19. Ceza Dairesi

19. Ceza Dairesi

  • HABERİN ALTINDAKİ KREDİ BAŞVURU BELGESİ FOTOĞRAFI ARACILIĞIYLA BAŞVURANIN KİMLİK BİLGİLERİNİN AÇIKLANMASI 

    Özet: Başvuranın kimlik bilgilerinin, bir yolsuzluk iddiasıyla ilgili haberin altında yer alan kredi başvuru belgesi fotoğrafı aracılığıyla açıklanması eyleminin, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kalması, ayrıca URL adresinde yer alan haberin teknik olarak yazı ve fotoğraftan oluşan bir bütün halinde ve aynı sayfada yer alması karşısında; 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında, haberde derhal ortadan kaldırılmasını ve erişimin engellenmesini gerektirir mahiyette acilen giderilmesi gereken bir kişilik hakkı ihlali olmadığından, başvuranın İnternet yayının içeriğine ve sayfanın tümüne erişimin engellenmesi yönündeki talebinin reddi gerektiği anlaşılmaktadır. 
  • TEKZİP VE DÜZELTME METİNİN ALAN KİŞİNİN MUHATAP ADINA TEBLİĞ ALMAYA YETKİLİ OLUP OLMADIĞININ AÇIKÇA YAZILMASI GEREKTİĞİ – MUHATABIN İŞ YERİNDE GEÇİCİ OLARAK OLMAMASININ SEBEBİNİN YAZILMASI GEREKTİĞİ – HABERİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDE KALDIĞI

    Özet: Haberin 27.01.2015 tarihinde yapıldığı, habere karşı gönderilen düzeltme ve tekzip metnine dair 30.01.2015 tarihli noter ihtarnamesinin, 03.02.2015 tarihinde, ilgili gazetenin ve sorumlu müdürünün daimi çalışanı olduğu anlaşılan bir kişiye tebliğ edildiği, ancak muhatabın işyerinde geçici olarak olmamasının sebebinin ve evrakı alan kişinin muhatap adına tebliğ almaya yetkili memur veya müstahdem olup olmadığının açıkça yazılmadığı, dolayısıyla tebligatın 7201 sayılı TK'nın 17. ve 20. maddelerinde yazılı usule aykırı olarak yapıldığı, usulsüz tebligat nedeniyle adı geçen gazetenin sorumlu müdürünün düzeltme ve cevap metnini süresinde yayımlamamasından dolayı sorumlu tutulamayacağı; öte yandan, kanun yararına bozmaya konu haberin basın özgürlüğü sınırları içinde kalıp kalmadığı hususunda ise yukarıda yazılı mevzuat ve emsal kararlar ışığında, başvuranın şeref ve haysiyetine karşı veya gerçek dışı bir haber yapılmadığı, haberin basın özgürlüğü çerçevesinde kaldığı anlaşılmakla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
  • KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇUNDA ŞİKAYET HAKKI – KARŞILIKSIZ İŞLEMİNDEN SONRA ÇEKİ ELİNDE BULUNDURAN, ÖNCEKİ DÖNEMDE GEÇERLİ VE MEŞRU CİRANTA OLAN KİŞİNİN DE ŞİKAYET HAKKI OLDUĞU

    Özet: Karar uyuşmazlığının giderilmesi istemine konu; karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının, çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile aynı zamanda "karşılıksızdır " işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve "karşılıksızdır" işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olup olmadığıdır. Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile "karşılıksızdır" işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda "karşılıksızdır" işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olacağına karar verilmiştir. 
  • SANIKLARIN AYRI AYRI BEŞER DEFA CEZALANDIRILMASI TALEP EDİLMESİNE KARŞIN ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİNİN OLUŞUP OLUŞMAYACAĞI TARTIŞILMADAN SANIKLARIN BİRER DEFA MAHKUMİYETLERİNE HÜKMEDİLMESİNİN KANUNA AYKIRI BULUNDUĞU 

    Özet: İddianamede sanıkların cezalandırılması talep edilmiş olunmasına karşın, ek savunma hakkı tanınmadan hakkında Kanunun Ek 2/2. maddesi uyarınca cezaya hükmedilmesi, mahkumiyet hükümlerinin neticeten, hapis cezasından çevrilen ve  doğrudan verilen iki ayrı adli para cezasından oluşması nedeni ile hükümlerin tamamının temyize tabi olmasına karşın, hapis cezasından çevrilen adli para cezası yönünden temyiz yasa yolunun açık olduğu belirtilmesi ile birlikte doğrudan verilen adli para cezası yönünden hükmün kesin olduğunun belirtilmesi,adli para cezasının altı sınırın Kanuna aykırı olarak 30 gün yerine 5 gün olarak belirlenmesi sureti ile önödeme miktarının eksik tayin edilmesi, kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak hükümlerin bozulması gerekmiştir.
  • 5651 SAYILI KANUN – “SAHTE DOÇENT” DEYİMİNİN SADECE İLGİLİNİN KİŞİLİK HAKLARINA YÖNELİK İHLAL AMACIYLA DEĞİL, GEÇMİŞTE YAŞANANLARI HATIRLATMAK AMACIYLA KULLANILDIĞI – KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDER DERECEDE YORUMLANAMAYACAĞI

    Özet: Erişime engellenmesi talep edilen URL sitelerindeki paylaşımlarda, bu sefer başvuran ...'ın "sahte doçent" olduğu ve Türkçe kaleme alınan yazılarda editörlerinin kimler olduğundan bahsedildiği, bu yolla ulusal çapta bir dolandırıcılık şebekesinin ortaya çıkartıldığının anlatıldığı, yazılarda elde edilmek istenen amacın başvurandan çok başvuran kişiyle birlikte çalışan kişilerin kimler olduğunun ve hangi amaca hizmet ettiklerinin topluma bildirilmesi olduğu, ayrıca yazıda adı geçen kişilerin çoğunun başvuranla olan iletişimlerinin kesildiğinden ve başvuran hakkında hukuki sürecin başlatıldığından bahsedildiği, dolayısıyla "sahte doçent" deyiminin sadece ilgilinin kişilik haklarına yönelik bir ihlal amacıyla kötüniyetli olarak değil, geçmişte yaşananları hatırlatmak amacıyla kullanıldığı, öte yandan itiraz mercii tarafından verilen kararın gerekçesinde yazılı "sahte doçent deyiminin paylaşımlarda sürekli olarak tekrarlanması" kriterinin 5651 sayılı Kanun'da yer almayan ve tek başına kişilik haklarını ihlal eder derecede yorumlanamayacak bir gerekçe olduğu anlaşılmakla kararın bozulması gerekmiştir. 
  • TİCARİ TERK SUÇUNUN ANCAK BİR KEZ İŞLENMESİ MÜMKÜN OLDUĞUNDAN FİKRİ İÇTİMANIN OLMAZSA OLMAZINI TEŞKİL EDEN SUÇ ÇOKLUĞUNDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ 

    Özet: Kamu davası; ticareti terk suçuna ilişkindir. Bölünmesi, parçalara ayrılması mümkün olmayan ve ancak bir kez işlenmesi mümkün olan ticareti terk suçundan gerek zincirleme suçun gerekse fikri içtimanın olmazsa olmazını teşkil eden suç çokluğundan söz edilemeyeceği hususunda herhangi bir duraksamanın bulunmaması, sanık hakkında daha önceden İİK 337/a'ya aykırılık suçundan verilen cezanın kesinleştiğinin UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; İİK 337/a'ya aykırılık suçundan kesinleşen İstanbul 16. İcra Ceza Mahkemesi dosyasının getirtilerek incelenmesi suretiyle mahkumiyete konu dava ile temyiz incelemesine konu iş bu davanın aynı ticari işletmenin faaliyetine konu işyerinin terk edilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek aynı ticari işletmeye ait olduğunun belirlenmesi halinde, mükerrer olan bu davanın reddine karar verilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
  • ALACAKLISINI ZARARA SOKMAK KASTIYLA MEVCUDU EKSİLTME – ŞİKAYET HAKKININ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE DÜŞMESİ – USULE UYGUN ÖDEME EMRİ TEBLİĞ EDİLMEDEN ŞİKAYETTE BULUNULAMAYACAĞI

    Özet: İcra takip dosyasında borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesi kararı verilmesi, (...) şirket hisse devrinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı tarihten itibaren, şikayet tarihine  kadar bir yıllık hak düşürücü süre dolmamış olduğundan, mahkemece yargılamaya devam edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • DÜZELTME VE CEVAP HAKKI – UYUŞMAZLIK KONUSUNUN ACİLEN GİDERİLMESİ VE DÜZELTİLMESİ GEREKLİ KİŞİLİK HAKKI İHLALİ İÇERİP İÇERMEDİĞİNİN TESPİTİ OLDUĞU – HABERİN MUHATABIN ÖZEL HAYATINA İLİŞKİN GİZLİ BİLGİLERE DEĞİL, GERÇEKLEŞTİĞİ İDDİA EDİLEN BİR TARTIŞMAYA İLİŞKİN OLDUĞU

    Özet: Uyuşmazlığın konusunun, muhatabın evde nasıl dolaştığının veya komşularla aralarında geçen tartışmanın gerçek olup olmadığı değil, habere konu edilen yazıyla acilen giderilmesi ve düzeltilmesi gerekli bir kişilik hakkı ihlali içerip içermediğinin tespiti olduğu, gazetenin magazin ekinde verilen haberde muhatabın şeref ve haysiyetini hedef alan bir yazıya, hakkında konusu suç oluşturan veya haksız fiil niteliğinde gerçek dışı bir davranışta bulunduğuna dair bir ithama yer verilmediği, ayrıca muhatap oyuncunun özel hayatına ilişkin gizli bilgilere değil, komşularıyla arasında gerçekleştiği iddia edilen bir tartışmaya yer verildiği, dolayısıyla haberin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, düzeltme ve cevap metni yayınlanmasını gerektirmediği, öte yandan, habere karşı yayımlanması istenen düzeltme ve cevap metninin haberin kendisinden uzun olmadığı ancak bozma nedenine göre bu hususta ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmakla kararın bozulması gerekmiştir.
  • BİLİŞİM YOLUYLA YASA DIŞI BAHİS OYNATILMASI – ADLİ ARAMALARIN ŞEKLİNİN CMK 166 VE DEVAMI VE ADLİ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİ M. 6’DA DÜZENLENDİĞİ – HUKUKA AYKIRI ARAMA SONUCU ELDE EDİLEN DELİLLERLE SANIĞIN MAHKUMİYETİNE HÜKMEDİLEMEYECEĞİ 

    Özet: Adli aramaların nasıl yapılacağı CMK 116 ve devamında ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nde düzenlemiştir. Arama işlemi için aranan makul şüphe kavramı CMK'nın 116 ve Yönetmenlik m. 6'da düzenlenmiştir. Makul şüphede, ihbar veya şikayeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır." şeklinde açıklanmıştır. Açıklanan kriterlere uygun makul şüphenin varlığı halinde ise verilecek adli arama kararında hangi hususlara yer verilmesi gerektiği ise 5271 sayılı Kanun'un 119. maddesinde ve Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca arama kararında; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususlarının açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda, sanık tarafından yasa dışı bahis oynatıldığı iddia olunan bodrum katta Cumhuriyet savcısı ya da Mahkemece verilen bir karar olmaksızın yapılan aramada ele geçen delillerin, Anayasa'nın 38/6, CMK 206/2-a, 217/2, 230/1'de nazaran hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılmakla, anılan bu delil hükme esas alınamaz. Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delilden başka, mahkumiyetine yeterli delil bulunmayan ve kovuşturma aşamasında alınan beyanında suçu kabullenmeyen sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • 6222 SAYILI KANUN’A MUHALEFET – SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİ UYGULANAN SANIĞIN MÜSABAKANIN YAPILACAĞI YERE  EN YAKIN KOLLUK BİRİMİNE BAŞVURMASI GEREKTİĞİ – SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA KARARININ VERİLDİĞİ DOSYANIN AKIBETİNİN TESPİT EDİLEMEMESİ

