20. Ceza Dairesi

20. Ceza Dairesi

  • UYUŞTURUCU MADDENİN, TAŞINDIĞI MOTOSİKLETTEN YERE ATILMASI – UYUŞTURUCUNUN KULLANMA DIŞINDA BİR AMAÇLA BULUNDURULDUĞUNA DAİR DELİL BULUNMADIĞI

    Özet: Sanığın eylemi sabit ise de, .... isimli şahıs ile birlikte bulunduğu motosikletten yere attığı uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna dair içeriğine değişik anlamlar yüklenilebilecek telefon görüşmeleri dışında savunmalarının aksine kuşku sınırlarını aşan, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.
  • MOTOSİKLETİN DURDURULMASI SIRASINDA UYUŞTURUCUNUN YERE ATILMASI – KULLANMA DIŞINDA BAŞKA AMAÇLA BULUNDURULDUĞUNA İLİŞKİN KANIT OLMAMASI – UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDAN BERAATİ GEREKTİĞİ

    Özet: Motosikletin durdurulması üzerine arkada oturan sanık ...'in yere attığı net 3,5 gram esrarı satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduklarına ilişkin delil elde edilemediği, söz konusu esrarın miktarı ve sanık ...'in esrarı kullanmak için bulundurduğunu beyan etmesi ve idrar örneklerinde uyuşturucu madde pozitif çıkan sanıkların sabit olan eylemlerinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu ve bu suçtan ayrı soruşturma yapıldığı da gözetilerek "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • SANIĞIN EVİNDE 5,5 GRAM KOKAİN, AMONYAK VE KEPÇE ELE GEÇİRİLMESİ – EYLEMİN SATMAK İÇİN UYUŞTURUCU BULUNDURMA SUÇUNU OLUŞTURDUĞU

    Özet: Sanığın uyuşturucu satışı yaptığı yönünde telefon ihbarı, sanığa ait ikametin salon kısmında yer alan televizyon sehpasının çekmecesinde selpak poşeti içerisinde satışa hazır 32 paket taş tabir edilen net 5,5 gr gelmekte olan kokain, içerisinde amonyak bulunan cam şişe ve bir adet kepçenin ele geçirilmesi karşısında; suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi ve paket sayısı ile dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin bir bütün halinde satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu halde, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • SANIĞIN ÜZERİNDE 0,33 GRAM UYUŞTURUCU ELE GEÇİRİLMESİ – MÜKERRER DAVA AÇILMASI – SANIĞIN BERAATİ YERİNE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Sanığın üzerinde 0,33 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği olayda sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, bu eylem nedeniyle de sanık hakkında Kars 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/330 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı anlaşıldığından, mükerrer açılan davanın CMK’nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİNİN UYGULANABİLMESİ İÇİN CEZALANDIRILABİLİR NİTELİKTE BİRDEN FAZLA EYLEMİN BULUNMASI GEREKTİĞİ – KUŞKU SINIRLARINI AŞAN KESİN VE YETERLİ DELİL BULUNMADIĞI – 1,745 GRAM EROİN TEMİN ETMENİN TEK EYLEM NİTELİĞİNDE OLDUĞU

    Özet: Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ise; sanığın 05/01/2014 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'te ele geçen net 0,06 gram eroini temin ettiği sabit ise de; sanığın dosya kapsamındaki diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine ilişkin; savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi, (...) Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ise; sanığın 17/01/2014 tarihinde yanına gelen diğer sanıklar ... ve ...'da ele geçirilen 1,745 gram eroini temin etmesinin tek eylem niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 43. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • ÜST ARAMASINDA 1,8 GR HİNT KENEVİRİ ELE GEÇİRİLMESİ – TEMİN YA DA TİCARET AMACIYLA BULUNDURDUĞUNA İLİŞKİN DELİL BULUNMADIĞI

    Özet: Sanığın üst aramasında ele geçen net 1.8 gr gram gelen, esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçacıklarını kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine temin ya da ticareti amacıyla bulundurduğuna ve diğer sanıklarda ele geçen uyuşturucu maddelerle bağlantısı olduğuna dair somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon konuşmaları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığından eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI – TMK 1007 UYARINCA TAZMİNAT İSTEMİ – TAPU SİCİLİNİN YANLIŞ TUTULMASIYLA UĞRANILAN ZARAR – TMK. 1007 UYARINCA AÇILAN DAVALARIN NİSPİ HARCA TABİ OLDUĞU – HARÇ KANUNU’NDA HARÇ ALINMASI VEYA TAMAMLANMASININ YANLARIN İSTEĞİNE BIRAKILMAMIŞ OLMASI VE MAHKEMECE KENDİLİĞİNDEN GÖZETİLEREK HÜKME BAĞLANMASI – YARGI İŞLEMLERİNDEN ALINACAK HARÇLAR ÖDENMEDİKÇE MÜTEAKİP İŞLEMLERİN YAPILAMAYACAĞI – YARGILAMA AŞAMASINDA TARAFLARDAN HER BİRİNİN YAPMIŞ OLDUĞU USULİ İŞLEMLERE KARŞI KISMEN VEYA TAMAMEN ISLAHI YOLUNA GİDEBİLECEĞİ VE ISLAH İŞLEMİNİN KURAL OLARAK HARCA TABİ OLDUĞU 

