10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi

  • BAĞKUR SİGORTALILIĞI VE YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANILDIĞININ TESPİTİ İSTEMİ – DAVACININ BAŞVURUSUNUN SAĞLANMASI – GECİKME CEZALARININ ÖDENMİŞ OLMASI ŞARTININ YERİNE GETİRİP GETİRMEDİĞİNİN TESPİTİ

    Özet: Mahkemece öncelikle, sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp-yararlandırılmayacağı, yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacıya verilecek mehille kuruma başvurusu sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır. Şayet sigortalı anılan yasal düzenlemeden kurumca yararlandırılmaz ise, bu halde 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartının yerine getirip getirmediğinin, sigortalılığının kabulü durumunda prim borcunun bulunup bulunmadığı davalı Kurumdan sorularak, önceki bozma kapsamında vergi ve oda kayıtları nazara alınarak sigortalılığın başladığı tarihteki mevzuat ve sigortalılık şartları ile davacının istemi de nazara alınarak sigortalılık süresi yeniden belirlenerek karar verilmelidir.
  • İTİBARİ HİZMET SÜRESİNİN SİGORTALILIK SÜRELERİNE EKLENMESİ GEREKTİĞİNİN TESPİTİ İSTEMİNDE İZLENMESİ GEREKEN YÖNTEM

    Özet: Mahkemece, 28.03.2007 – 30.09.2008 tarihleri arasında davacının, çalıştığı birim ile yaptığı iş, işverenden davacının işyeri şahsi dosyası da celbedilerek tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeli; davacının çalışmasına konu davalı işverenin işyeri ile ilgili denetimlerin yapıldığı müfettiş raporları araştırılıp celbedilmeli; işyerinin bölümleri, nitelikleri ve buralardaki çalışma süreleri somutlaştırılmalı; işyerinde keşif yapılamaması sebebiyle eldeki dava dosyası ile emsal nitelikte olduğu belirtilen Diyarbakır 1. İş Mahkemesi dosyaları celbedilmeli; işlenilen tütün miktarı, işleme esnasında kullanılan kimyasal maddeler ve kimyasal maddelerin kullanılma dönemleri işverenden sorulup, kullanılan maddelerin insan sağlığına etkileri ve gaz maskesi ile korunmanın şart olup olmadığı hususlarını da değerlendiren bilirkişi kurulundan davacının talebe konu dönem yönünden çalıştığı birim, yaptığı iş somutlaştırılmak ve davacı yönünden bireyselleştirilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor alınmalı; alınan rapor ve emsal dosyalarda alınan raporlar mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davacının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5. maddesinin IV. bendin (1.2.3.4.) alt bentlerinde belirtilen işleri yaparken fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenerek karar verilmelidir.
  • MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANININ %60’IN ALTINDA KALMASI – 60 YAŞ SONRASI YÖNÜNDEN PASİF DÖNEM ZARAR HESABI YAPILMAMASI GEREKTİĞİ – TOPLAM KUSUR ORANINA GÖRE İŞVERENİN SORUMLULUĞUNUN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Meslekte kazanma gücü kaybı oranının %60’ın altında kaldığı durumlarda, emsallerine göre sigortalının daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, 60 yaş sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılmamalıdır.  Uzman bilirkişi tarafından yöntemince rapor düzenlenerek sigortalının gerçek zararı hesaplanmalı, bu miktar gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp davalının toplam kusur oranına göre davalı işverenin sorumluluğu belirlenmelidir.
  • İTİBARİ HİZMET SÜRESİNİN SİGORTALILIK SÜRELERİNE EKLENMESİ GEREKTİĞİNİN TESPİTİ İSTEMİ