    Özet: Spor müsabakalarını seyirden yasaklama koruma tedbiri uygulanan sanığın, haklı ve kabul edilebilir bir mazeret sunmaksızın taraftarı olduğu ... futbol takımının ... tarihinde saat 14:00'de ...  ile oynanan spor müsabakasının başlangıcından bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmaması karşısında, sanığın eyleminin anılan Kanun'un 18/9 maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, dosya kapsamında yapılan araştırmada sanığın yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemine ilişkin dava dosyanın akıbetinin tespit edilememesi nedeniyle, mahkemece; ...  taraftarı olan sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, soruşturma veya kovuşturma neticesinde verilen kararın türü ve tarihi ile koruma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiş ise, bu tarihin tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • 6222 SAYILI KANUNA AYKIRILIK – SPOR ALANLARINA YASAK MADDE SOKTUĞUNU BEYAN EDEN TANIK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULARAK SAFAHATININ BEKLENMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Suça sürüklenen çocuğun suç işleme kastı ile hareket edip etmediğinin tespiti bakımından mahkemece, öncelikle suça konu meşaleyi suça sürüklenen çocuğa teslim ettiğini kabul eden ve dosyada tanık olarak dinlenen ... hakkında, spor alanlarına yasak madde sokulması eyleminden dolayı suç duyurusunda bulunup, safahatının takip edilmesi ve gerektiğinde her iki yargılamanın birleştirilip birlikte sürdürülmesi, ardından ise suça sürüklenen çocuğun aşamalarda vermiş olduğu ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLANMA – YAPTIRIMIN SÜRESİNİN CEZANIN İNFAZI TAMAMLANDIKTAN İTİBAREN BİR YIL GEÇMEKLE SONA ERECEĞİ

    Özet: Doğrudan adli para cezasına hükmedilen sanıklar hakkında; güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarının seyirden yasaklanma kararının süresi bakımından, 6222 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi "...Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer..." hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,  bozmayı gerektirmiş,  bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
  • STADYUM İÇERİSİNE TAŞKINLIK YAPILMASI VE TESİSLERE ZARAR VERİLMESİ – SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİ UYGULANAN SANIĞIN MÜSABAKANIN YAPILACAĞI YERE  EN YAKIN KOLLUK BİRİMİNE BAŞVURMASI GEREKTİĞİ – SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA KARARININ VERİLDİĞİ DOSYANIN AKIBETİNİN TESPİT EDİLEMEMESİ

    Özet: Futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında sanığın stadyum içerisinde 6222 sayılı Kanun'un 17/1. maddesi kapsamında spor alanlarında taşkınlık yapılması ve tesislere zarar verilmesi eylemi sonrası başlatılan soruşturma gereğince derhal uygulamaya konulan spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbirinin gereklerine uymayan sanığın eyleminin anılan Kanun'un 18/9. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, dosya kapsamında yapılan araştırmada sanığın yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemine ilişkin dava dosyanın akıbetinin tespit edilememesi nedeniyle, mahkemece; Adana Demirspor taraftarı olan sanık hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, soruşturma veya kovuşturma neticesinde verilen kararın türü ve tarihi ile koruma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiş ise, bu tarihin tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • TESPİT TUTANAĞINA GÖRE MÜZİK ESERİNİN BİLGİSAYAR ÜZERİNDEN HOPARLÖR VASITASIYLA YAYINLANILDIĞI VE BK RAPORUNA GÖRE YAYININ MÜZİK PANELİ ÜZERİNDEN YAPILDIĞI – TUTANAK VE RAPOR ARASINDAKİ ÇELİŞKİNİN GİDERİLMESİ VE YAYININ İNTERNET ÜZERİNDEN HANGİ YÖNTEM KULLANILARAK YAPILDIĞININ BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ 

    Özet: Kamu davası; 5864 sayılı FSEK'e aykırılık suçuna ilişkindir. 08/08/2012 tarihli tespit tutanağına göre sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde, katılan ... birliklerinin hak sahibi olduğu anlaşılan müzik eserinin bilgisayar üzerinden hoparlör vasıtasıyla yayınlandığının belirtilmesine rağmen, tespit tutanağında imzası bulunan bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda ise yayının müzik paneli üzerinden hoparlör vasıtasıyla yapıldığının ifade edildiği anlaşılmakla; tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilip, müzik yayınının ne şekilde yapıldığı tespit edildikten sonra sonucuna göre müzik paneli veya bilgisayar vasıtasıyla yapılan müzik yayınının, mp3, mp4, internet üzerinden radyo, CD/DVD gibi yöntemlerden hangisinin kullanılarak gerçekleştirildiği belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden verilen beraat kararı bozmayı gerektirmiştir. 
  • YASA DIŞI BAHİS SİTESİNDE BAHİS OYNANMASI – ERİŞİM SAĞLANAN BAHİS OYUNLARININ YURT DIŞINDA OYNATILAN BAHİS OYUNLARINDAN OLUP OLMADIĞININ EK BİLİRKİŞİ RAPORU ALDIRILARAK SANIK HAKKINDA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Kamu davası; 7258 sayılı Kanun'a aykırılık suçuna ilişkindir. Sanığın sahibi olduğu diz üstü bilgisayarda yine kendisine ait olan taşınabilir modem vasıtası ile İnternet erişimi sağladığı, olay mahallinde yapılan tespitte, bilgisayar ekranında yasa dışı bahis sitesinin açık vaziyette olduğunun belirlendiği, bilgisayarın incelenmesinde ise "erciyes4" bayii kodu ile bahis oynandığının anlaşılması karşısında, sanığın müsnet suçu işlediği sabit olmakla birlikte suç tarihi itibarı ile yürürlükte olup sanık lehine olan 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin hangi fıkrasında sayılan eylemden sorumlu olduğunun tespiti bakımından erişim sağlanan bahis oyunlarının yurt dışında oynatılan bahis oyunları olup olmadığı tespiti konusunda ek bilirkişi raporu aldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine eksik kovuşturma ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • TAAHHÜDÜ İHLAL ŞİKAYETİ – FARKLI ÖDEME TARİHİ İÇEREN BONOLARA KONU BORCUN TARAFLARI AYNI İSE TEK BİR BORÇ OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Sanığın alacaklıya olan borçlarına karşılık hepsinin düzenleme tarihleri 02/11/2015 olan ve her biri 10.000,00 Türk lirası ödeme emrini içerir 3 adet bonoları düzenlediği, bonoların alacaklı vekili tarafından kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icraya konularak anılan İcra Müdürlüğünün ödeme emirlerinin sanığa tebliğ edildiği ve her bir dosyadan taahhütnamelerle borçlu sanığın belli tarihlerde ödemeyi taahhüt ettiği, borçlunun borçlarını taahhütnamelerde öngörülen sürelerde ödememesi nedeniyle alacaklı vekili tarafından yapılan şikayetler üzerine borçlu hakkında taahhüdü ihlal suçundan açılan davalarda her bir taahhüdün ayrı bonolara ilişkin olması nedeniyle ayrı ayrı her bir taahhüt için sanığın 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, somut olayda sanığın alacaklıya borçları nedeniyle tanzim tarihleri aynı, ödeme tarihleri farklı olan 3 ayrı bono düzenleyerek verdiği, sanığın her bir takip için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsine karar verildiği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verilmesi gerekmiştir.
  • 5651 SAYILI YASA UYARINCA ERİŞİMİN ENGELLENMESİ – YAZILARIN BAŞVURUCUNUN ÇALIŞTIĞI KURUMA YÖNELİK OLDUĞU – DOĞRUDAN BAŞVURANIN KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL EDİCİ MAHİYETTE OLMADIĞI – TALEPTE BULUNMA İMKANININ BULUNMADIĞI

    Özet: Başvuran hakkında değişik tarihlerde değişik internet siteleri üzerinde erişime açık bulunan haberlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu; yayınlanan tüm bilgi içerikli yazıların başvuranın çalıştığı kurum hakkında ileri sürülen iddialardan soruşturma dosyalarından mütevellit olduğu, başvurana yönelik olarak onu doğrudan hedef alan veya başvuranın kişilik haklarını ihlal edici mahiyette onuruna, şerefine saldırı nitelikli ithamlar içermediği, sunulan bilgilerin gerçek olup olmadığının ise ancak bu hususta yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkabileceği, ayrıca 5651 sayılı Kanun'da yazılı erişimin engellenmesi kararı alınabilmesi için "kişilik haklarının ihlali" şartı arandığı, gerçek dışı bilgilere dair talepte bulunma imkanının başvuru tarihinde de yürürlükte olmadığı anlaşılmakla hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.
  • 6222 SAYILI KANUNA MUHALEFET-SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİ UYGULANAN SANIĞIN MÜSABAKANIN YAPILACAĞI YERE  EN YAKIN KOLLUK BİRİMİNE BAŞVURMASI GEREKTİĞİ- SPOR MÜSABAKALARINI SEYİRDEN YASAKLAMA KARARININ VERİLDİĞİ DOSYANIN AKIBETİNİN TESPİT EDİLEMEMESİ

    Özet:Spor müsabakalarını seyirden yasaklama koruma tedbiri uygulanan sanıkların, haklı ve kabul edilebilir bir mazeret sunmaksızın taraftarı olduğu ... futbol takımının ... tarihinde saat 13:00'de ... ile oynanan spor müsabakasının başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulundukları yere en yakın genel kolluk birimine başvurmamaları karşısında, sanıkların eylemlerinin anılan Kanun'un 18/9. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, dosya kapsamında yapılan araştırmada sanıkların yasaklama kararının sebebini oluşturan eylemlerine ilişkin dava dosyanın akıbetinin tespit edilememesi nedeniyle, mahkemece; TKİ Tavşanlı Linyit Spor taraftarı olan sanıklar hakkında koruma tedbirinin uygulanmasına neden olan dava dosyasının getirtilip, soruşturma veya kovuşturma neticesinde verilen kararın türü ve tarihi ile koruma tedbirinin kaldırılmasına karar verilmiş ise, bu tarihin tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINA KARŞI CEVAP VE DÜZELTME İSTEMİ – YAZIYI BEĞENEN VE PAYLAŞAN AZIMSANMAYACAK BİR KİTLENİN BULUNDUĞU – İDDİALARIN SIRF DÜŞÜNCE VE KANAAT AÇIKLAMASINDAN İBARET OLMADIĞI – KİŞİLİK HAKLARINI İHLAL

    Özet: Yerel Mahkemece, ".../ismailaga.mahmutefendi" internet profili üzerinden yapılan 12 Mayıs 2016 tarihli, arka planda başvuranın fotoğrafı ve üstünde büyük puntolarla "...CÜPPELİ AHMET HOCANIN BU SAPIĞA REDDİYESİ VAR, BU KENDİNİ MEHDİ İLAN EDEN, RASUL İLAN EDEN SAPIK KAFİR BİR YALANCIDIR, PAYLAŞ HERKES GÖRSÜN..." yazılı paylaşımın hakaret içermediği, ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle düzeltme ve cevap isteminin reddine karar verildiği, ancak uyarı bilgisi içeren bu resimli yazının, profil sahibi olarak görünen cemaatin üyeleri, takipçileri ve paylaşımı görüntüleyenler tarafından 1100 kez paylaşıldığı ve 776 beğeni aldığı, başvuranın hedef gösterildiği yazıyı dikkate alan ve beğenen azımsanmayacak bir kitlenin bulunduğu, yazıda yer alan iddiaların sırf düşünce ve kanaat açıklamasından ibaret olmayıp başvuranın kişilik özelliklerine yönelik bir takım somut olgular ve hakarete varan ifadeler içerdiği, dolayısıyla internet ortamında yapılan yayın içeriğinin kişilik haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.