12. Hukuk Dairesi

12. Hukuk Dairesi

  • İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İLAMLI İCRA TAKİBİ – İPOTEĞİN, ÜST SINIR İPOTEĞİ OLDUĞU 

    Özet: Borçlu, ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumlu olacağından, toplam takip miktarı üzerinden değil, ipotek limitlerinin üzerinden tahsil harcının hesaplanarak alınması gerekir. O halde mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile ... Mahallesi, 386 ada 2 parsel 19 nolu bağımsız bölüm üzerine tesis edilen ipotek limitleri olan 300.000 TL ve 260.000 USD üzerinden ve ... Mahallesi, 9186 ada 6 parsel nolu taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek limitleri olan 600.000 TL ve 470.000 USD üzerinden tahsil harcının hesaplanarak alınması gerektiğinden, İİK’nun 17. maddesi uyarınca memurluk işleminin düzeltilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • ÇEKİN SÜRESİNDE MUHATAP BANKAYA İBRAZ EDİLMESİ GEREKTİĞİ – İBRAZIN PROTESTO VEYA BUNA DENK BİR İŞLEMLE BELİRLENDİĞİ TAKDİRDE YASAL ŞEKİLDE İBRAZ EDİLDİĞİNİN KABULÜ GEREKTİĞİ – İHTİYATİ TEDBİR KARARI GEREĞİNCE TAKİBİN DURDURULMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlıkta mahkemece; takibe konu çeklerin ibraz kaşelerinde, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir karar tarihi dışında ibraz tarihi bulunmadığının sabit olduğu gerekçesiyle, alacaklının müracaat hakkını kaybettiğine hükmolunduğu görülmektedir. Halbuki,takip dayanağı çeklerin arka yüzlerinde, ...2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/321 Esas sayılı, 15.08.2013 tarihli yazısına istinaden işlem görülmediğinin, 28.02.2014 ve 30.03.2014 tarihlerinde Vakıflar Bankası Osmaniye şubesince şerh edildiği anlaşılmakta olup, bu durumda çeklerin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildikleri açıktır.
  • ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI GEREĞİNCE ALACAKLININ BORÇLU BELEDİYENİN MAL BEYANINDA BİLDİRDİĞİ MALLAR DIŞINDAKİ MALLARININ DA HACZİNİ İSTEYEBİLECEĞİ

    Özet: 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesindeki, haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, aynı maddede yer alan; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez" hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının haczi mümkün olup, alacaklının, borçlu belediyenin mal beyanında bildirdiği mallar dışındaki mallarının da haczini isteyebileceği ve icra müdürlüğünün de haczi koymaktan kaçınamayacağı anlaşılmakla, mahkemece şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünün 10.03.2015 tarihli kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. 
  • SATIŞ İŞLEMLERİNDE ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİNİN AŞILDIĞI İDDİASIYLA İHALENİN FESHİ İSTEMİ – SATIŞ İLE ALACAK TAMAMLANDIYSA, DİĞER TAŞINMAZLARIN SATIŞININ YAPILAMAYACAĞI – HACİZ İŞLEMİ BULUNMAYAN DOSYANIN HESABA DAHİL EDİLEMEYECEĞİ

