar arasında ihtilaflı olmayıp; ihtilaf, yurt dışındaki şubelerde çalışan işçilerin de işçi sayısı ve iş güvencesi hükümleri bakımından dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır. Dairemiz ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararlar gözetildiğinde, davalı işyeri bakımından fesih tarihinde 30 işçi şartının oluştuğunun kabulüyle esasa girildiğinde davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenerek iş akdinin feshedildiğinin tartışmasız olduğu ancak feshin İş Kanunu 19. maddesine göre yazılı olmadığı ve sebepleri açık ve kesin bildirilmediğinden fesih konusunda yasadaki usule uyulmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile 30 işçinin belirlenmesinde salt Türkiye'de çalışan işçi sayısının nazara alınmasının gerektiği gerekçesiyle davanın reddi isabetli olmamıştır.
  • İŞVEREN TARAFINDAN YÖNETİCİLERE YAPILAN ZAMMIN DİĞER ÇALIŞANLARA BİLDİRİLMEMESİ KONUSUNDAKİ TALİMATIN İŞ YERİNİN İÇ SIRLARINDAN OLDUĞU VE BU SIRRIN İFŞA EDİLMESİNİN İŞ BARIŞI ZEDELEDİĞİ – DAVACI İŞÇİNİN EYLEMİNİN MAAŞ ZAMMINI AÇIKLAMASININ DOĞRULUK VE BAĞLILIK İLE BAĞDAŞMAYAN BİR DAVRANIŞ OLDUĞU VE İŞVERENE HAKLI NEDENLE FESİH HAKKI VERDİĞİ 

    Özet: Davalı işverence davacı da dahil olmak üzere bir kısım yöneticilere yapılan zammın diğer çalışanlara bildirilmemesi konusunda talimat verildiği, bu talimat konusu bilginin iş yerinin iç sırlarından olduğu, davacı işçinin işverenin bu sırrını ifşa etmekle iş yerinde iş barışını zedelediği, bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde davacı işçinin eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olduğu, bu davranışa dayalı davalı feshinin haklı nedene dayandığı gözetilmeden kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
  • DAVACININ, ÇALIŞTIĞI ŞİRKET ÜRÜNLERİNİN TÜKETİLMEMESİNE İLİŞKİN FACEBOOK PAYLAŞIMI – SADAKAT BAĞI – MARKA İMAJINI ZEDELEME VEYA ÜRÜNLERİ KÖTÜLEME NİYETİ BULUNMADIĞI – SENDİKAL FAALİYET KAPSAMI

    Özet: Davacının Sütaş ürünlerinin tüketilmemesine yönelik spesifik bir paylaşımının sadakat bağına aykırı olacağı tartışmasızdır. Ancak somut olayda, davacının beğendiği paylaşımların sendikaya üyelik nedeniyle işten çıkarılan işçilerin geri alınmasına ve sendikal faaliyetin engellenmeye çalışılmasına yönelik sendika faaliyetlere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacının beğenisi baskı grubu oluşturmaya yönelik demokratik bir eylemdir. Davacının işverenin marka imajını zedeleme, Sütaş ürünlerini kötüleme gibi bir niyeti bulunmadığı gibi şiddet çağrısında da bulunmamaktadır. Davacının beğenisi sendikal faaliyet kapsamında kalmaktadır. Bir başka anlatımla davacı Anayasadan kaynaklanan sendikal hakkını kullanmaktadır. 
  • ÇALIŞTIĞI BANKANIN ADINI KULLANARAK ÜÇÜNCÜ KİŞİYİ TEHDİT ETME – GEÇERLİ NEDENLE FESİH

    Özet: Davacının somut olayda parasını geri almak amacıyla çalıştığı Banka'nın adını kullanarak ilgili 3. kişiyi tehdit etmesi eyleminde Bankanın ticari itibarını zedelediği, Banka adını kullanarak kendisine bir menfaat temin etmeye çalıştığı bizzat kendi savunması ile de teyit edilmiş bulunduğundan, davacının üzerine atılı eylemler nedeniyle iş sözleşmesinin feshine kendi davranışları ile neden olduğu, taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği, davalı işveren açısından fesih tarihi itibari ile geçerli nedenlerin bulunduğu, dolayısıyla davacının iş sözleşmesinin, fesih tarihi itibariyle geçerli nedenlerle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 
  • İŞÇİNİN FAZLA MESAİDE; İŞ DIŞINDA SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE GEÇİRDİĞİ ZAMANIN BELİRLENMESİ 

    ZAMANIN BELİRLENMESİ  Özet: Somut olayda; davalı işverence yapılan feshin haklı olup olmadığı uyuşmazlık konusu olup davalı, savunmalarını kanıtlama amacıyla işyerinde keşif yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece konularında uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak davacının görev yaptığı X-Ray cihazı ile çalışma odalarının ve davacının uyuduğu iddia edilen mahalin fiziki durumları belirlenip görevi başında uyuma iddiasının buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının işyerine şahsi bilgisayarını getirip oyun oynadığı ve iş dışındaki özel sitelere girerek İnternet'te zaman geçirdiği savunmasına ilişkin olarak da davacı adına kayıtlı .. kayıtlarının da getirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca davacının gerekmediği halde yani işveren tarafından talep edilmediği halde fazla çalışmaya kalıp kendisine haksız çıkar sağladığı yönünde ileri sürülen savunma yönünden de ilgili dönemlere ait üretim raporları, davacının yaptığı kontroller ve arıza ve bakım durumlarını gösterir belgeler karşılaştırılarak elde edilecek sonuçlara göre davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı ya da haksız olup olmadığı tespit edilmelidir.
  • HARÇ İKMALİ BAKIMINDAN İHTAR YAPILMADAN TEMYİZ HARCINI İKMAL EDEN TARAFIN TEMYİZİ YASAL SÜRESİ İÇİNDE YAPMIŞ SAYILACAĞI