    Özet: Davacının yargı harçlarını ödeme yükümü altında olduğu anlaşıldığına göre, ıslah edilen dava değeri üzerinden nisbi tarifeye göre ıslah harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme olanağı bulunmamaktadır. Davalı taraf harçtan muaf olsa dahi ıslah harcının alınması gerekir. Islah edilen miktar yönünden bakiye nispi karar ve ilam harcı ödenmeksizin sonraki işlemlerin yapılmasına olanak bulunmamaktadır.Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 10.000.-TL tazminat talebinde bulunmuş, sonra da; 01.04.2015 tarihli dilekçesi ile tazminat miktarını 230.870,00.-TL artırmış ancak ıslah harcını yatırmamıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler gözardı edilerek, ıslah harcı tamamlanmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.Bu durumda mahkemece; yürürlükteki harçlar tarifesi uyarınca ıslah edilen dava değeri üzerinden ıslah harcını ödemesi konusunda davacıya usulünce süre verilip harç tamamlanırsa ıslah edilen miktar üzerinden, aksi takdirde dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, harcı tamamlanmayan ıslah dilekçesine değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
  • UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU – SUÇUN ÜÇ VEYA DAHA FAZLA KİŞİ İLE BİRLİKTE İŞLENMESİ NEDENİYLE TEMEL CEZANIN ARTTIRILMASININ ANCAK İŞTİRAK İRADESİ İLE HAREKET EDİLDİĞİNE DAİR DELİL BULUNMASI HALİNDE MÜMKÜN OLACAĞI – EK SAVUNMA HAKKI VERİLMEDEN ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Sanığın 12/08/2015 ve 19/08/2015 tarihli eylemleri sabit ise de; diğer sanıklar Murat, Muhammed ve Hasan’la iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı dolayısıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi durumunun söz konusu olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan temel cezanın TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca arttırılmayacağının gözetilmemesi, CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden TCK'nın 43. maddesinin uygulanması, 19/08/2015 tarihinde ele geçirilen "şüphelilerin kaçış alanı içerisinde boş tarlada; 6 no'lu bulguda belirtilen 14 adet kilitli şeffaf poşet yüzeyinden elde edilen parmak izi ile AFİS veri tabanında kayıtlı parmak izinin karşılaştırılması sonucu, Adana İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nce düzenlenen 19/10/2015 tarihli raporda, parmak izinin sanık ...’in sağ el orta parmak izi ile aynı olduğunun belirlendiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği bu rapora dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından; sanığın yakalandığında alınan parmak izleri (yakalandığında alınmadı ise parmak izleri alınarak) ile ele geçirilen materyaller üzerindeki parmak izlerinin karşılaştırılması yapılarak bu izlerin sanığa ait olup olmadığı tespit edildikten sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU – HÜKMÜN GEREKÇE BÖLÜMÜNDE SANIKLAR HAKKINDAKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ZORUNLULUĞU – HÜKMÜN SANIK HAKKINDAKİ ÖLÜM KAYDINDAN DOLAYI YENİDEN KURULMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin, dosyaya konulan nüfus kaydında sanığın öldüğü belirtildiğinden dolayı, sanığın ölüp ölmediğinin belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk görülmüştür. Diğer sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin, ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının alınması gerektiği gözetilmeden verilmesi ayrıca Anayasa'nın 141/3 ve CMK 230/1. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin tek tek ve ayrıntılı olarak belirtilmesi zorunluluğuna uyulmaması, sanıkların mali olanaklardan yoksun olmalarına rağmen aleyhlerine AİHS 6/3-c maddesine aykırı olarak yargılama gideri yükletilmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekçeleri  bozulmasını gerektirmiştir. Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin verilmesinden önce, aynı suçtan açılmış başka dava yoksa ya da sanık bu suçu daha önce verilen tedavi/denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğine göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
  • HÜKÜM – UYUŞTURUCU MADDE TEMİNİ YA DA TİCARETİ – KAMU DAVASI