    Özet: borçluya ait 18 adet taşınmazın ihaleye çıkarıldığı, gerçekleşen ihalelerde toplam satış bedelinin 3.748.000,00 TL olduğu, taşınmazların tapu kayıtlarında ipotek bulunmasa da satışa esas icra dosyasından evvel konulan hacizlerin bulunduğu, mahkemece taşınmazların tapu kaydında bulunan önceki tarihli hacizlere ilişkin güncel alacak miktarlarının ilgili icra müdürlüklerinden sorularak ihalelerin gerçekleştirildiği takip dosyasının güncel alacağı ile birlikte toplam alacak tutarının 3.152.335,31 TL olduğunun belirlendiği ve bunun üzerinde kalan satış tutarı olan 595.664,69 TL değerindeki ihalenin feshine karar verildiği görülmekle birlikte; mahkemece bu tespit yapılırken hesaba dahil edilen ... 1. İcra Müdürlüğü'nün takip dosyalarından şikayete konu taşınmazlara uygulanmış bir haciz işleminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece söz konusu takip dosya alacaklarının İİK'nun 85. maddesi yönünden yapılan incelemede değerlendirmeye alınmasının yerinde olmadığının kabulü gerekir. 
  • BORÇLUNUN İPOTEK AKİT TABLOSUNDA BELİRTİLEN MİKTAR İLE SORUMLU OLACAĞI – TOPLAM TAKİP MİKTARI ÜZERİNDEN DEĞİL İPOTEK LİMİTLERİNİN ÜZERİNDEN TAHSİL HARCININ HESAPLANARAK ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet:  Mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile ... Mahallesi, 386 ada 2 parsel 19 nolu bağımsız bölüm üzerine tesis edilen ipotek limitleri olan 300.000 TL ve 260.000 USD üzerinden ve ... Mahallesi, 9186 ada 6 parsel nolu taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek limitleri olan 600.000 TL ve 470.000 USD üzerinden tahsil harcının hesaplanarak alınması gerektiğinden, İİK m. 17 uyarınca memurluk işleminin düzeltilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • GEREKÇE İLE HÜKÜM ARASINDAKİ UYUMSUZLUK – KAMBİYO VASFININ BULUNMASI – TAKİBE DAYANAK SENETTEKİ ALACAKLI İLE BORÇLUNUN TAKİPTEKİYLE AYNI OLMAMASI

    Özet: Alacaklı aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte,takibe dayanak senette alacaklı ile borçlunun aynı kişi olması nedeni ile senedin kambiyo vasfının bulunmadığı iddiasıyla takibin durdurulması talebi ile ilgili olarak, mahkeme kararının gerekçe kısmında;“dayanak bononun lehtarının ... olduğu,bu hali ile senedin kambiyo vasfının etkilenmeyeceği..”ibarelerine yer verildiği, hüküm kısmında ise gerekçeye aykırı olarak “davanın kabulüne” karar verildiği görülmektedir. Buna göre, kararın gerekçe kısmında; davanın reddine karar verilmesi yönünde kanaat oluşmasına rağmen, davanın kabulüne karar verilerek, mahkemece, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk olacak şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, anılan çelişkinin giderilerek hüküm tesisi için mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
  • 5846 SAYILI KANUN’UN 68. MADDESİ UYARINCA TELİF HAKKI TAZMİNATI İSTEMİ – İLAM SADECE ŞAHISLARIN MALVARLIĞINI ETKİLEDİĞİNDEN TAKİBE KONULMASI İÇİN KESİNLEŞMESİNİN GEREKMEDİĞİ

    Özet: İcra takibinin dayanağı olan ilam, eser niteliğindeki görsellerin izinsiz kullanımından kaynaklanan 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi uyarınca istenen telif hakkı tazminatı alacağına ilişkindir. İlam, şahsın hukuku ile ilgili olmakla birlikte tarafların şahsı ile ilgili hukuki durumlarında değişiklik yaratan bir sonuç doğurmayıp, sadece mal varlığını etkilediğinden takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez. O halde mahkemece, işbu şikayetin reddi ile şikayet dilekçesinde yer alan diğer sebeplerin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. 
  • EKSİK GİDER AVANSININ YATIRILMASI İÇİN ÇIKARTILAN MEŞRUHATLI DAVETİYENİN BORÇLU YERİNE ALACAKLI VEKİLİNE TEBLİĞ EDİLMESİ

    Özet: Borçlu ... Ofisi İnşaat Oto San. Ltd. Şti tarafından icra mahkemesine yapılan itiraz üzerine, mahkemece eksik gider avansının yatırılması konusunda çıkartılan meşruhatlı davetiyenin borçlu yerine, alacaklı ... vekiline 16/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Mahkemece, eksik gider avansının yatırılması konusunda, usulüne uygun ve gerekli koşulları haiz meşruhatlı davetiyenin borçluya tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin çıkarılan meşruhatlı davetiye nedeniyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • TİCARİ MÜMESSİLİN İŞLETME SAHİBİ ADINA KAMBİYO TAAHHÜNDE BULUNMAYA YETKİLİ OLDUĞU – ŞİRKET MÜDÜRÜNE VERİLEN YETKİLER ARASINDA TİCARİ MÜMESSİL TAYİN ETME YETKİSİNİN BULUNMADIĞI 

    Özet: Bonoları keşideci sıfatı ile imzaladığı ihtilafsız olan ...'ün ticari mümessil olarak tayin edildiğine ilişkin borçlu şirket tarafından alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gibi, 13.02.2014 tarihli 00738 yevmiye numaralı Pazar Noterliğince onaylanmış şirket kuruluş sözleşmesinde şirket müdürü olarak atanan ...'ya verilen yetkiler arasında ticari mümessil tayin etme yetkisinin bulunmadığı da anlaşılmıştır. Borçlu şirket müdürü ... tarafından 25.07.2016 tarihli 0203 yevmiye numaralı ... Noterliğince verilen vekaletnamede ...'ün şirketin bazı işlemleri için ticari vekil olarak atandığı ve bu vekaletnamede verilen yetkiler arasında şirket nam ve hesabına kambiyo senetlerinden olan bono düzenleme yetkisinin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda Hakkı Öksüz tarafından düzenlenen bonoların borçlu şirketi sorumlu kılmayacağı anlaşılmaktadır.
  • KEŞİDE YERİ UNSURU BULUNMAYAN BELGENİN BONO OLARAK KABUL EDİLMEYECEĞİ – KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ HACİZ YOLUYLA TAKİP YAPILAMADIĞI 

    Özet: Senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir. Ancak, aval verenin adresi düzenlenme yeri sayılamaz. Aval verenin adresinin senette yazılı olması bu eksikliği gidermez.Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanılarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.Takibe konu 03.04.2014 düzenleme tarihli, 03.05.2014 vade tarihli senette keşidecinin adresi olarak "... Mah. ... Sok. No: 25 ... ..." yazılı olduğu, bu durumda senette, İstanbul'un ilçesi olan ve idari birim olan ... ilçesinin gösterildiği, dolayısıyla anılan senette düzenleme yerinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan senedin kambiyo vasfı bulunduğundan, anılan senet yönünden de istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
  • ALACAKLININ BORÇLUYA İNTİKAL EDEN TAŞINMAZLARDAKİ BORÇLU HİSSESİNİN NE ŞEKİLDE YAPILACAĞINA İLİŞKİN İİK 121 VE 122 GEREĞİ SORULMASINI İSTEMESİ – İİK 121 UYGULANMADAN ELBİRLİĞİ HALİNDEKİ MALIN MİRASÇININ BORCUNDAN DOLAYI SATILAMAYACAĞI

    Özet: İİK 121 yola başvurulmadan terekedeki elbirliği halinde tasarruf edilen bir malın borçlu mirasçının borcundan dolayı satılması mümkün değildir. O halde mahkemece, alacaklının talebinin kabulü ile İİK 121/2'de öngörülen tedbirlere hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • İŞİN ESASINA GİRİLMEDEN İLAMSIZ İCRA TAKİBİNE KARŞI İCRA EMRİ ÇIKARILAMAYACAĞI – TAKİP TALEBİNE AYKIRI GÖNDERİLEN İCRA EMRİNİN SÜREYE TABİ OLMADAN ŞİKAYET YOLU İLE İPTAL EDİLEBİLECEĞİ

    Özet: Gönderilen icra emrine karşı borçlunun icra dairesinde itiraz ettiği takibin durdurulduğu, alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep ettiği anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilmeden ilamsız icra takibine karşı icra emri çıkarılamayacağı gerekçesi ile itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
  • İFLAS ERTELENMESİ DAVASINDAKİ TEDBİR KARARI KAPSAMINDA İPOTEK KONUSU TAŞINMAZIN SATIŞININ GERÇEKLEŞTİRİLEMEYECEĞİ

    Özet: İflas ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı kapsamında İİK 179/b gereğince, ipotek konusu taşınmazın satışı gerçekleştirilemeyeceğinden, bölge adliye mahkemesince, dosyada mübrez iflasın ertelenmesi ve ihtiyati tedbir kararları incelenerek ve ihale tarihinde borçlu şirket hakkındaki tedbirin devam edip etmediği tespit edilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
  • İCRA KEFALETİNİN GEÇERLİ OLDUĞU – İCRA EMRİNDE İSTENEN FAİZ VE FER’İLERİN İCRA KEFALETİNE UYGUN OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: İcra kefaleti geçerli olduğundan icra emrinde istenen faiz ve fer’ilerin icra kefaletine uygun olup olmadığı denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, şikayetin süreden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce maddi hataya dayalı olarak sehven kefalet tarihi 06.09.2015 olduğu tespit edilerek bozulduğu anlaşıldığından, önceki bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
  • İHTİYATİ TEDBİR KARARI – MENFİ TESPİT DAVASI AÇILMASI – İHTİYATİ TEDBİR KARARININ MENFİ TESPİT DAVASINDA HASIM GÖSTERİLMEMİŞ OLSA DAHİ TAKİP ALACAKLISINI BAĞLADIĞI

    Özet: Takibe konu çeklerin ibraz kaşelerinde, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir karar tarihi dışında ibraz tarihi bulunmadığının sabit olduğu gerekçesiyle, alacaklının TTK 796 ve 808. maddeleri gereğince müracaat hakkını kaybettiğine hükmolunduğu görülmektedir. 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası ile her ne kadar borçlu tarafından takip dayanağı çeklerin hamili Okçular Süt Mamülleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında menfi tespit davası açılmış ve takip alacaklısı bu davada hasım gösterilmemiş ise de, anılan mahkemenin kararı ile borçlunun ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek, Osmaniye 1. İcra Dairesi’nin 2014/4726 Esas sayılı takibinin durdurulmasına karar verilmiş olup, bu durumda durdurmaya ilişkin ihtiyati tedbir kararı, menfi tespit davasında hasım gösterilmemiş olsa dahi, takip alacaklısı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. yu da bağlar. Mahkemece, anılan tedbir kararı uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. 
  • AYRILIK KARARININ BULUNMASI DURUMUNDA BORÇLUNUN EŞİNE YAPILAN TEBLİGATIN USULSÜZ SAYILACAĞI – MAHKEMECE VERİLMİŞ BİR AYRILIK KARARININ BULUNUP BULUNMADIĞININ YETERİNCE ARAŞTIRILMAMIŞ OLMASI

    Özet: Borçlunun 103 davetiyesinin tebliğ tarihi itibariyle eşi ile ayrı yaşadığı hususunda mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, ayrılık kararının bulunması durumunda, borçlunun eşine yapılan tebligat usulsüz ve dolayısıyla borçlunun başvurusu süresinde olacağından, şikayete konu taşınmazın tapu kaydında bulunan ipoteğe ilişkin ipotek akit tablosunun onaylı ve okunaklı örneğinin ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek ve ayrıca ipoteğin mahiyeti ve veriliş nedeni, zorunlu ipotek olup olmadığı, zorunlu ipotek değil ise haciz tarihinden önce ipoteğe konu borcun tamamen ödenip ödenmediği ipotek alacaklısı bankadan sorulup tespit edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • BORÇLUNUN BONO KEŞİDE TARİHİNDE HUKUKİ İŞLEM YETENEĞİNİN BULUNUP BULUNMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Borçluların sunduğu ve ... İnönü Üniversitesi ... Tıp Merkezi’nden temin edilen çok sayıdaki rapor ve tedavi evrakından, muris keşideci ...’ın “Koah hastalığına bağlı rahatsızlıkları” olduğu görülmektedir. Ancak raporların içeriğine göre borçlunun, takibe konu senedin tanzim tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, borçlunun, takip dosyasına konu bononun keşide tarihi olan 04.05.2012 tarihinde, hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin tespitin yapılması amacıyla, borçlulara, murislerine ait varsa başkaca rapor, tedavi evrakı ve diğer belgeleri sunmaları için süre verilmesi, yine dosya arasında bulunan sağlık kurulu raporları ile varsa bu raporlara dayanak teşkil edecek belgeler getirtilerek, dosyanın kül halinde tam teşekküllü bir hastaneye veya Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek, muris ...'ın 04/05/2012 tarihi itibariyle hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • İFLAS ERTELEME DAVASINDA VERİLEN TEDBİR KARARI – İHALE KONUSU TAŞINMAZIN, HAKKINDA TEDBİR KARARI BULUNMAYAN BORÇLUYA AİT OLMASI – TAKİBİN, HAKKINDA TEDBİR KARARI BULUNAN ŞİRKETİN BORÇLARI İÇİN BAŞLATILMIŞ OLDUĞU VE BU AŞAMADA SATIŞIN GERÇEKLEŞTİRİLEMEYECEĞİ

    Özet: İflas ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı kapsamında İİK'nun 179/b maddesi gereğince, ipotek konusu taşınmazın satışı gerçekleştirilemeyeceğinden, dosyada mübrez iflasın ertelenmesi ve ihtiyati tedbir kararları incelenerek ve ihale tarihinde borçlu şirket hakkındaki tedbirin devam edip etmediği tespit edilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
  • TAKİBE İTİRAZ EDİLEN MİKTARIN AÇIKÇA GÖSTERİLMEMESİNE RAĞMEN TAKİBİN KISMEN DURDURULMASINA KARAR VERİLMESİ – İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE TAKİBİN KISMEN DURDURULMASI – İTİRAZIN İPTALİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Borçlu beyanda bulunularak talep edilen miktarda farklılıklar olduğu belirtilmiş ise de, itiraz edilen miktarın açıkça gösterilmediği, buna rağmen icra müdürlüğünce icra takibinin kısmen durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, İİK'nın 62/4. maddesi gereğince borçlu idare, itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermediğinden ve dolayısıyla itiraz etmemiş sayılacağından takip kesinleşmiştir. O halde, mahkemece, alacaklının şikayetinin kabulü ile icra müdürlüğünün kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • İFLAS ERTELENMESİ DAVASINDA İHTİYATİ TEDBİR KARARI DOĞRULTUSUNDA HACİZLERİN KALDIRILMASI İSTEMİ

    Özet: Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ihtiyati haciz kararı üzerine, icra müdürlüğünce tedbir kararından sonra borçlu şirketin mal varlığına ihtiyati haciz konulduğu ve icra takibine geçildiği, borçlu vekilinin talep dilekçesinde ibraz ettiği tedbir kararı doğrultusunda, icra müdürlüğünce takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına fakat ihtiyati hacizle konulan hacizlerin baki kalmasına karar verildiği anlaşımaktadır. Bu durumda, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin tedbir kararında; ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulamalarının da durdurulmasına karar verildiği ancak ihtiyati haciz kararı ve bu karar kapsamında ihtiyati hacizlerin uygulanmasının tedbir kararından sonraki tarihli olduğu değerlendirilerek, mahkemece; şikayetin kabulü ile müdürlük işleminin iptaline ve ihtiyati haciz kapsamında konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.