12. Daire

12. Daire

  • SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİNDE BELEDİYE ALEYHİNE YAPILAN YORUMU BEĞENEN ÇALIŞANIN SÖZLEŞMESİNİN YENİLENMEMESİ İŞLEMİNİN İPTALİ

    Özet: Tekniker kadrosunda sözleşmeli personel olarak işe alınan fakat trafik zabıtası olarak çalışan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesi işlemine karşı açtığı iptal davasında;  davacının görev yaptığı süre içerisinde göreviyle ilgili olarak yetersizliği veya başarısızlığına ilişkin somut hiç bir saptamada bulunulmadığı, dava konusu işlemin salt idareye tanınan takdir yetkisi kullanılmak suretiyle tesis edildiği, böylelikle davalı idarece davacının, bir sosyal paylaşım sitesinde belediye başkanlığı aleyhine yapılan olumsuz yorumları beğenme şeklindeki eylemi nedeniyle performansının 38 puan olarak değerlendirilmesi üzerine kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • DİSİPLİN CEZASI – FİİLİ TECAVÜZ – DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI – EYLEMLE CEZA ARASINDA DENGE BULUNMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Okul müdür yardımcısının, okul müdürüne tokat atıp tekmelemesi eylemine disiplin cezası verilmesini gerekir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile bu bağlamda "fiili tecavüz" olarak nitelendirilen itme eylemi arasında adil bir dengenin bulunmadığı açık olduğundan, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • GEÇİCİ PERSONEL – REFERANS NORM – DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA –  SÖZLEŞMENİN FESHİNE DAİR İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ

    Özet: Davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte, fiillerin yukarıda açıklandığı üzere "referans norm" olarak dikkate alınması gereken Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının ( E ) bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer almadığı anlaşıldığıdan, davacının "görevini sonlandıran" sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle de davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
  • MEMNU HAKLARIN İADESİ KARARI ALINSA DAHİ BAZI SUÇLARI İŞLEYENLERİN MEMUR OLAMAYACAĞI

    Özet: Hırsızlık suçundan 5 ay hapis cezası bulunan davacının, bu cezasının kesinleşerek tamamen infaz edildiği tarihten itibaren bu ceza nedeniyle mahrum kaldığı hak yoksunluklarının 5237 sayılı kanunun 53/2 maddesi uyarınca tekrardan kazanacağı kabul edilse de memuriyete alınmada genel koşulların öngörüldüğü 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesinde yer alan Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, anılan maddede sayılan suçlardan herhangi birinden mahkum olmamak gerektiği hükmü dikkate alındığında, davacının memuriyete alınmasına yönelik hak yoksunluğunun devam ettiğinin açık olduğu, memnu hakların iadesi kararı alınmasının da anılan maddede yer alan "Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ifadesi nedeniyle davacı lehine bir hak vermeyeceği ve davacının hukuki durumunda memuriyete atanmasına yönelik olumlu bir değişiklik yaratmayacağı hususları göz önüne alındığında; memuriyete engel mahkumiyetinin bulunduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca davacının hak yoksunluğunun devam etmesi nedeniyle memuriyete atanmasının mümkün bulunmadığı, memnu hakların iadesi kararı bulunmasının da bu durumu davacı lehine değiştirmediği, bu aşamada idarenin bir takdir yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından kararın onanması gerekmiştir.
  • ÖĞRETMENİN MAAŞININ EKSİK HESAPLANMASINA İLİŞKİN TALEBİ – ARALARINDA SEBEP SONUÇ İLİŞKİSİ OLAN İDARİ İŞLEMLERİN TEK BİR DİLEKÇE İLE DAVA KONUSU EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLDUĞU

    Özet: Davacının öğretmen olarak görev yapmakta iken 23.01.2011-01.07.2011 tarihleri arasında aylıksız izin kullandığı, 30.06.2011 tarihinde aldığı sağlık raporu nedeniyle aylıksız izninin bittiği tarihte görevine başlamadığı, hastalık izninin 28.07.2011 tarihli Valilik oluru ile resen aylıksız izne çevrildiği, hastalık izninin bitiminde göreve başladığı 11.07.2011 tarihinden itibaren hesaplanan aylığının kendisine ödenmesi üzerine 19.07.2011 tarihli dilekçesi ile aylıksız izninin bittiği tarihten itibaren aylığa hak kazandığını öne sürerek aylığının yeniden hesaplanmasını istediği, aylıksız izninin rapor süresi kadar uzatıldığı belirtilerek 28.07.2011 tarihli dava konusu işlemle bu başvurusunun reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının 2011 yılı Temmuz ayı maaşının eksik ödenmesi, raporlu olduğu süreyi kapsayacak şekilde ücretsiz izninin idarece resen uzatılmasına ilişkin işlemden kaynaklandığından dava konusu işlemler arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunduğu açıktır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca aralarında sebep-sonuç ilişkisi bulunan iki ayrı idari işlemin tek bir dilekçe ile dava konusu edilmesi mümkün olduğu halde aksi bir yaklaşımla dava dilekçesinin reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilmelidir.
  • BİLGİSAYAR PROGRAMCILIĞI MEZUNUNUN ÖĞRETMENLİĞE ATANAMAYACAĞI -YÜKSEK ÖĞRENİM PROGRAMLARINDAN BİRİNDEN MEZUN OLMANIN GEREKTİĞİ

    Özet: Ön lisans düzeyinde Bilgisayar Programcılığı mezunu olan davacının, mezun olduğu bölümün, 119 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı'nın ek çizelgesine göre öğretmenliğe atanabilecek yüksek öğrenim programları arasında bulunmadığı, gerekli genel kültür, özel alan ve pedagojik formasyonu almadığı, puan üstünlüğüne göre atamaların gerçekleştirilmesi için gerekli olan KPSS 10 puan türünün bulunmadığı hususları göz önüne alındığında; davacının 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak atanması istemiyle 24.04.2008 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır ve yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
  • HALK BANKASI A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDE GÖREV YAPACAK GÜVENLİK GÖREVLİSİNİN KADIN OLABİLECEĞİ – KADIN ADAYLAR İÇİN HERHANGİ BİR ŞART ARANMADIĞI – İLGİLİ KILAVUZ UYARINCA KADINLARIN GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLAMAYACAĞINA İLİŞKİN BİLGİNİN YER ALMADIĞI

    Özet:Devlet Personel Başkanlığı'nca duyurulan Devlet Memurluğu Sınavında Başarılı Olanların Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atanabilecekleri Kadro ve Pozisyonlar ile Aranacak Nitelikler Kılavuzu'nda, T. Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün Ankara iline koruma ve güvenlik görevlisi olarak atanacaklar için, "Erkek adayların askerliğini yapmış olmak" şartının yer aldığı, bu ilan kitapçığına göre tercihte bulunan bayan adaylar için ise herhangi bir kısıtlama getirilmediği anlaşıldığından; bayan olan davacının, "Erkek olmak" ve "Askerliğini komando olarak tam yapmış olmak" şartını taşımadığından bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına ilişkin mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
  • AYLIKTAN KESME CEZASI – TEKERRÜR ŞARTLARI – DİSİPLİN CEZASI

    Özet: Olayda, davacının dava konusu işlemden önce üç kez kınama cezası ile cezalandırıldığı, bunlardan birinin 657 sayılı Yasanın 125/C-a maddesine bir alt ceza uygulanmak suretiyle verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ancak davacının bu ceza dışında 657 sayılı Yasanın 125/B-a ve 125/B-b maddeleri uyarınca verilmiş iki cezasının daha bulunduğu, dava konusu işleme konu eyleminin de yine aynı yasanın 125/B-a maddesine göre kınama cezasını gerektirdiği görülmüş olup, dava konusu disiplin cezası işlemi, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların oluştuğu açıktır. dava konusu işlemde tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından hukuka aykırılık bulunmadığından İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken işlemin usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • BELEDİYE SÖZLEŞMELİ PERSONELİ – HİZMET SÖZLEŞMESİNİN UZATILMAMASI – , SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİNDE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ALEYHİNE YAPILAN OLUMSUZ YORUMLARI BEĞENME

    Özet: Davacının görev yaptığı süre içerisinde göreviyle ilgili olarak yetersizliği veya başarısızlığına ilişkin somut bir saptamada bulunulmadan; bir sosyal paylaşım sitesinde belediye başkanlığı aleyhine yapılan olumsuz yorumları beğenme şeklindeki eylemi nedeniyle, performansının 38 puan olarak değerlendirilmesi üzerine, hizmet sözleşmesinin uzatılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
  • AVUKATLIKTAN İDARİ YARGI HAKİMLİĞİNE GEÇME SINAV İLANININ VE SINAVIN İPTALİ – SINAV İLANININ İDARİ İŞLEM OLMASI – GÖREVLİ MAHKEMENİN İDARE MAHKEMESİ OLMASI

    Özet: Adalet Bakanlığı'nın 07.08.2014 tarihli "Avukatlık Mesleğinden İdari Yargı Hakim Adaylığına Geçmek İsteyenler İçin Yapılacak Yazılı Sınav İlanı"; sınava ilişkin genel düzenleyici bir işlem değildir, sınav ilanının Adalet Bakanlığı'nın internet sitesinden ilgililere "duyurulması"na ilişkin bir idari işlemdir. İptale ilişkin davanın 2575 sayılı Kanun’un 24/1-c maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar arasında yer almaması nedeniyle, görevli mahkeme; genel görevli idari yargı mercii olan Ankara İdare Mahkemesi'dir.
  • SORUŞTURMA GÖREVİ OLMADAN İŞLEM YAPARAK CEZA VERİLMESİ

    Özet: Ceza vermeye yetkili amirin önce delilleri toplayarak dosya oluşturması, memurun savunmasını alması, ardından da topladığı delilleri kendisinin değerlendirerek cezayı vermesinin tarafsızlık ilkesini zedelediği gibi hukukun temel prensiplerine de aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından davacı hakkında tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali hukuka uygundur.
  • DİSİPLİN CEZALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ – DİSİPLİN CEZALARNA İTİRAZ – İTİRAZA CEVAP VERİLMEMESİ