    Özet: "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü gereği, somut olayda, iddianamede gösterilen sanık ve ona yükletilen fiil hakkında kurulması gerektiğinden iddianamede sanık hakkında uyuşturucu madde temin yada ticaretine ilişkin fiil anlatılmadığı gibi TCK'nın 188. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi de bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde, yukarıdaki maddeye aykırı olarak TCK’nın 188/3, 52/2, 53/1-2. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olduğundan verilen BOZMA KARARIDIR. 
  • KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE BULUNDURMA – KENEVİR EKİMİNE DAİR YETERLİ KANIT BULUNAMADIĞI

    Özet: Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava olmadığı veya sanığın bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediği, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtandolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimliserbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasıuyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkmasınedeniyle davanın düşmesine ve ayrıca kenevir ekmeye dair yeterli kanıtlarınbulunamaması nedeniyle verilmiş bozma kararıdır.
  • KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA – DÜŞME KARARI

    Özet: Sanık hakkında daha önce kapatılan Aksaray 1 Sulh Ceza Mahkemesi'nin 29/06/2011 - 2011/1 esas ve 2011/533 karar sayılı, 29/06/2011 tarihinde kesinleşen kararıyla 5 yıl süreyle denetimli sertbestlik kararı verilmiş, bu kararın infazı sırasında Aksaray Devlet Hastanesinin 09/05/2012 tarihli raporuyla sanığın erteleme süresi içinde tekrar uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği gerekçe gösterilerek düşme kararı verildiği belirtilmiş ise de; iddianameye konu suç tarihinin 25/03/2009 olduğu ve sanık hakkında 25/03/2009 tarihinden önce işlenmiş başka bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verilmiş bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında davaya konu eyleme ilişkin suçun işlenip işlenmediği belirlenmeden düşme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA – TARİHİN HATALI YAZILMASI – ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ

    Özet: Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;  Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.03.2011 olarak gösterilmesi gerekirken “2010” şeklinde eksik ve hatalı olarak yazılması,  Sanığın 31.03.2011 tarihinde ...’de ele geçirilen 100 adet extacy ile ilgisi bulunduğuna dair, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut iletişimin tespit tutanakları dışında delil bulunmaması karşısında, sanığın 31.03.2011 tarihli eylemi işlediğine ilişkin; her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve bu eylemden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, karar verilmiştir.
  • KAMU DAVASININ ERTELENMESİ KARARI VERİLMEDEN KAMU DAVASININ AÇILMASI – UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA – KANUN YARARINA BOZMA

    Özet: TCK'nın 191'inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilerek, erteleme süresi zarfında anılan maddenin 4. fıkrasında belirtilen hallerden bir veya birkaçını ihlal edilmesi durumunda ilgili hakkında kamu davasının açılması gerektiği, somut olayda sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta bağlanmış olduğundan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. madde fıkrası uyarınca durma kararı verilip Cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunularak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin sağlanması ve verilen tedavi ve denetimli serbestlik karının infazının sonucunun beklenmesi gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönde kabulü yerine, itirazın reddine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
  • HAKİMİN YASAKLILIĞI VE ÇEKİNMESİ – MERCİİN BİR BAŞKA HAKİM VEYA MAHKEMEYİ GÖREVLENDİRMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: 5271 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi uyarınca, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak hakim çekindiğinde; mercinin bir başka hâkim veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirmesi gerektiği gözetilmeden yerlerine Kütahya Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nca takdir olunacak bir hakim ve bir üye hakimin belirlenmesine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
  • ORMAN KADASTROSUNA İTİRAZ – ÇEKİŞME KONUSU ADA VE PARSEL NUMARALARININ BİLDİRİLMEMESİNİN SONUCA ETKİLİ OLMADIĞI

    Özet: Davacılar vekili dava dilekçesinde dava ettiği yerin mevkisini, dayandığı tapu kaydını bildirdiğinden çekişme konusu taşınmazın ada ve parsel numarasının bildirilmemiş olması sonuca etkili olmayıp, taşınmaz başında yapılacak keşifle davaya konu yer duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenecektir. Bu durumda kadastro mahkemesinde görülmekte olan orman kadastrosuna itiraz davasında Kadastro Kanunu ile Orman Kanunu iç içe HMK'nın 77/1 ve 119/1-ğ-2. maddeleri uyarınca işlem yapılıp davanın açılmamış sayılmasına karar verilemesi isabetsizdir.
  • HAGB – DERDESTLİK

    Özet: Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",(karar verilmelidir)
  • UYUŞTURUCU TİCARETİ – SUÇUN İŞLENDİĞİ YERİN OKUL VE CAMİYE YAKIN MESAFEDE OLMASI

    Özet: Hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilen tanık Murat Ç.'nin kovuşturma aşamasındaki beyanları karşısında, tanık Murat hakkındaki soruşturmanın sonucunun araştırılması, dava açılmış ise kovuşturma dosyası getirtilerek incelenmesi ve olay tutanağı ile teşhis tutanağında imzaları bulunan tutanak tanıklarının usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılarak dinlenmesinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırıdır.