17. Ceza Dairesi

17. Ceza Dairesi

  • HIRSIZLIK SUÇUNDA ZARARIN KARŞILANMASI – ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI GEREKTİĞİNİN GÖZETİLMEMESİ – SUÇUN İŞENDİĞİ YERİN BİNA EKLENTİSİNDE OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Suça sürüklenen çocukların ''avokadoları ... Mahalle'de bulunan bir evin bahçesinde ağaçtan topladıklarını'' beyan etmeleri üzerine, meyveleri müştekiye teslim ettikleri olayda; müştekinin tüm zararını giderdiklerinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, suça konu eşyanın çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde olup olmadığının tespiti edilmesi, eklenti niteliğinde değilse suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, önce TCK'nın 31/3. maddesi uyarınca indirim, sonra aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini, zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • HIRSIZLIĞA TEŞEBBÜS – SURİYE’YE YÖNELİK ADLİ YARDIMLAŞMA TALEPLERİ – RESMİ KİMLİK BİLGİLERİNİN DİPLOMATİK YAZIŞMALARLA BELİRLENEMEYECEĞİ – ŞÜPHELİLERİN TÜRKİYE’YE KABUL EDİLEN YABANCILARDAN OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Suriye'ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, şüphelilerin resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca şüphelilerin beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile, şüphelilerin kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca şüphelilerin Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numaraları ile adres kayıt sistemindeki kayıtları tespit edilip iddianame düzenlenmesi mümkün görüldüğünden iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sözü edilen kararının usul ve Yasaya uygun bulunduğu değerlendirilmiştir.
  • SSÇ İÇİN TCK 31/2 KAPSAMINDA FİİLİ ALGILAMA VE DAVRANIŞLARINI YÖNLENDİRME YETENEĞİNİN TESPİTİ İÇİN ALINAN RAPORUN HARCAMASI ZORUNLU KAMU MASRAFI NİTELİĞİNDE OLMASI – ADLİ TIP KURUMU’NA ÖDENEN RAPOR ÜCRETİNİN SSÇ’YE YARGILAMA GİDERİ OLARAK YÜKLETİLMESİNİN ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME’YE AYKIRI OLDUĞU

    Özet: TCK 31/2 kapsamında fiili algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespiti için alınan raporun harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması sebebiyle Adli Tıp Kurumu'na ödenen rapor ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir.
  • YÖNLENDİRME YETENEĞİ BULUNMAYAN ÇOCUĞUN CEZA SORUMLULUĞU – İŞTİRAK İLE HIRSIZLIK – SEÇENEK YAPTIRIMLARIN YERİNE GETİRİLMEMESİ

    Özet: Suça sürüklenen çocuklar hakkında düzenlenen kamu hastanesi psikiyatri bölümü sağlık kurulu raporu ve haklarında düzenlenen sosyal inceleme raporları içeriğinde, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın "işledikleri suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildikleri ancak gelişme dönemi itibariyle davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin tam olarak gelişmediğinin" belirtildiği, TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunmayan çocukların ceza sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar hakkında CMK'nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞA ZORUNLU MÜDAFİİ ÜCRETİ YÜKLETİLEMEYECEĞİ

    Özet: CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocukların savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi bozmayı gerektirmiş ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dolayı hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
  • SANIKLAR LEHİNE VERİLEN BOZMA KARARININ SONUÇLARINDAN HÜKMÜ TEMYİZ ETMEYEN SANIK DA YARARLANIR – LEHE YASANIN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN UYARLAMA DAVASI İLE DİĞER SANIKLARIN YARGILANMASI FARKLI HÜKÜMLERE BAĞLI OLDUĞU İÇİN, HÜKMÜ TEMYİZ ETMEYEN SANIK HAKKINDA AYIRMA KARARI VERİLDİKTEN SONRA HÜKÜM KURULMASI GEREKMEKTEDİR

    Özet: Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 28.04.2016 tarih, 2015/16216 Esas ve 2016/6918 Karar sayılı sayılı “onama” ilamının ortadan kaldırılmasına, karar verilerek yapılan incelemede; hükümlü ... hakkında kurulan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2002 gün, 2001/47 Esas ve 2002/109 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün ancak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine ya da resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkındaki mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin uyarlama yargılaması ile diğer sanıklar hakkında genel yargılama hükümlerine göre sürdürülen davanın farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkında ayırma kararı verildikten sonra hüküm kurulması gerekirken yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş, itiraz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak bozulmasına karar verilmiştir. 
  • EKSİK KOVUŞTURMA – SUÇA KONU YER – TUTANAK – TCK 43 – KEŞİF – KAÇAK KULLANIM – VERGİ CEZASI – MAKUL SÜRE

    Özet: Sanığın suça konu işyerinin, 2011 yılında faaliyetine son verdiklerini, Ocak ayı içerisinde devrettiğini, kendilerinin suç tarihinden 2-3 ay öncesinden suça konu yeri kullanmaya başladıklarını, ilgili belediyeden ruhsat işlemleri ile ilgili belgelerinin talep edilebileceğine yönelik savunması karşısında tüm bu bilgilerin araştırılması gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması, yargılamaya konu tutanak dışında, aynı yere ilişkin düzenlenen tutanaklarla ilgili gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, ilgili tutanağa ilişkin açılmış dava olup olmadığı, açılmış dava var ise dosya arasına alınarak, her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüde de mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki sürede dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı husunda araştırma yapılmamış olması, kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanarak, mahallinde keşif yapılıp normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama su miktarı belirlenerek ve kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin bilirkişiden rapor alındıktan sonra, vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeli ödenmesi için sanığa makul bir süre verilerek ve bedelde belirtilmek suretiyle, ''bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair usulüne uygun bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin BOZMAYI GEREKTİRDİĞİNE DAİR KARARDIR. 
  • HIRSIZLIK SUÇU – SUÇ EŞYASININ SATIN ALINMASI VEYA KABUL EDİLMESİ – HAYVANLARIN ÇALINMASI – SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI

    Özet: Sanıklar ..., ve ... haklarında müştekiler ..., ve ...’a karşı işledikleri hırsızlık suçları ile sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
  • KAÇAK ELEKTRİK KULLANMA – KAÇAK TESPİT TUTANAĞI – SAYACIN TÜKETİMİ EKSİK GÖSTERMESİ – VERGİLİ USULSÜZ KULLANIM BEDELİNİN TESPİTİ

    Özet: Sanık hakkında 21.11.2009 tarihli alt kapağı mühürsüz idareye kaydı olmayan ve 24.01.2011 tarihli kayıtsız mühürsüz sayaçtan elektrik kullanmaktan kaçak elektrik kullandığına dair kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın işyerinde kullanılan elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu yeri ne kadar süredir çalıştırdığının ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması ve sanık suça konu yerde halen bulunmakta ise keşif yapılıp kullanılabilecek elektrik miktarı belirlenmek suretiyle; bulunmuyor ise tespit tutanağında belirtilen tüketim değerlerine göre yine tespit tutanağında belirtilen sayaç endeksinin uyumlu olup olmadığı ve vergili cezasız usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması bozmayı gerektirmiştir.
  • SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK – HIRSIZLIK SUÇU – MALA ZARAR VERME – KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ

    Özet: Suça sürüklenen çocukların ilk gün müştekiye ait bir çuval badem çaldıkları ve çaldıkları ...'i ...isimli kişiye sattıkları, ikinci gün yine müştekiye ait iki çuval badem çaldıkları, daha sonra çaldıkları iki çuval bademle yakalandıklarında ilk gün çaldıkları bir çuval bademi sattıkları yeri göstererek müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların ...'ün zararını giderip gidermediklerinin araştırılarak, zararı gidermişseler, suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK'nın 168/1. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, gidermemeleri durumunda 2 çuval bademin müştekiye teslimini sağlamaları nedeniyle, TCK'nın 168/1-4 maddesi uyarınca, müştekiye kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar vermek gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir.
  • KARŞILIKSIZ YARARLANMA – KAÇAK ELEKTRİK KULLANIMI – ETKİN PİŞMANLIK –  AZMETTİREN – KAÇAK KULLANIM BEDELİNİN TAHSİLİ

    Özet: Sanığın söz konusu yerde hangi tarihten itibaren sayaçsız elektrik kullanmaya başladığı araştırılıp, elektrik kullanılmaya başlanılan tarih ile suç tutanağının düzenlendiği tarih arasında, kurulu güce göre kullanılması gereken elektrik miktarı ve vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin bilirkişiden rapor alındıktan sonra, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK'nın madde 168/5. maddesi gereğince: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız kaçak kullanım bedelinin tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken rapor aldırılmadan ve yasal ihtarda bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • SAYAÇSIZ ELEKTRİK KULLANMAK – KAÇAK ELEKTRİK KULLANMAK – BEDELİN DAHA SONRADAN ÖDENMESİ – VERGİ CEZASI

    Özet: Sayaçsız direkt elektrik enerjisi kullanıldığına ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra; 5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesinde yazılı ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. Sanığın alınan ifadesinde bir kısım ödemede bulunduğunu belirttiği ve buna ilişkin 1.500,00 TL'lik PTT makbuzzu sunması karşısında katılan kuruma müzekkere yazılarak suça konu tutanağa ilişkin bir ödemenin olup olmadığı kesin olarak tespit edildikten sonra, ödendiğinin tespiti halinde dava şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşürülmesine ve karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine, belirtilen ödemenin suça konu tutanağa ilişkin olmaması ve herhangi bir ödemenin yapılmadığının tespiti halinde ise, sanığa makul bir süre verilerek ve bedelide belirtilmek suretiyle '' bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız kaçak kullanım bedelinin tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine'' dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş.
  • HIRSIZLIK – KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ – CEZADA İNDİRİM SEBEPLERİ 

    Özet: Çalınan malların müştekiye ait buzdolabındaki bir miktar gıda malzemesi olması karşısında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin değerlendirilmemesi, Suça sürüklenen çocuğun, müştekinin evindeki buzdolabından gıda malzemelerini alıp dışarı çıktıktan sonra, evin bahçesindeyken müştekinin komşusu olan tanık tarafından görüldükten sonra malzemeleri evin duvarına bırakıp kaçması şeklinde gerçekleşen olayda 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesinde belirlenen meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile suç yolunda katedilen mesafe, sanığın amaç ve saiki dikkate alınarak, olayın oluşuna uygun düşmeyecek şekilde değerlendirilme ile en az oranda indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiştir.
  • 1 LİTRE BENZİN HIRSIZLIĞI – ÇALINAN MALIN DEĞERİNİN AZ OLMASI

    Özet: Sanığın suç tarihinde bir litre benzin çalması karşısında hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi  bozmayı gerektirmiştir.
  • HIRSIZLIK SUÇU – İŞYERİ DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ – MALA ZARAR VERME – SUÇ EŞYASININ SATIN ALINMASI VEYA KABUL EDİLMESİ

    Özet: Müşteki ...'a ait işyerinden yazar kasa çekmecesinin çalındığı olayda, polislerin yaptığı araştırma sonucu yazar kasa çekmecesinin sanığın kaldığı ikamette ele geçirilmesi nedeniyle, atılı suçun tamamlandığı gözetilmeden, hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması, Müşteki ...'un beyanına göre, sanığın olay tarihinde işyerinden 40,00-50,00 TL civarında parayı çalmak sureti ile hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 145. maddesi gereği sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için TCK'nın 165/1. maddesinde "altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasa'nın 52/1. maddesi gereğince alt sınırın 5 gün olduğu, somut olayda sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşılarak, 7 gün karşılığı fazla adli para cezasına hükmolunması, Sanık hakkında müşteki ...'a karşı mala zarar verme suçundan kamu davası açılmadığı halde, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
  • SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK – HIRSIZLIK – CEZA İNDİRİMİNİN YANLIŞ YAPILMASI – FAZLA CEZA TAYİNİ

    Özet: Hükümde, TCK'nın 168. maddesi gereği indirim yapıldığında suça sürüklenen çocuğa verilen 5 ay hapis cezasından indirimin yanlış yapılması, adli para cezasına çevrilirken ise fazla ceza tayini; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği hususu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, para cezası ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrileceği belirtilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, bozmayı gerektirmiş, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden verilen düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
  • SOKAKTA PARK HALİNDE BIRAKILAN BİSİKLETİN ÇALINMASI – NİTELİKLİ HIRSIZLIK – KİLİTLENİP KİLİTLENMEDİĞİNİN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Müştekinin kovuşturma evresindeki ifadesinde, ikametinin önünde sokakta park halinde bıraktığı elektrikli bisikletini, direksiyon kilidi ve normal kilit ile kilitlediğini söylemesi karşısında; müştekiden elektrikli bisikletini sabit bir yere bağlayarak kilitleyip kilitlemediği sorularak; sabit bir yere bağlanarak kilitlenmiş ise eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesine uyacağı, aksi halde ise motosikletin niteliği dikkate alınarak suç vasfının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • HIRSIZLIK – NİTELİKLİ HALLER – CEZA TAKDİRİ – CEZANIN ŞAHSİLİĞİ

    Özet: Hırsızlık suçunun işlendiği yerin bina niteliğindeki işyerinin iç kısmı olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkının TCK m.61 hükmüne göre somutlaştırılarak tayin edilmesi gerektiği, cezanın şahsiliği ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiği, suçun konusunun önem ve değeri, işleniş biçimi gerekçesiyle temel ceza belirlenirken alt sınır aşılmak suretiyle çelişkiye neden olunması nedeniyle verilen BOZMA KARARIDIR.