    Özet: Davacının, disiplin cezasına karşı süresi içinde itirazda bulunması üzerine, 7 günlük itiraz süresinin dolduğu tarih olan 07.11.2012 tarihinden itibaren 60 günlük süre içinde  idare tarafından cevap verilmemesi üzerine oluşan zımni ret işleminden itibaren 60 gün içinde ve en son 07.03.2013 tarihinde dava açması gerekirken, 04.03.2013 tarihinde idare mahkemesi kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. 
  • KAMU GÖREVLİLERİNİN YILLIK İZİN KULLANMASI – YILLIK İZİN KULLANDIRMAYAN AMİR – MANEVİ TAZMİNAT

    Özet: Davacının hakkı olan yıllık izni, onay makamı gerekçe göstermeden kullandırtmamıştır ve davacının bu sebeple duyduğu elem ve üzüntüden kaynaklı zarara uğramıştır. Bunun sonucunda manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Hükmedilen tazminatı ödeyecek olan idarenin, olayda kişisel kusuru ve sorumluluğu saptanacak kamu görevlisine yasal yollar çerçevesinde rücu etmesinin, Anayasadan kaynaklan bir zorunluluk tur.
  • KAMU GÖREVLİSİNİN EŞCİNSEL OLMASI NEDENİYLE MESLEKTEN ÇIKARILAMAYACAĞI

    Özet:  Davacının mahremiyet alanı içerisinde rızasıyla eşcinsel ilişkiye girmesinden ibaret olan fiilinin, 657 sayılı yasanın 124/2. maddesi uyarınca Memur Disiplin Hukukunu ilgilendiren bir yönünün bulunmadığı ve disiplin suçu oluşturmadığı, söz konusu fiilin bir disiplin suçu olarak değerlendirilerek davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının özel hayata saygı hakkının ihlalidir. Dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Eşcinsel öğretmenin meslekten bu nedenle atılması hukuka aykırıdır.
  • KPSS SINAVININ GEÇERSİZ SAYILMASI – ZİHİNSEL ENGELLİ KİŞİNİN KPSS SINAV KURALLARINA UYMADIĞI GEREKÇESİYLE SINAVININ İPTALİ

    Özet: Zihinsel engelli kişi KPSS'ye girdikten sonra, sınav kurallarına uymadığından bahisle sınavı geçersiz sayılmıştır. Yazıyla davacıya bildirilmesi üzerine anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazminine ilişkin dava açılmıştır. Sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • SÖZLEŞMELİ STATÜDE ÇALIŞANLARIN SÖZLEŞMELERİNİN GEÇERLİ SEBEP GÖSTERİLMEKSİZİN FESHEDİLEMEYECEĞİ

    Özet: Davacının, siyasi nedenlerle yeni yönetimi benimseyemediği, emir ve kurallara uymakta zorlandığı, bu şekilde belediye içindeki çalışma düzeninin bozulduğundan bahisle idareye tanınan takdir hakkı kullanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de davalı idarece hiçbir somut gerekçe ileri sürülmeksizin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği açık olan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • FİİLİ AF KAPSAMINA GİREN KİŞİNİN YENİDEN ATANMA BAŞVURUSUNUN AÇIKTAN ATAMA TALEBİ NİTELİĞİNDE OLMASI

    Özet: Fiili 5525 sayılı Af Yasası kapsamında kalan ve disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davada karar düzeltme aşamasında 5525 sayılı Yasa uyarınca karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen davacının yeniden göreve atanma istemiyle yaptığı başvurunun açıktan atama koşulları içerisinde, kadro ve ihtiyaç durumu ile hizmet gerekleri gözetilerek değerlendirilmesi ve buna göre bir işlem tesis edilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
  • POLİSİN KASTEN ADAM YARALAMASI – KALABALIK YERDE GEREKSİZ YERE KULLANMA – MESLEKTEN İHRAÇ

    Özet: Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünde kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmayan davacı fiili meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiç bir neden yokken silah atmak suçunu oluşturmuştur. Anılan tüzüğün 8. maddesinin 23. fıkrası uyarınca da "meslekten çıkarma cezasını" gerektirdiğinden, dava konusu işlemde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.
  • EMEKLİLERİN YENİDEN ATANMASI – KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞANLARIN YENİDEN ATANMASININ İSTİSNALARI

    Özet: Emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların kurum ve kuruluşların kadrolarına açıktan atanamayacağı emredici bir hükümdür. Fakat bazı görevlere açıktan atamalarda istisna vardır.Bu duruma göre emekli aylığı almakta olan davacının emekli olmadan önceki tapu sicil müdürlüğü görevine atanması mümkün bulunmamaktadır. Davacının yeniden atama istemi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu yolundaki gerekçesinde isabet bulunmamakta ise de; karar sonucu itibariyle yerindedir.