    Özet: Kararın taraf vekillerinin hazır bulunduğu 22.7.2014 tarihli oturumda tefhim edildiği, davacı vekilinin 25.7.2014 tarihinde temyiz dilekçesini (süre tutum) UYAP sistemi üzerinden sisteme kaydettiği, söz konusu dilekçe üzerinde 25.7.2014 tarihli yazı işleri müdürü havalesi bulunduğu, gerekçeli kararın ise 11.8.2014 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin 18.8.2014 tarihli yazı işleri müdürü havaleli açıklamalı temyiz dilekçesi sunduğu ve kendisine harç ikmali bakımından herhangi bir ihtar yapılmaksızın 10.9.2014 tarihinde temyiz harcını ikmal ettiği bu haliyle temyiz talebinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, Dairemizin anılan kararının maddi hataya dayandığı görülmekle ortadan kaldırılmalı, davacının 22/07/2014 tarihli mahkeme kararına yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
  • İŞ AKDİNİN FESHİ KOŞULLARI – FESHİN GEÇERLİ NEDENE DAYANMASI

    Özet: Mahkemece davalı iş yerinde keşif yapılmıştır ve iş yerinde birçok yerde tuvaletin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının olay tarihinde feshe konu eylemini gerçekleştirdiği yer tespit edilmiştir. Mahkemece davacının küçük tuvaletini yaptığı yerin herkesçe görülebilecek bir yer olmadığı ve belirtilen yere zorunlu sebeplerle yapıldığı kabul edilmiştir fakat davacının eyleminin iş yerinde başka yerde tuvaletler bulunduğu halde buralara gidilmeden fabrikanın içinde bir alanda gerçekleştiği, iş yerinde onlarca işçi çalıştığı hususu gözetildiğinde bu durumun kabul edilemezdir. Ancak davacının daha önce benzer bir eylemi veya disiplinsiz davranışı olmadığı değerlendirildiğinde, anılan eylemin fesih için geçerli neden teşkil edeceği dikkate alınmadan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
  • UYAP SİSTEM HATASI NEDENİYLE AYNI DAVANIN İKİNCİ DEFA AÇILMASI – DİSİPLİN PARA CEZASI – KÖTÜNİYET

    Özet: Davacı vekilinin kötüniyetle hareket ettiğini gösteren delil bulunmadığı gibi UYAP sisteminde aynı içerikte açılmış iki dava kaydının olduğunun anlaşılması üzerine, UYAP sisteminden açılan davanın işlemden kaldırılmasını da bizzat davacı vekili talep etmiştir. Şu halde davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilerek mahkeme esasının kapatılması doğru olmakla birlikte, yasal şartları oluşmadığı halde davacı vekili hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesi hatalıdır. Bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
  • KIDEM TAZMİNATI İSTEMİ – İKİ DÖNEM HALİNDE ÇALIŞMA – ÖZEL SEBEPLERLE İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

    Özet: Dava; işçilik alacakları istemine ilişkindir. Davacının davalılara ait işyerinde iki dönem halinde çalıştığının kabul edilmesi ve kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı açısından her dönemin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Davacı ikinci çalışma dönemini istifa dilekçesiyle özel sebeplerle feshettiğini beyan etmiş olup davacının bu beyanı karşısında mahkemece davacının fazla mesai alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı sebeple feshettiğinin kabul edilmesi hatalıdır. Bu durumda davacının bu dönemde ki çalışması için kıdem tazminatına hak kazanamaz. Davacının ilk dönem çalışması ise davalılar tarafından ihale süresinin bitimi sebebiyle sona erdirildiği dosya kapsamıyla sabittir. O halde davacının bu dönemde iş akdi davalılarca haksız feshedildiğinden kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerekir.
  • İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – HAFTA TATİLİ ÜCRETİ – DİNLENME SÜRESİNDE ÇALIŞMA

    Özet: Mahkemece toplu olarak kullandırılan hafta tatillerinin bir kısmının dikkate alınmamış olması doğru ise de sunulan izin talep formlarında belirtilen tarihler itibariyle kullanıldığı sabit olan hafta tatili izinleri olduğu anlaşıldığından en azından ilgili tarihlere ilişkin 1 günlük hafta tatilini kullandığı gözetilerek, söz konusu tarihlerde kullanılan hafta tatili izinlerinin hesaplama dışı bırakılarak sonucuna göre varsa bakiye hafta tatili ücret alacağının hesaplanması gerekirken bundan zuhul ile mevcut şekilde hesaplama yapılması hatalıdır.
  • İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – FAZLA ÇALIŞMA – ÜCRET BORDROLARININ DELİL NİTELİĞİ – İŞ MÜFETTİŞLERİ TARAFINDAN TUTULAN TUTANAKLAR

    Özet: Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş müfettişi raporuna göre davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı ancak içtihatlar gereği haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanununun 92/3 maddesine göre iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek anılan alacağın hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
  • HİZMET TESPİTİ – İŞÇİLİK ALACAKLARI – İŞÇİLİK ALACAKLARINDA HUSUMET

    Özet: Somut olayda, davacı tarafça dava dilekçesinde davalı yönetim kurulu başkanından başka, davalı sıfatıyla V. M.. aleyhine de dava açılmıştır. Davalı V. M..’in davalı Dostlar Sitesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğu, husumetin ise davalı Dostlar Sitesi adına Yönetim Kurulu Başkanı A. A.. aleyhine açılması yeterli ve gerekli iken davalı sıfatıyla V. M..’e de dava açılması hatalıdır. Mahkemece V. M.. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.