20. Hukuk Dairesi

20. Hukuk Dairesi

  • TMK 713’E GÖRE AÇILAN TESCİL İSTEMİNİN KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ 

    Özet: Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713. maddesine göre açılan tescil istemine ilişkin iken, yörede kadastro çalışması başlaması nedeniyle kadastro tesbitine itiraz istemine dönüşmüştür. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin son bozma kararında, Orman Yönetimi ve Hazinenin sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddedildiği, davacı ... ve Hazine'nin 1991/22 sayılı dosyada dava konusu edilen 20 dönüm yere ilişkin temyiz itirazları kabul edilerek, sözü edilen 20 dönüm taşınmazın, çekişmeli 42 parselin hangi bölümüne denk geldiğinin ve zilyedlik koşullarının davacı ... yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gereğine değinilerek hükmün bozulduğu, bozma kararı sonrası yapılan araştırma ve inceleme sonucu, bozmaya konu taşınmazın 42 parsel sınırları içinde kalmadığı gibi; davacı ...'nın kullanımında olmadığı da belirlenerek, yazılı olduğu şekilde önceki kararda olduğu gibi 42 parselin davacı ... adına tesciline ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi gereğince malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre hükmün onanması gerekmiştir.
  • TAŞINMAZLARIN ORMAN VE ORMAN NİTELİĞİNİ YİTİRMİŞ YERLERDEN OLMADIĞININ TESPİTİ – HAZİNE ADINA TESCİL EDİLEN TAPU KAYDININ İPTALİ İSTEMİ

    Özet: Dava konusu edilen parseller varsa bunların tümü harita üzerinde gösterilerek, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, ulaşılacak sonuca göre davacılar vekilinin ... köyü 3011 parselin müvekkillerine ait 400 parselle mükerrer olan kısmının tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline ilişkin davası yönünden bir karar verilmelidir. 
  • FİİLİ TAKSİM BULUNDUĞUNDAN ÖNCELİKLE KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞ SAĞLANMASI YOLUNDA YARGILAMA YAPILMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Aynen taksim isteyen hissedarlara süre verilerek Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen eksikliklerin giderilmesi suretiyle paydaş ve bağımsız bölüm itibariyle her bir müşterek malike/paydaşa en az bir bağımsız bölüm verilerek kat mülkiyeti oluşturulması ve bağımsız bölüm ve daireler arasındaki değer farkının ise ivaz ilavesiyle denkleştirilmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkemece, kaç bağımsız bölüm var belirlenmeli ve taraflar arasında fiili taksim bulunduğundan öncelikle kat mülkiyetine geçişin sağlanması yolunda yargılama yapılması gerektiğinden ilgili belediye ve kurumun kat mülkiyetine geçiş cevabi yazıları beklenmeli, son tapu kaydı getirtilerek taraf teşkili sağlanmalıdır.
  • KAPICI DAİRESİNİN KULLANILMASINDAN KAYNAKLANAN ECRİMİSİL İSTEMİ – ECRİMİSİL DAVASININ KAT MÜLKİYETİ KANUNUN UYGULANMASINDAN KAYNAKLANMADIĞI – ECRİMİSİL DAVALARINDA GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞU

    Özet: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek-1. maddesinde; bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği hükme bağlanmış olup, ecrimisil davası Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından kaynaklanmadığından; Ecrimisil istemi malvarlığı haklarına ilişkin olup, davanın bu niteliğine göre davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan, "ecrimisil istemi ve haksız işgalden kaynaklandığı iddia edilen diğer talepler" yönünden işin esasına girilerek bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi yönünde hüküm kurulması yerinde olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
  • KAT MÜLKİYETİ KANUNU M. 12’DEKİ DİĞER BELGELERİN TAMAMLATTIRILMASI İÇİN KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞ SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNİ İSTEYEN DAVALIYA YETKİ VE YETERLİ SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 12. maddesinde sayılan diğer belgelerin tamamlattırılması için kat mülkiyetine geçiş suretiyle ortaklığın giderilmesini isteyen davalı tarafa yetki ve yeterli süre verilmesi, bu hususlar eksiksiz yerine getirildiği takdirde de, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıda her bir bağımsız bölümün değeri ve bu değere göre özgülenecek arsa payı uzman bilirkişi aracılığıyla saptanıp varsa fiili taksim veya mülkiyetin tespitine ilişkin kesinleşmiş kararlar dikkate alınarak, taksim yoksa çekilecek kura ile önce her paydaşa birer bağımsız bölüm özgülendikten sonra arta kalan bağımsız bölümlerin pay oranları da gözetilmek suretiyle yine kura ile paydaşlara özgülenerek, gerekiyorsa bedel farkı nedeni ile ödenecek ivaz da belirlenmek suretiyle payların denkleştirilmesi, yönetim planı gibi belgeleri paydaşların imzalamaktan kaçınması halinde bunların imzalanmış sayılması suretiyle araştırmanın tamamlanmasından sonra kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilebilecek iken; talep eden tarafa kat mülkiyeti kurulması için gerekli işlemleri yapmak üzere süre verilmesi hususu düşünülmeden, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 
  • TRAFONUN MİMARİ PROJEDE GÖSTERİLEN YERDE OLUP OLMADIĞI – KAT MÜLKİYETİ KANUNU M. 33 GEREĞİNCE ESKİ HALE GETİRME HÜKMÜ KURULMADAN UYARI VE MAKUL SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Halihazırdaki trafonun mimari projesinde gösterilen yerinde olup olmadığı, teknik olarak trafonun insan sağlığı, gürültü, kullanım şekli yönünden rahatsızlık verici durumunun gerçekten olup olmadığı ve elektromanyetik değerinin standartları sağlayıp sağlamadığı konusunda ehil ve yeterli bilirkişiler de refakate alınmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak karar verilmesi gerekirken, davalı malikin mülkiyet hakkını ve davalı Gedaş'ın da intifa hakkını sona erdirecek biçimde, karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Ayrıca kabule göre de; Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi gereği, mahkemece eski hale getirme yönünde hüküm kurulmasına rağmen, davalıya, aykırı eylemlerine son vermesi yönündeki uyarıyla birlikte makul süre takdir edilmemiş olması, bozmayı gerektirmiştir. 
  • TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ TAMAMLANMAMIŞ YAPIYA İLİŞKİN OLARAK İZLENMESİ GEREKEN YÖNTEM – KAT MÜLKİYETİ KANUNU M. 12

    Özet: Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tamamlanmış yapıya ilişkin olarak; mahkemece öncelikle bilirkişi kurulundan bağımsız bölümlerin başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölüm olup olmadığı, niteliklerinin ne olduğu da açıklattırılarak davaya konu taşınmaz üzerindeki yapının onaylı projesinin ve sonradan değişiklik yapılmış ise buna ilişkin tadilat projesinin olup olmadığının taraflara ve ilgili belediyeye sorulup etraflıca araştırılması, proje mevcut değilse, ilgili belediyeden alınacak ön bilgiye göre yapının mevcut haliyle imar mevzuatına ve bulunduğu yerin imar durumu ile fenne aykırılık oluşturmadığı veya imara veya projeye aykırılıklar giderildiği takdirde onay verilebileceğinin saptanması ve diğer araştırmalardan sonra taraflara kat mülkiyeti kurulması için gerekli işlemleri yapmak üzere süre verilmesi hususu da düşünülmeden, satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 
  • ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ – APLİKASYONUN İLK TAHDİDE AYKIRI OLAMAYACAĞI

    Özet: Çekişmeli taşınmaza ilişkin yapılan tüm orman kadastrosu, aplikasyon ve sınır düzeltme çalışmalarına ilişkin harita ve tutanaklar dosyaya getirtildikten sonra; önceki keşifte görev almamış bir fen ve bir serbest orman bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşifte; 3116 sayılı Kanuna göre düzenlenen orman kadastro haritası, 2012 yılında yapılan aplikasyon ve daha sonraki sınır düzeltme çalışmalarına ilişkin haritaların ölçeği, kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 10-12 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun her biri üzerinde ayrı ayrı renklerle gösterildiği, denetime elverişli, müşterek imzalı rapor kendilerinden alınarak dosya içine konulması, kısmen veya tamamen 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman sınırı içinde kaldığının anlaşılması halinde; eğiminin yüksek ve eylemli orman olması nedeniyle, 5653 sayılı Kanunda ve yönetmelikte maki komisyonlarının kesinleşmiş orman sınırı içinde maki tesbit işlemi yapacağı konusunda hiçbir hüküm bulunmadığı, ormanların ve orman muhafaza karakteri taşıyan makiliklerin hiç bir zaman makiye ayrılamayacağı, ayrılmış olsa bile yasaya aykırı olarak yapılan işlemin yok hükmünde olacağı, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalan taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının hukuki değerini yitireceği, orman içinde kalan ya da orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda tapu kayıtlarına değer verileceğine ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 45. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, davalı kişilerin dayanacağı bir yasal yolun bulunmadığı, hak düşürücü sürelerin geçtiği, 56 numaralı komisyonun yalnızca aplikasyon ve 2B uygulaması yapmakla görevlendirildiği, aplikasyonun ilk tahdide aykırı olamayacağı düşünülerek sonucuna göre karar verilmelidir.
  • DAYANAK TAPU KAYITLARINDAN REVİZYON GÖRÜP HAKKINDA DAVA AÇILMADAN KESİNLEŞEN PARSELLER OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ – DAYANAK TAPU KAYITLARININ KROKİSİ VAR İSE BUNLARA İTİBAR EDİLEREK İZLENİLMESİ GEREKEN YÖNTEM

    Özet: Uyuşmazlık; sözü edilen parsellerin tapu kayıtlarının iptali ve adlarına tapuya tescili talebine ilişkindir. Dayanak tapu kayıtlardan revizyon görüp de hakkında dava açılmadan kesinleşen parseller var ise yüzölçümleri de dahil edilerek dayanak tapu kayıtlarının krokisi var ise buna itibar ederek, yok ise yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmeli, yapılan uygulamaların bilirkişiler tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılmalı, tapu kayıt fazlasının bitişikteki eylemli ormandan elde edildiği ve Anayasa'nın 169. maddesi gereğince özel mülkiyete konu olamayacağı tapu kayıt kapsamının orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde 4785 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince hiçbir bildirime gerek kalmadan devletleştirilmiş olduğu, özde özel mülkiyete konu olamayacak yerler hakkında yanlışlık ve hata ile sicil oluşturulması bu yerlerin kamu malı olma niteliğini değiştirmeyeceğinden 3402 sayılı Kanun'un 12/3. madde hükümlerinin uygulanamayacağı, tapu kaydı uymayıp vergi kaydının uyduğu belirlendiği takdirde, vergi kaydının zilyetlikle birleşmesi halinde hüküm ifade edeceği, bu nedenle zilyetliğin terk edilmesi halinde sadece vergi kaydının uymasına değer verilemeyeceği düşünülerek oluşacak sonuca göre karar verilmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
  • KAT MALİKLERİ KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ – ANA TAŞINMAZIN YIKILMAMIŞ OLMASI DOLAYISIYLA KAT MALİKLERİNİN HAKLARINI ETKİLEDİĞİ, ARSA PAYI VE BİNANIN ORTAK ALANLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER İÇERMESİ – KARARIN OY BİRLİĞİ İLE ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Alınan kararların mülkiyet hakkına yönelik olup, kat maliklerinin haklarını etkilediği, arsa paylarına ve binanın ortak alanlarına yönelik düzenlemeler içerdiği, mülkiyet hakkına yönelik olarak oy birliği ile alınmış bir karar olmadığı anlaşılmakla mahkemece 6306 sayılı Kanun kapsamında olmayan davanın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri gözönünde bulundurularak oy birliği ile alınmayan kat malikleri kurulu kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
  • DAVACININ TALEBİNİN MÜLKİYETE İLİŞKİN OLMASI NEDENİYLE GÖREVLİ MAHKEMENİN KADASTRO MAHKEMESİ DEĞİL, GENEL MAHKEME OLDUĞU – KULLANIM KADASTROSU SONUCUNDA DAVA KONUSU TAŞINMAZA İLİŞKİN TESPİTİN KESİNLEŞTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; ... köyünde 3302 sayılı Kanun ile değişik 2B madde uygulamasının 14.03.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşmesi sonrasında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda dava konusu 117 ada 5 (ada parsel değişimi sureti ile 101 ada 195 parsel) parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan tespitin itirazsız kesinleşmiş olup davacının talebinin mülkiyete ilişkin olması nedeniyle görevli mahkeme, kadastro mahkemesi olmayıp genel mahkemedir. Bu gerekçelerle mahkemece, kadastro mahkemesinin görevi kapsamında kalmayan davada görevsizlik kararı verilmesi gerektiği saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından verilen kararın onanması gerekmiştir. 
  • TAPUDAKİ ARSA PAYLARININ İPTALİ VE ARSA DEĞERLERİNİN TESPİTİ DAVASI – BİLİRKİŞİ RAPORUNDA BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN KART İRTİFAKI KURULURKEN DEĞERİNDE ETKİLİ OLABİLECEK HUSUSLARIN TEK TEK YAZILMASI GEREKTİĞİ – BİLİRKİŞİ RAPORUNDA KAT İRTİFAKI KURULAN BAĞIMSIZ BÖLÜMLERİN DEĞERLERİNİN AYRI AYRI HESAPLANMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Dava konusu taşınmazda kat irtifakının kurulduğu 02.04.1970 tarihinde; bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmamıştır. Dava konusu taşınmazda 1970 yılında kat irtifakının kurulduğu dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmamış, bağımsız bölümlerin kat irtifakının kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu bilirkişi kurulunca açıkça saptanmamış, ayrıca her bir bağımsız bölümün kat irtifakı kurulduğu tarihteki değerlerine etkili olabilecek diğer unsurlar tek tek yazılıp açıklanmamış ve bu bağımsız bölümlerin değerleri ayrı ayrı hesaplanmamış, soyut bir biçimde değerlendirme yapılarak arsa payları yeniden belirlenmiştir. Mahkemece, taraf teşkili sağlanıp yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda arsa paylarının belirlenmesinde esas alınacak olan bağımsız bölümlerin değerlerini olumlu veya olumsuz etkileyen tüm unsurların incelenip irdelenmesi için bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
  • KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ – ASIL VE DAVACISI HAZİNE OLAN BİRLEŞEN DAVAYA KONU TAŞINMAZIN AYNI YER OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ GEREKTİĞİ – AYNI YER OLMAMASI HALİNDE DAVALI LEHİNE KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI KOŞULLARININ OLUŞUP OLUŞMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle hazinenin dava konusu ettiği,104 ada 46 parsel açısından; Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında dava konusu olan yerler ile 104 ada 46 parsel sayılı taşınmazın aynı yer olup olmadığı araştırılmalı,aynı yer ise hazine açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği tartışılmalı,aynı yer olmadığı belirlendiği durumda davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı koşulları araştırılması için kadastro tespitinin yapıldığı 2006 yılından 15-20 yıl öncesine ilişkim memleket haritası ve hava fotoğrafları ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra bu haritalar birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik yöntemle üç boyutlu inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın, o hava fotoğraflarında ne şekilde gözüktüğü, üzerinde bulunan bitki örtüsü, varsa ağaçların cinsi(delice mi yoksa aşılı zeytin ağacı mı) yaşı ve adedi, kapalılık oranı, kullanım olup olmadığı araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
  • TOPLULAŞTIRMA NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ İSTEMİ – MÜLKİYETTEKİ AZALMANIN HANGİ İŞLEM SONUCU OLUŞTUĞUNUN TESPİTİ GEREKTİĞİ

    Özet: Çekişmeli taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın hangi işlemden kaynaklandığı, tersimat hatası olup olmadığı ve nedenleri araştırılmalı, sözü edilen işlemlere ait tüm belgeler, askı ilan tutanakları getirtilmeli, düzeltme işlemine karşı taraflarca açılmış dava olup olmadığı araştırılmalı, dava varsa sonucu beklenmeli, mülkiyetteki azalmanın hangi işlem sonucu oluştuğu kesinliğe kavuşturulduktan sonra bu işlemin kesinleştiği tarih zararın oluştuğu tarih kabul edilmek suretiyle, zarar tarihi itibarıyla arsalarda emsal satış; tarlalarda net gelir yöntemine göre değer tespiti yaptırılarak, bundan sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. 
  • TMK 713 UYARINCA TESCİL İSTEMİ – TÜZEL KİŞİLİĞİ YARGILAMA SIRASINDA SONA EREN KÖY YERİNE İLÇE BELEDİYESİ OLARAK FETHİYE BELEDİYESİ VE MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN DAVAYA DAHİL EDİLMESİ GEREKTİĞİ 

    Özet: Davacı, dava dilekçesi ile her ne kadar davasını yasal hasımlara yöneltmiş ise de ilgili hükümleri 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1/2 maddesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Mahkemece tüzel kişiliği yargılama sırasında sona eren köy yerine ilçe belediyesi olarak Fethiye Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davaya dahil edilmemesi de doğru görülmediğinden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
  • HUKUKİ UYUŞMAZLIKLARDA GENEL GÖREVLİ MAHKEMENİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞU – KAT MÜLKİYETİ KANUNU’NA GÖRE TOPLU YAPI ADA YÖNETİMİNİN BLOK YÖNETİMİNE KARŞI AÇTIĞI ALACAK DAVASINDA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞU

    Özet: Hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemelerinin görevi asıl olup özel bir kanun hükmü ile hangi mahkemede görüleceği açıkça belirtilmeyen bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür.. O halde; davacının Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine dayanarak dava açtığı anlaşılmakla, toplu yapı ada yönetiminin, blok yönetimine karşı açtığı alacak davasında asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu göz önünde bulundurulup görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmeyerek işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir. 
  • KAT MALİKLERİ KURUL KARARININ İPTALİ VE MÜDAHALENİN MEN’İ İLE ESKİ HALE GETİRME İSTEMİ – TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN TÜM DELİLLER TOPLANARAK UZMAN BİLİRKİŞİ KURULUNCA İNCELENMESİ GEREKTİĞİ 

    Özet: Mahkemece B blokun altındaki 17 no'lu dükkanını ana taşınmazın ortak kullanım alanı olan boş alana sabit tesis yapılması yönünden müdahalenini men'i ve belirtilen imalatların kaldırılması ile projeye aykırılığın eski hale getirilmesine karar verilmiş ise de davacının iddiası bu konuda alınan kat malikleri kurul kararı ile verilen muvafakatin değerlendirilmesi talebini de içerdiğinden; mahkemece 8/3/2013 tarihli kat malikleri kurul toplantısına davacının katılıp katılmadığının katılmış ise olumlu oy verip vermediğinin ve davalının açmış olduğu iş yerinin ana taşınmazın ortak alanlarının kullanılmasına yönelik başkaca kat malikleri kurul kararın bulunup bulunmadığının ya da kat malikleri muvafakat vermiş iseler bu muvafakatin kapsamı ve niteliğinin kanunda öngörülen şekilde olup olmadığının, taşınmazın mimari projesi ve yönetim planına göre davalının ortak alanlara el atma hususundaki hukuki durumu da tespit edilmek suretiyle taraflarca ileri sürülen tüm deliller toplanarak uzman bilirkişi kurulunca incelenerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
  • KAT MALİKLERİ TOPLANTISININ İPTALİ DAVASI – YÖNETİM PLANI DEĞİŞİKLİĞİNİN TAPUDAN SORULARAK YAPILMADIĞI ANLAŞILMASI HALİNDE İKİ PARSELİ KAPSAYAN KARMA GENEL KURUL YAPILAMAYACAĞI – GENEL KURULA KAT MALİKLERİNİN YARIDAN FAZLASININ KATILI KATILMADIĞININ BELİRLENMESİNDE BİLİRKİŞİ RAPORU ALINMAMASI  

    Mahkemece tapu müdürlüğünden bahse konu parsellerde usûlüne uygun yönetim planı değişikliği yapılıp yapılmadığı ve tapuya kayıt edilip edilmediği, diğer bir deyişle parsellere ilişkin olarak yönetim planı değişikliği ile ... S.S. ... (01.04. 2000 tarihli) Yönetim Planının tapuya kayıt edilip edilmediği sorularak yönetim planı değişikliğinin yapılmadığının anlaşılması halinde 17.10.1995 tarihli mevcut yönetim planları gereği her iki parseli kapsayan karma genel kurul toplantısı yapılamayacağı gözetilerek davanın kabulü ile toplantının iptaline karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme yapılması Ayrıca; 01.04. 2000 tarihli ... S.S. ... Yönetim Planının 10. maddesinde site genel kurulunun 3042 ve 3043 sayılı parsellerdeki tüm blok kat maliklerinden oluşacağı, genel kurulun kat maliklerinin yarıdan fazlasının katılımı ile toplanacağı ve çoğunlukla karar alacağı düzenlenmiştir. Her iki parsel üzerinde toplam 260 bağımsız bölüm bulunduğu ve toplantının ise 78 kat malikinin katılımı ile yapıldığı anlaşıldığına göre, tapu müdürlüğünden toplantı tarihindeki tüm kat maliklerini gösterir tapu kayıtları ile davalı yönetimden toplantıya ilişkin tüm bilgi ve belgeler (hazurun listesi, vekaletler, toplantı tutanağı v.s.) getirtilerek bilirkişi raporu alınmak suretiyle yönetim planının 10. maddesine uygun toplantı yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı denetlenerek, toplantının her iki parseldeki bütün kat maliklerinin yarısından fazlası ile yapılmadığının anlaşılması halinde davanın kabulü ile toplantının iptaline karar verilmesi gerekirken, toplantının yönetim planının 10. maddesine uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
  • SU SAYACI RÖGARINDA MEYDANA GELEN ARIZADAN DOLAYI ABONELİK SÖZLEŞMESİNE DAYANARAK DAVA AÇILMIŞ OLUP UYUŞMAZLIĞIN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANMADIĞI – KAT MÜLKİYETİ KANUNU’NU İLGİLENDİRDİĞİNDEN GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMİŞ OLMASI

    Özet: Dava; ana taşınmazın ortak yerinde veya bağımsız bölümünün eklentisinde meydana gelen muarazanın giderilmesi, eski hale getirme ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklandığı ve ortak alanlardaki arızanın giderilmesine yönelik olarak site yöneticiliğine karşı dava açıldığı anlaşılmakla, tüketici mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre usule ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
  • ORTAKLIĞIN SATIŞ YOLUYLA GİDERİLMESİ İSTEMİ – HER BAĞIMSIZ BÖLÜME BİR MALİK DÜŞMESİ İHTİMALİ DURUMUNDA KMK GEREĞİNCE İVAZ TAYİN EDİLEREK ORTAKLIĞIN TAKSİM SURETİYLE AYNEN GİDERİLEBİLECEĞİ 

    Özet: Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, kat irtifakı kurulmuş taşınmazda her bir bağımsız bölümün projesinde belli olmakla her bir bağımsız bölüme bir malik düşmesi ihtimali durumunda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanarak ivaz da tayin edilmek yoluyla ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilebileceği hususları yerine getirilmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.