14. Daire

14. Daire

  • EVSEL KATI ATIK ÜCRETİNİN TAHAKKUK ETTİRİLMESİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLARDA ADLİ YARGI MERCİİNİN GÖREVLİ OLDUĞU  – EVSEL KATI ATIK ÜCRETİNİN AMME ALACAĞI NİTELİĞİ TAŞIMADIĞI 

    Özet: Amme alacağı niteliği taşımayan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan evsel katı atık ücretinden kaynaklanan dava konusu alacağın, amme alacaklarının takip ve tahsili için öngörülen bir yöntem olan 6183 sayılı Kanun kapsamında “ödeme emri” ile istenilmesine hukuken olanak bulunmadığından, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık, dava konusu ödeme emrinin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan; evsel katı atık ücretinin tahakkuk ettirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili ve görevli olan adli yargı merciinin, evsel katı atık ücretinden doğan alacağın tahsilinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da görevli ve yetkili olacağı da açıktır.
  • İMAR KANUNU UYARINCA YIKIM KARARI ALINAN YAPI SAHİBİNE VERİLEN PARA CEZASININ HESAPLANMASINDA AYKIRILIKTAN ETKİLENEN ALANIN HATALI TESPİT EDİLMESİ – PARA CEZASI ÖNGÖREN İŞLEMİN İPTALİ GEREKTİĞİ

    Özet: İşleme konu yapı nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca yıkım kararı alınan ve ikaza rağmen süresinde yapıyı yıkmayan yapı sahibine para cezası verilmesini gerektiren halin aynı Kanun'un 42. maddesinin 4. fıkrası ile düzenlendiği, ayrıca söz konusu yapıda imar mevzuatına aykırı yapılan imalatların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin Belediye Encümeni'nin 07/09/2012 günlü ve 793 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi'nin 30/12/2013 günlü, E:, K: sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Daire'mizin günlü, E:, K: sayılı kararı ile bozulmuş olduğu hususları dikkate alındığında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddenin 2. fıkrasına göre para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. 
  • TAŞINMAZLARIN KARASAL MI YOKSA DENİZEL ÖZELLİĞE Mİ SAHİP OLDUĞU HUSUSUNUN BİLİRKİŞİ RAPORU İLE ORTAYA KONULAMADIĞI – KIYI KENAR ÇİZGİSİNİN DURUMUNUN TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Bilirkişi raporunda, taşınmazların bulunduğu alanda sondaj çukuru açılmak suretiyle zeminin denizel etki altında bulunup bulunmadığı, bir başka deyişle; taşınmazların karasal mı, yoksa denizel özelliğe mi sahip olduğu hususunun ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesince; bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak veya alanında uzman yeni bir bilirkişi kuruluna incelemesi yaptırılmak suretiyle, söz konusu taşınmazın hem kara hem de deniz tarafında bulunan alanda sondaj çukurları açılarak zeminin denizel etki altında bulunup bulunmadığı, karasal mı yoksa denizel özelliğe mi sahip olduğu belirlenerek kıyı kenar çizgisinin durumunun tespit edilmesi ve kıyı kenar çizgisinin mevzuat hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususunun saptanması gerektiğinden, İdare mahkemesince belirtilen hususlar açığa kavuşturulmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
  • TAŞINMAZIN MÜLKİYETİNİN İKTİSABI – TAŞINMAZIN TAPU TESCİL –  İDARİ TESCİL – GÖREVSİZLİK KARARI

    Özet: Uyuşmazlıkta; davacının taşınmaz üzerindeki temel iddiasının, gayrimenkul mülkiyetinin iktisap yollarına ilişkin 4721 sayılı Medeni Kanun hükümlerine yönelik olmayıp, 2981 sayılı Yasada öngörülen hak sahipliği esasına göre yapılması istenilen idari tescile dayandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, 2981 sayılı Kanundan kaynaklanan ve söz konusu Kanun hükümlerine göre irdelenmesi gereken uyuşmazlığın görümü ve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu dikkate alındığında, davanın görev yönünden reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • 6306 SAYILI KANUN KAPSAMINDA KİRA YARDIMI – İDARİ BAŞVURUYA İLİŞKİN BELGE SUNULMAMASI – SÜRE AŞIMI

    Özet: Davacının 6306 sayılı Kanun kapsamında kira yardımından yararlanabilmek için 2014 yılı içerisinde idareye müracaat ettiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, 01.09.2015 tarihli dilekçeyle 2014 yılı Kira Yardımı Kılavuzundan yararlanabilmek için müracaat edildiği, dava dilekçesinde iptali istenilen dava konusu işlemin 14.10.2015 tarihinde tebellüğ edildiğinin beyan edildiği ve davanın ise 14.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıya 14.10.2015 tarihinde tebliğ edilen dava konusu işleme karşı bu tarihten itibaren otuz gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre dolduktan sonra 14.12.2015 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • BELEDİYE YIKIM KARARINA KARŞI KİRACININ DAVA AÇABİLECEĞİ – DAVA EHLİYETİ 

    Özet: Davacı şirketin yıkımına karar verilen yapıda kiracı olduğu ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır.Yıkım kararı doğrudan yapıya yönelik olarak tesis edilen bir işlem olduğundan, adına işlem tesis edilen ve yapının maliki olan kişiler dışında, bu işlemden etkilenecek kişiler tarafından da dava açılması olanaklıdır. Dava konusu işlemlerin icra edilmesi durumunda, bu yapıda kiracı olarak faaliyette bulunan davacı şirketin olumsuz etkileneceği açıktır.
  • İDARENİN UYGUN GÖRDÜĞÜ YERE İHALE KONUSU İLE İLGİLİ İNŞA EDİLEN YAPILARIN RUHSATA TABİ OLMADIĞI

    Özet: Ulaştırma Bakanlığı Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucu davacı şirketin uhdesinde kalan ulaştırma hizmeti ile ilgili yapım işi nedeniyle, söz konusu idarenin uygun gördüğü yere yapıldığı anlaşılan işleme konu yapıların, ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca yapı ruhsatına tabi olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet yoktur.
  • İMAR KANUN GEREĞİ VERİLEN İDARİ PARA CEZALARI – İDARİ PARA CEZASININ VERİLMESİ İÇİN GEREKLİ TEKERRÜR ŞARTININ YERİNE GELMEMESİ

    Özet: Tespit tutanakları ile belirlenen aykırılıklar nedeniyle para cezası verilmesinden sonra, aynı aykırı fiil ve hallerin yeniden tespiti halinde, bu miktar üzerinden tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle ceza verilmesi gerekirken, davalı idarece yapılan ilk tespitler üzerine para cezası verilmeksizin dolayısıyla tekerrürün şartı olan daha önce ceza verilmiş olma şartı yerine getirilmeksizin yapılan üçüncü ve dördüncü tespitler üzerine verilen cezanın iki katının alınması suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki mahkeme kararınında hukuki isabet görülmemiştir. 
  • SÜRESİNDE VERİLEN SAVUNMA DİLEKÇESİ ÖZETİNİN KARARDA YER ALMASI GEREKTİĞİ – SAVUNMA ÖZETİNİN KARARDA YER ALMAMASININ HUKUKA AYKIRI OLDUĞU

    Özet: Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından 30/07/2012 tarihinde verilen savunma dilekçesinin süresinde olmasına rağmen temyize konu kararda savunmanın süresinde verilmediğinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun kararlarda bulunması gereken hususlara ilişkin 24. maddesine aykırı şekilde davalı idarenin savunmasının özetinin kararda yer almaması, kararı bu yönden hukuka aykırı kılmaktadır.
  • BİNAYA RUHSATA AYKIRI BAZ İSTASYONU KURULMASI

    Bina sakinlerince işletmecilerle imzalanan sözleşme uyarınca 2010 yılı içerisinde binanın çatısına ruhsat ve projesine aykırı olarak kurulan ve 3194 sayılı Kanun uyarınca müstakil bir yapı olarak değerlendirilen baz istasyonları bakımından, binanın fenni mesulü olan davacının idareye bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıya para cezası verilmesinde hukuka uyarlık, davanın bu kısmının reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • RUHSATSIZ YAPI NEDENİYLE KESİLENİ İDARİ PARA CEZASI – 3194 SAYILI KANUNA MUHALEFET

    Uyuşmazlık konusu olayda; Dairemizin 16.05.2013 tarih ve E: 2012/4153 K: 2013/3780 sayılı kararıyla; dava konusu idari para cezasına konu tek katlı 70 m2'lik yapı ile 2. normal kattan oluşan yapılar hakkında düzenlenen 29.03.2010 tarihli yapı tatil tutanağı ile davacının imara aykırı uygulama yaptığının tespit edildiği ve bu durumun para cezası verilmesi için yeterli olduğuna karar verildiği ve idare mahkemesince bu kararımız üzerine dava konusu idari para cezasının içeriği parasal miktarın yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınmak suretiyle İmar Kanununun 42. maddesinin (a) ve (c) bendinde belirtilen etkileme alanı ve arttırım nedenleri yönünden hukuki irdeleme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen doğrultuda her hangi bir irdeleme yapmaksızın verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • RUHSATSIZ YAPI – YIKIM MASRAFLARININ % 20 FAZLASIYLA TAHSİLİ

    Dosyanın incelenmesinden; taşınmaz üzerinde bulunan yapının ruhsatsız yapıldığından bahisle bir ay içerisinde kaldırılması, kaldırılmaması halinde belediye tarafından yıktırılarak masrafların % 20 fazlasıyla tahsil edileceğine ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince; yıkımın belediyece yapılması halinde, yıkım masraflarının % 20 fazlasıyla tahsiline ilişkin kısmı yönünde inceleme yapılmadığı ve bu kısma yönelik olarak hüküm kurulmadığı anlaşılmış olup; anılan kısım hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında hukuki isabet bulunmamaktadır.