    Özet: Mahkemece, 28.03.2007 – 30.09.2008 tarihleri arasında davacının, çalıştığı birim ile yaptığı iş (üretim, bakım, aşçı, teknik eleman, güvenlik görevlisi, vs.), işverenden davacının işyeri şahsi dosyası da celbedilerek tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeli; davacının çalışmasına konu davalı işverenin işyeri ile ilgili denetimlerin yapıldığı müfettiş raporları araştırılıp celbedilmeli; işyerinin bölümleri, nitelikleri ve buralardaki çalışma süreleri somutlaştırılmalı; işyerinde keşif yapılamaması sebebiyle eldeki dava dosyası ile emsal nitelikte olduğu belirtilen Diyarbakır 1. İş Mahkemesi dosyaları celbedilmeli; işlenilen tütün miktarı, işleme esnasında kullanılan kimyasal maddeler ve kimyasal maddelerin kullanılma dönemleri işverenden sorulup, kullanılan maddelerin insan sağlığına etkileri ve gaz maskesi ile korunmanın şart olup olmadığı hususlarını da değerlendiren bilirkişi kurulundan davacının talebe konu dönem yönünden çalıştığı birim, yaptığı iş somutlaştırılmak ve davacı yönünden bireyselleştirilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor alınmalı; alınan rapor ve emsal dosyalarda alınan raporlar mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davacının 506 sayılı Yasa’nın Ek 5. maddesinin IV. bendin (1.2.3.4.) alt bentlerinde belirtilen işleri yaparken fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenerek karar verilmelidir.
  • DAVACININ ÇALIŞMALARININ GAZETECİLİK MESLEĞİ KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞI – BORDRO TANIKLARININ DİNLENMESİ GEREKTİĞİ – İŞYERİ ŞAHSİ DOSYASININ CELP EDİLMESİ GEREKTİĞİ – YAPILAN İŞİN 5953 SAYILI KANUN KAPSAMINDA FİKİR VE SANAT İŞİ NİTELİĞİNDE OLUP OLMADIĞI

    Özet: Uyuşmazlık, itibari hizmet süresinin tespit istemine ilişkindir. Davacının, davalı işyerlerindeki çalışmalarının gazetecilik mesleği kapsamında olup olmadığının tespiti için çalışmalarının geçtiği işyerlerinin dönem bordrolarında çalışmaları olan bordro tanıkları dinlenmeli, davacının işyeri şahsi dosyası celbedilmeli, davacının isteme konu dönemde yaptığı iş yeterince araştırılmalı, davacının ihtilaf konusu dönemde yaptığı işin niteliği tereddütsüz olarak belirlenmeli, gerektiğinde yapılan işin 5953 sayılı Kanun kapsamında fikir ve sanat işi niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi için iletişim fakültelerinde görevli bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor alınarak, varılacak sonuca göre, 506 sayılı Kanunun Ek 5 maddesi irdelenerek karar verilmelidir.
  • KAZAYA KONU ARACI İŞLETENİN KİM OLDUĞUNUN TAM OLARAK ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ – ARAÇ İŞLETENE İZAFE EDİLEN KUSUR ORANLARININ KENDİ KUSURU MU YOKSA OLAYA ETKİ EDEN KUSUR MU OLDUĞUNUN TARTIŞILMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Araç işletenin kusursuz sorumluluğunun bulunmaması karşısında, mevcut dosya içinde öncelikle kazaya konu aracı işletenin kim olduğu tam olarak araştırılmadan ve araç işletene izafe edilen kusur oranlarının kendi kusuru mu yoksa olaya etki eden kusur mu olduğu tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Bu sebeplerle, belirtilen esaslar gözetilerek usulüne uygun bir kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece; bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulması isabetsizdir.
  • SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNİN 3201 SAYILI KANUN M. 5’E GÖRE TÜRKİYE’DEKİ SİGORTA BAŞLANGIÇ TARİHİNDEN BORÇLANILAN SÜRE KADAR GERİYE GİDİLMEK SURETİYLE BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık, Danimarka Emeklilik Sigorta Rejimine giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemine ilişkindir. İlgili düzenleme sigortalı sürelerin aylığa yetmemesi durumunda ikamet sürelerinin de sigortalı sürelerle çakışmaması koşuluyla aylıkta nazara alınabileceğine ilişkin bir düzenleme olup, Türkiye Cumhuriyeti ile Danimarka Krallığı arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesi'nde, Danimarka ülkesinde çalışmaya başlanılan veya Danimarka Emeklilik Sigorta Rejimine tabi olunan ilk tarihin Türkiye'de sigorta sigorta başlangıcı sayılması gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle; davacının sigorta başlangıç tarihinin 3201 sayılı Kanun'un 5'inci maddesine göre Türkiye'deki sigorta başlangıç tarihinden borçlanılan süre kadar geriye gidilmek suretiyle belirlenmesi gereği nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.
  • SİGORTALI HİZMET TESPİTİ İSTEMİNE İLİŞKİN DAVALARIN KAMU DÜZENİNDEN OLDUĞU – GERÇEĞE AYKIRI SİGORTALILIK SÜRESİ EDİNME DURUMLARININ ÖNLENMESİ İÇİN MAHKEMENİN GEREKTİĞİNDE  RE’SEN ARAŞTIRMA YAPARAK KANIT TOPLAMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık incelendiğinde; davacının, 01.08.2000 tarihinden 30.08.2013 tarihine kadar davalıya ait fırın işyerinde çalıştığı, bildirilmeyen 01.08.2000-06.03.2010 tarihleri arası hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini istediği, Mahkemece, kararında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edildiği görülmüştür.Mahkemece, vergi kaydı olan davacının bağkur sigortalılık durumunun araştırılmadığı, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm bordro tanıkları resen belirlenerek dinlenilmediği, eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
  • VEFAT EDEN SİGORTALININ DAVALI YANINDA ÇALIŞMASINA İLİŞKİN KURUMA ZAMANINDA VERİLMİŞ İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİNİN VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI – İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERLİ GELİR MİKTARININ KURUMDAN SORULMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalarak vefat eden sigortalının, hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunu’nun 9, 10 ve 26. maddeleridir. Mahkemece, vefat eden sigortalının davalı yanında çalışmasına ilişkin, davacı Kuruma zamanında verilmiş bir işe giriş bildirgesinin varlığının araştırılması ve bunun için de sigortalının kurumdaki tahsis ve sigortalılık şahsi dosyası da getirtilmek suretiyle sigortalı adına davalı işverenden herhangi bir işe giriş bildirgesinin verilip verilmediğine bakılarak 506 sayılı Kanun'un 9. ve 10. madde şartlarının davaya konu olayda gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmeden karar verilmiştir 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi uygulamasına göre ilk peşin sermaye değerli gelir miktarı Kurumdan sorulup belirlenmesi gerekir.
  • SGK TARAFINDAN GÖNDERİLEN ÖDEME EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ – KURUM ALACAKLARININ TAHSİLİNDE İŞ MAHKEMESİNİN KESİN YETKİLİ MAHKEME OLDUĞU 

    Özet: Mevzuat hükümleri çerçevesinde; “sosyal güvenlik il müdürlükleri” ile “sosyal güvenlik merkezlerinin" takip işlemlerinde yetkili olduğu görülmekte olup, bu yönde davaya konu 6183 sayılı Kanunun uygulanması nedeniyle ödeme emirlerinin gönderilmesi işleminin ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapılması nedeniyle, bu merkezin bulunduğu yer iş mahkemesi olan ... İş Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu gözetilmeksizin, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
  • ÖLEN KOCASINDAN DOLAYI ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANAN DAVACININ BABASINDAN DOLAYI DA YETİM AYLIĞI BAĞLANMASI TALEBİ – 506 SAYILI KANUNA GÖRE EVLİLİĞİN SON BULMASI İLE KOCASINDAN DA AYLIK ALMAYA HAK KAZANAN KİMSEYE BU AYLIKLARDAN FAZLA OLANIN ÖDENECEĞİ

    Özet:  Dava konusu uyuşmazlık, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 13.02.2008 tarihinde vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığı ile birlikte ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı iken 11.02.1995 tarihinde vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigortalının ölümü ile sağ kalan hak sahibi aile bireylerinin gelir kaybına uğrayacakları, sigortalının sağlığındaki desteğinden mahrum kalacaklarından, ölüm sigortası ile risk altında olan hak sahiplerinin sosyal güvenlik hakları koruma altına alınmıştır.Sonuç olarak, 02.07.1973 tarihinde 1753 sayılı Kanun ile getirilen 506 sayılı Kanunun 68. maddesinde düzenlenen “evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir” hükmü aynı kanunun geçici 91. maddesi ile yürürlükten kalkmamış olup uygulanmaya devam etmiştir. 02.07.1973 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla hem eşten hem de ana/babadan gelir veya aylığın ikisi bir arada alınamayacak ve hak sahibi aksini talep etmediği sürece bu ölüm aylıklarından fazla olanı ödenecektir. Kaldı ki 5510 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında kazanılmış haktan da söz etmek mümkün değildir.
  • UZUN VADELİ SİGORTA KOLLARINDAN ALMAN RANT SİGORTASINA GİRİŞ NİTELİĞİNDE SİGORTALILIK GİRİŞİ OLMASI VE TÜRKİYE’DE SİGORTA BAŞLANGICI İÇİN 18 YAŞ ŞARTININ ARANDIĞI

    Özet: Alman Sigorta Kurumu'na ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 11.3.1988 tarihini de içeren 11.3.1987-28.2.1990 tarihleri arası dönemde “Scbulausbildung (Okul Eğitimi)” olarak adlandırılan sürenin, Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık girişi olması ve Türkiye'de sigorta başlangıcı için 18 yaş şartının gözetilerek varılacak sonuca karar verilmelidir. 
  • HESAP BİLİRKİŞİSİ TARAFINDAN SİGORTALININ GERÇEK ZARARI HESAPLANMALI VE GELİRİN BAŞLADIĞI TARİHTEKİ İLK PEŞİN SERMAYE DEĞERİ İLE KARŞILAŞTIRILIP AZ OLAN TUTARIN HÜKME ESAS ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) %60’ın altında kaldığı durumlarda, emsallerine göre sigortalının daha fazla efor harcamak suretiyle de olsa çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması olası bulunduğundan, 60 yaş sonrası yönünden pasif dönem zarar hesabı yapılmamalıdır. Hesap bilirkişisi tarafından yöntemince rapor düzenlenerek sigortalının gerçek zararı hesaplanmalı ve bu miktar gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp düşük (az) olan tutar hükme esas alınmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu gerçek zarar hesaplanmaksızın ilk peşin sermaye değerine göre karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
  • KAZANIN 506 YASA M. 11 KAPSAMINDA İŞ KAZASI OLUP OLMADIĞININ NİTELENDİRİLMESİ İÇİN TESPİT DAVASI AÇMAK ÜZERE DAVALI VEKİLİNE SÜRE VERİLMESİ GEREKTİĞİ 

    Özet: Uyuşmazlık; rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekilinin olayın iş kazası olmadığına ve yasal dayanağının bulunmadığına yönelik savunması nazara alınarak, meydana gelen kazanın 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında iş kazası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği hususunun tespitine yönelik sigortalı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hasım olduğu bir tespit davası açmak üzere davalı vekiline süre verilerek davalı vekilinin açacağı davanın sonucuna göre mahkemece bir karar verilmelidir.
  • RADRASYON GÜVENLİĞİ YÖNETMELİĞİ – UZMAN TIP DOKTORU, KİMYA, FİZİK VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARINDAN OLUŞACAK BİLİRKİŞİ KURULU TARAFINDAN MAHALLİNDE KEŞİF YAPILMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; işveren yanından geçen çalışmalar yönünden fiili hizmet süresi zammının tespiti istemin ilişkindir. Mahkemece, Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği hükümleri esas alınarak uzman tıp doktoru, kimya, fizik ve iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak davacı işçinin işyerinde çalıştığı birim / birimler ve yaptığı işin niteliği, konusu ile işyerindeki incelemeden elde edilen bulgular somut verilere dayalı olarak belirlenmeli ve davacının, maruz kaldığı radyasyonun normal sınırların üstünde olup olmadığı sonuca göre de, 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinin (11) numaralı sırasında düzenlenen kapsamdaki iş/işyerlerinden ve sigortalılardan olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturuldMALI, 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde, belirtilen işyerlerinde ve işlerde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayılarının, fiili hizmet süresi zammı olarak ekleneceği, 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirleneceği değerlendirilmelidir. 
  • 5434 SAYILI KANUNA GÖRE EMEKLİ AYLIĞI ALMAKTA OLANLARIN SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN TESİS EDECEĞİ İŞLEM VE MUAMELELERE İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLARDA İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞU 

    Özet:  Dava, davacıya 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli ikramiyesinin ödenmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
  • İŞ KAZASININ TESPİTİ İSTEMİ – İŞVERENLİK SIFATI KONUSUNDA YETERLİ ARAŞTIRMA YAPILMADAN HÜKÜM KURULMASI – HMK 124 UYARINCA DÜRÜSTLÜK KURALINA AYKIRI OLMAYAN TARAF DEĞİŞİKLİĞİ

    Özet: Çalışma olgusu ve işverenlik sıfatı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde araştırılarak, kazanın olduğu tarihte davacının hangi işveren yada işverenler nezdinde çalıştığı belirlenmeli, husumetin de ilgili işveren veya işverenlere yöneltilmesi sağlanmalı, davalı işveren veya işverenler dışında başka bir işveren yanında çalıştığı tespit edilirse, HMK'nın 124. maddesinin 3. fıkrası ''maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilir.'' uyarınca, tespit edilen işverene yöntemince husumet yöneltilmeli, işverenlik sıfatı bulunmayana karşı husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeli böylece mevcut çelişki açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmelidir. 
  • YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ AYLIK BAĞLANABİLMESİ İÇİN YURTDIŞINDAKİ ÇALIŞMA VEYA ÇALIŞMAYA DAYALI YARDIM İLİŞKİSİNİ SONA ERMİŞ OLMASI GEREKTİĞİ – YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ  AYLIK BAĞLANABİLMESİ İÇİN KESİN DÖNÜŞ YAPMIŞ OLMASI GEREKTİĞİ

    Özet: 3201 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurtdışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona ermesi gerekmekte olup; Mahkemece, 14.07.2017 tarihli Yurtdışı Çalışma belgesinde (01.04.1999-31.12.2016) tarihleri arası 19 ay çalıştığı gözetilerek, tahsis talep tarihi olan 03.06.2014 tarihi ve sonrası süre yönünden davacı için kesin dönüş şartının belirlenmesiyle ilgili olarak yurtdışından aylık alıp-almadığı veya yurtdışında çalışıp-çalışmadığı veyahut da çalışmaya dayalı olarak yardım alıp-almadığı resmi belgeler, 01.04.1999-31.12.2016 tarihleri arası hangi dönemlerde çalıştığının açık olarak belirtildiği yeni tarihli TR-4 belgesi vs. ile kesin dönüş şartı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
  • ALMAN RANT SİGORTASINA GİRİŞ TARİHİNİN TÜRKİYE’DE SİGORTA BAŞLANGICI OLARAK TESPİTİ İSTEMİ – ALMANYA SOSYAL KANUNU MADDE 54 VE MADDE 58 

    Özet: Dava dosyası içerisinde yer alan Alman sigorta kurumuna ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 12.05.1984 tarihini de içeren 12.5.1984-11.07.1986 tarihleri arası dönemde “Scbulausbildung (Okul Eğitimi)” olarak adlandırılan sürenin,  Almanya Federal Cumhuriyeti Sosyal Yasa (SGB) VI.Kitab’ın (Alman Sosyal Kanunu) konuya ilişkin Yasal aylık sürelerini düzenleyen 54. ve 58. maddeleri kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık girişi olması ve Türkiye'de sigorta başlangıcı için 18 yaş şartının gözetilerek varılacak sonuca karar verilmelidir. 
  • İŞ KAZASI NEDENİYLE KURUMUN UĞRADIĞI ZARARIN RÜCUEN TAZMİNİ – USULÜ KAZANILMIŞ HAKKIN KENDİLİĞİNDEN DİKKATE ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Mahkemece davanın kabulü ile, 31.668,00 TL'nin tahsis onay tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı kurum, davalı ... ve İçişleri Bakanlığı vekillerinin temyiz talebi üzerine, Dairemizce, anılan kararın bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi sonucu, ilk kararı temyiz etmeyen davalı .... yönünden davacı Kurum lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır. Olayda, usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık anılan davalı yönünden ret kararı verilmesi olanaklı değildir. Bu ilke, kamu düzeni ile ilgili olup Yargıtay’ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece, ilk kararı temyiz etmeyen sigorta şirketi yönünden usuli kazanılmış hak gözetilerek hakkında hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.