17. Hukuk Dairesi

17. Hukuk Dairesi

  • SEÇİM ARACININ ÇARPMASI NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ – ZARAR VE YARARIN DENKLEŞTİRİLMESİ İLKESİ – YARGILAMA SIRASINDA SİGORTA ŞİRKETİNCE YAPILAN ÖDEMENİN GÜNCELLENMEKSİZİN MAHSUBU GEREKTİĞİ

    Özet: Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan ödemenin, ödeme günü ile maddi tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan maddi tazminattan indirilmesi gerekir. Bu bağlamda, dava öncesi ibranameye istinaden ödemenin güncellenerek mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalı sigorta şirketi tarafından davacılara yargılama sırasında yapılan ödemenin asıl alacak kısmı güncellenerek hesaplanan maddi tazminattan mahsup edilmesi hatalı olup, güncellenmeksizin mahsubu gerekmektedir. O halde, aktüer raporunda hesaplanan tazminat tutarından sigorta ödemelerinden dava sonrası yapılan ödemenin güncellenmeksizin mahsubu için bilirkişiden usuli kazanılmış haklar da gözetilerek ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
  • TRAFİK KAZASINA NEDEN OLAN ARAÇ İLE İLGİLİ KİRA SÖZLEŞMESİNİN NİTELİĞİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ – DAVALININ İŞLETENLİK SIFATININ DEVAM EDİP ETMEDİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtlan üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
  • İBRANAME-SULH PROTOKOLÜ ÜZERİNDEN DURULMASI VE GEÇERLİLİĞİNİN TARTIŞILMASI GEREKTİĞİ – DAVACININ YÜKSEK ÖĞRENİM ÖĞRENCİSİ OLMASI SEBEBİYLE 25 YAŞINA KADAR DESTEK ALACAĞININ KABULÜNÜN GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, sigorta tarafından 121.915,00-TL ödeme yapıldığını, davacı ... yönü ile ... aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini ancak ... yönü ile davaya devam ettiklerini beyan etmiştir. Dosyaya taraflar arasında tanzim edilen Sulh Protokü ibraz edilmiştir. Buna göre mahkemece anılan ibraname-sulh protokolü üzerinde durulmadan ve geçerliliği tartışılmadan ve bu surette davalı ...nin davacı ... yönü ile sorumluluğunun sona erip ermediği değerlendirilmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.  Davacı ... müteveffa babası vefat etiğinde 17 yaşında olup, ...Meslek Yüksekokulu öğrencisi olduğu dosyada sabittir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...’in 18 yaşına kadar destek alacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa davacı ...’in yüksek öğrenim öğrencisi olması sebebi ile 25 yaşına kadar destek alacağının kabulü ile bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
  • ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN TAZMİNAT HESABI YAPILMASI GEREKTİĞİNE İLİŞKİN BOZMA NEDENİNİN ORTADAN KALDIRILMASI GEREKTİĞİ – DAVACININ BİLİNEN SON GELİRİ ESAS ALINARAK HESAPLAMA YAPILMAK ÜZERE EK RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ – FERAGAT YETKİSİ BULUNAN DAVACI VEKİLİNİN DİLEKÇESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararı istemine ilişkindir. Bozma gerekçemizdeki davacı meslek lisesinden tasdiknamesini ileride usta elektrikçilik işini yapması fiilen imkansız olduğu görüşü mevcut durum itibari ile ortadan kalktığından davacı için asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılması gerektiğine ilişkin bozma nedenin de ortadan kaldırılması gerekmektedir. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi ve Dairemizin bozma kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir. Mahkemece, işlemiş dönem hesabında, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirleri, hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için ise davacının bilinen son geliri esas alınarak hesaplama yapılmak üzere ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı hesap içeren bilirkişi raporuna göre ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davacı vekili, feragat dilekçesi ile avans taleplerinden ve geçici iş göremezlik taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekilinin davadan feragate yetkisi bulunduğu anlaşılmakla vaki feragat dilekçesinin değerlendirilip karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
  • TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLANAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI – DAVACI VE DAVALININ KUSUR ORANLARI VE MALULİYET ORANI – MANEVİ TAZMİNATIN AZ TAKDİR EDİLDİĞİ

    Özet: Davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu olayda davacı yolcunun kusursuz oluşu, omuzunda, kaburgasında ve ayağında oluşan kırıklar sonucu bir ayı aşkın süre gördüğü tedavi sonrasında %6 oranında malul kaldığı dikkate alındığında, davacı yararına takdir olunan manevi tazminatların az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 
  • HÜKÜM FIKRASI İLE GEREKÇE ARASINDA ÇELİŞKİ – GEREKÇEDE TALEP OLMADIĞI VE ZAMANAŞIMI KURALININ İŞLEYECEĞİ BELİRTİLMESİNE RAĞMEN MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ 

    Özet: Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut olayda, mahkeme gerekçe kısmında; davacının ...den talebi olmadığı, olsa da zamanaşımı kuralının burada da işleyeceğini belirtmiş fakat bu gerekçe ile uygun olmayacak içerikte 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...Ş. yönünden sigorta teminat miktarı kadar tahsiline karar vererek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılmış olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
  • TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLI ÖLÜM NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ – SAĞ KALAN EŞİN EVLENME İHTİMALİ – ARACIN İŞLETENİ İLE SÜRÜCÜNÜN SORUMLULUĞU

    Özet: Davacılar, manevi tazminatın davalı sürücü ve davalı malik şirketten müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği halde, mahkemece manevi tazminattan sadece davalı sürücü sorumlu tutulmuştur. Aracın işleteni, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumludur. Buna rağmen mahkemece davalı araç sürücüsü hakkındaki manevi tazminat istemi kısmen kabul edildiği halde, aynı aracın maliki olan davalı şirketin de hükmedilen manevi tazminattan davalı sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaması doğru değildir.
  • TRAFİK KAZASI KAYNAKLI CİSMANİ ZARARIN TAZMİNİ İSTEMİ – BİLİRKİŞİ RAPORUNUN DAVALIYA TEBLİĞ EDİLMEMESİ – SAVUNMA HAKKI – KAZA TARİHİNDE YÜRÜRLÜKTE BULUNAN TÜZÜK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI GEREKTİĞİ

    Özet:  Kaza, 18.11.2000 tarihinde gerçekleşmiş olup maluliyet oranının tespiti açısından Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlüktedir. Bu durumda, trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı oranının kesin olarak belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan söz konusu Tüzük hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
  • BİLİRKİŞİ RAPORLARINDAKİ ÇELİŞKİLERİ GİDERİR DOĞRULTUDA KUSUR DAĞILIMINA İLİŞKİN RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ – VETERİNER BİLİRKİŞİDEN ÖLEN HAYVANIN ETİNİN SATILIP SATILMADIĞI HUSUSUNDA EK RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Dava trafik kazası nedeni ile maddi tazminat, manevi tazminat ve araçta meydana gelen hasarın tazmini isteminden ibaret olup, mahkemece asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünden dinlenilen tanık beyanları, tespit dosyası, araçların modeli, kaza yeri ve çarpma noktaları değerlendirilmesi suretiyle gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve davacının zararı hesaplanırken ölen hayvanların etinin satıldığı hususu üzerinde durularak tarafların sunmuş olduğu deliller değerlendirilerek veteriner bilirkişiden bu konuda ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
  • BELGESİZ TEDAVİ GİDERLERİNDEN SİGORTA ŞİRKETİNİN, İŞLETEN VE SÜRÜCÜNÜN SORUMLULUKLARININ DEVAM ETTİĞİ – FATURALI GİDERLERDEN SGK’NIN SORUMLU OLDUĞU

    Özet: 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Her ne kadar sağlık kuruluşunda yapılan sağlık hizmetleri giderleri tedavi giderleri kapsamında davalı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumlu tutulmuş ise de, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesi gereği sağlık kuruluşlarında tıbbi tedaviye yönelik faturalı giderlerden SGK sorumlu olması nedeniyle faturalı giderler tespit edilerek, bu giderler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 
  • ANA TAŞINMAZDA KAT MÜLKİYETİ KURULMUŞ OLMASI NEDENİYLE SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞU  

    Özet: Davalının maliki olduğu daire ile davacı sigortalısının kullanımındaki dairenin de bulunduğu ana taşınmazın, kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı işyerinin üst katında bulunan ve davalının maliki olduğu dairede yapılan tadilat sırasında, su tesisatından sigortalı yere su aktığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, ana taşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunun kabulü gerekir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Mahkemece, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, HMK 114/1-c uyarınca görevsizlik nedeniyle HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden verilen kararın bozulması gerekmiştir.
  • SİGORTALININ SORUMLULUK RİSKİ KAPSAMINDA OLMAYAN DESTEK TAZMİNATI TALEPLERİ – KENDİ KUSURUYLA ÖLEN DESTEĞİN YAKINININ ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTACISINDAN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI TALEP ETME HAKKI BULUNMADIĞI 

    Özet: Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nunda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacının davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması ve ...Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
  • DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI – MEVLİTHAN OLAN MÜTEVEFFANIN GELİRİNİN BELİRLENMESİ- EKSİK İNCELEME

    Özet: Mahkemece alınan bilirkişi raporunda müteveffanın (destek) geliri hesaplanırken, iki ihtimalli hesaplama yapılarak, hem Türkiye Hafızlar ve Mevlithanlar Cemiyeti tarafından bildirilen, bir mevlithanın asgari ücretin 4,62 katı tutarında gelir elde edebileceği ihitimaline dayanarak hesaplama yapılmış, hem de yasal asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmış, Mahkemece yasal asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplama kabul edilerek, bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, desteğin gelirinin daha net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Hakem Heyetince ilgili kurumlardan mevlithanların aylık ortalama geliri sorularak, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan rapora dayalı verilen karar doğru değildir
  • HEYET RAPORUNDA HEMATOLOJİ UZMANI TARAFINDAN BEYAN EDİLMEYEN KRONİK LENFOSİTİK LÖSEMİ İLE RİZİKO ARASINDA NEDENSELLİK BAĞI OLMADIĞININ BİLDİRİLDİĞİ VE BU RAPORUN HÜKÜM KURMAYA YETERLİ OLMADIĞI – KARDİYOLOJİ-HEMATOLOJİ-ONKOLOJİ UZMANLARININ BULUNDUĞU ÜÇLÜ HEYETTEN KESİN OLARAK TESPİT BAKIMIINDAN RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıların murisinin Finansbank’tan kullandığı kredi nedeniyle davalı tarafından hayat sigortası yapıldığı, murisin 01/10/2010 tarihinde kalp krizi nedeniyle vefat ettiği anlaşılmaktadır. Murisin ölüm belgesinde; bu nedene yol açan ölüm ile sonuçlanan durumlar varsa altında yatan durum “Lösemi” olarak belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunda, hematoloji uzmanı bilirkişi tarafından murisin 01.10.2010 tarihinde kardiyak arrest ve solunum arresti nedeniyle vefat ettiği, ...’ün 2000 yılından beri Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) tanısıyla takip edildiği ve son tedavisini Şubat 2009’da aldığı, tedavi sonucunda hastalığının kontrol altına alındığı, hastanın ölüm tarihinden 7 ay önce yapılan tetkiklerinde kan değerlerinin normal olduğu ve hastalığının kontrolde olduğu, ölüm sırasında kan hastalığının durumu ve kan değerleri ile ilgili bir bilgi bulunmadığı, KLL hastalığının kontrolde olması durumunda kardiyak arrest gibi ani ölüme yol açma ihtimalinin çok düşük olduğu, kan hastalığı kontrolde değilse bile ölüm sebebi ile bağlantısının düşük bulunduğu, buna göre; hastada daha önce tanı konmuş olan KLL-Löseminin, ani kalp nedenli ölüme çok nadiren neden olabildiğini, hastalığın beyan edilmemesinde kast ve kötüniyetin bulunmadığını, bu nedenlerle beyan edilmeyen husus ile riziko arasında nedensellik bağı olmadığı bildirilmiş olup doktor bilirkişinin uzmanlığı itibariyle rapor, hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu itibarla, dosyanın içerisinde kardiyoloji, hematoloji ve onkoloji uzmanlarının bulunduğu üçlü bilirkişi heyetinden dosya kapsamındaki tedavi belgeleri değerlendirilmek suretiyle, müteveffanın ölüm nedeninin sigorta ilişkisinin kurulmasından önce sigortalı muriste bulunan ve sigortacıya bildirilmeyen KLL-Lösemi hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
  • YALNIZ KUSUR ORANI DİKKATE ALINARAK KARAR VERİLMESİNİN DOĞRU OLMADIĞI – ZORUNLU TRAFİK SİGORTACISI TARAFINDAN ZARAR  GÖREN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE ÖDENEN TAZMİNAT – EHLİYETSİZLİK NEDENİYLE SÜRÜCÜYE RÜCU KOŞULLARININ OLUŞUP OLUŞMADIĞININ BELİRLENMESİ 

    Özet: Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın ehliyetsizlik nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece kaza tespit tutanağı tanıkları da dinlenerek, soruşturma dosyası, tanık beyanları, tarafların iddia ve delileri değerlendirilmek suretiyle davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün kim olduğunun tespit edilmesi ve mevcut sürücü yönünden ehliyetsizlik nedeniyle rücu koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılması gerekirken kusur oranı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
  • ZARARIN TARAFLAR ARASINDA İMZALANAN KASKO SİGORTA SÖZLEŞMESİNDE BELİRLENEN RAYİÇ DEĞER ÜZERİNDEN HESAPLANMASI GEREKTİĞİ – TARAFLAR ARASINDA BELİRLENEN MUAFİYET TENZİL ŞARTININ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMEMİŞ OLMASI

    Özet: Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, sigorta poliçesinde rayiç değer 23.050,00 TL olarak gösterilmişken, mahkemenin esas aldığı bilirkişi incelemesinde 23.500,00 TL olarak belirlenmiş ve pert hesabı yapılarak sovtaj düşüldükten sonra geriye kalan 17.000,00 TL üzerinden mahkemece karar verilmiştir. Ancak taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesine göre rayiç değer 23.050,00 TL olarak belirlenmiş olup, zarar hesabının bu değer üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Yine taraflar arasındaki kasko poliçesine göre %2 muafiyet tenzili şartı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece %2 muafiyet yönünden bu hususun karar gerekçesinde olumlu ya da olumsuz değerlendirilmemiş olması bozma sebebidir.
  • TRAFİK KAZASI SEBEBİYLE RÜCUEN TAZMİNAT TALEBİ – İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN MOTOSİKLETİN KAYDINA ULAŞILAMADIĞINDAN, SATIN ALINAN GALERİDEN TÜM BELGELERİN GETİRTİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Dava; trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. .... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce ...  plakalı motosikletin kayıtlarına ulaşılamadığı belirtildiğinden, mahkemece davalının motosikleti satın aldığını belirttiği Galeri ... isimli bayiden satın almayla ilgili tüm belgeler getirtilerek trafik kazası tespit tutanağı, sigorta poliçe bilgileri birlikte değerlendirilerek, motosikletin trafik tescil bürosuna kaydının yapılıp yapılmadığı elde edilecek bilgi ve belgelere göre yeniden araştırılıp motosiklet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak motor hacmi belirlendikten sonra Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu olan araçlardan olup olmadığının tespiti, var ise rücu davası açılabileceği düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
  • TRAFİK KAZASI SONUCU ÖLÜM NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ – YIL BAZINDA MADDİ ZARARLARIN 360 GÜN ÜZERİNDEN HESAPLANMASI GEREKİRKEN TAZMİNAT HUKUKU İLKELERİNE AYKIRI OLARAK 365 GÜN ÜZERİNDEN HESAPLANMIŞTIR

    Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacıların yıl bazında gerçek maddi zararlarının 360 gün esas alınarak buna göre hesaplanması gerekirken, mahkemece hükme esas alınan 26.11.2013 tarihli tazminat bilirkişi raporunda, 365 gün üzerinden hesaplama yapılarak zarar belirlenmiş, mahkemece, tazminat hukuku ilkelerine, hesaplama yöntem ve tekniğine aykırı şekilde 365 gün esas alınarak yapılan hesaplama ile belirlenen zarar miktarı benimsenerek karar verilmiştir.Bu durumda mahkemece bilirkişiden yukarıda işaret edilen hususa ilişkin olarak ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
  • ZEYİLNAME İLE POLİÇENİN FESHİ HALİNDE SİGORTA ŞİRKETİNİN SORUMLULUĞUNUN FESİH BİLDİRİMDEN İTİBAREN 15 GÜN SÜRE İLE DEVAM EDECEĞİ

    Özet: Zeyilnameye göre sigorta poliçesinin fesih başlangıcı 15.06.2012 tarihi kabule edilse dahi ... Sgorta A.Ş.'nin sorumluluğu 15.06.2012 tarihinden itibaren 15 gün süre ile daha devam edecektir. Kaldı ki, zeyil namenin tanzim tarihi 01.07.2012 olup sigorta şirketinin tek taraflı olarak zeyilnamenin başlangıç tarihini 15.06.2012 olarak değiştirmesi 15 günlük sorumluluk süresinin başlangıcının 01.07.2012 olması durumunu değiştirmeyecektir.  Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen poliçe, 01.07.2012 fesih tarihinden itibaren on beş gün sonrasına kadar geçerli olduğundan anılan poliçe ve satım sözleşmeleri doğrultusunda davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
  • 6111 SAYILI KANUNUN YAYIMLANDIĞI TARİHTEN ÖNCE MEYDANA GELEN TRAFİK KAZALARI NEDENİYLE SUNULAN SAĞLIK HİZMET BEDELLERİNİN SOSYAL GÜVENLİK KURUMU TARAFINDAN KARŞILANACAĞI

    Özet:  Dava, sağlık sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6111 sayılı Yasa'nın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, ..." öngörülmüştür. Buna göre; davalılar sürücü ve işleten yönünden de sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.