1. Hukuk Dairesi

1. Hukuk Dairesi

  • VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI TAPU İPTAL-TESCİL VE OLMAZSA ALACAK İSTEMİ

    Özet: Davacının ... olan vekil ...'nın vekalet görevini kötüye kullandığı, vekil ... ile gayrıresmi şekilde birlikte yaşayan davalı ...'nın da onunla el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacının davaya konu ettiği vekaletnamesi ile 60 no'lu meskenin önce davalı ...'ya, ondan da dava dışı üçüncü kişiye kayden devredilmesi, tapu iptal-tescil isteğinin yöneltildiği 9 no'lu meskenin de davalı ... tarafından dava dışı üçüncü kişiden satın alınmış olması karşısında, tapu iptal-tescil isteği bakımından illiyet bağı ortadan kalktığından anılan isteğin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, dava ve temyiz dilekçelerinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; davacı tarafın tazminat isteğinin 188 parsel sayıl taşınmazdaki 60 no'lu ...'ye yönelik olduğu, davacı vekilinin son duruşmadaki beyanının açıklanan iradeyi değiştirecek nitelikte bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının tazminat isteğinin kabul edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
  • KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ – KISMİ SÜRELİ ÇALIŞMA KAVRAMI GÖZ ÖNÜNE ALINARAK SİGORTALILIK SÜRELERİ VE PRİM TAHAKKUKU İLE GECİKME ZAMMININ BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Tutanak ile tespiti yapılan kişilerle davacı arasında hizmet akdinin mevcut olduğu sabit ise de bu kişilerin haftanın tamamında değil, belirli günlerinde tam gün veya haftanın her günü belirli bir süre veya haftada bir ya da birkaç gün içinde belirli bir süre çalışmaları mümkün bulunduğundan, sigortasız çalıştığı tespit edilen kişilerin prim tahakkukuna konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabilecekleri, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık geldiği hususu saptanarak, gerektiği takdirde kısmi süreli çalışma kavramı göz önüne alınarak sigortalılık süreleri ve bunlara karşılık gelecek prim tahakkuku ile gecikme zammı belirlenmelidir. 7143 sayılı Kanun ile birlikte Kurum alacaklarının yapılandırılması imkânı tanındığından, davacının bu olanaktan yararlanıp yararlanmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu değişik gerekçe ve nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ – TAŞINMAZIN, ÜÇÜNCÜ KİŞİYE DEVREDİLMİŞ OLMASI – HMK UYARINCA DAVACININ SEÇİMLİK HAKKI BULUNDUĞU

    Özet: HMK'nın 125/1. maddesi; dava açıldıktan sonra davalı, dava konusunu bir başkasına temlik ettiği takdirde; davacı taraf seçim hakkını kullanarak, dilerse temlik eden ile olan davasından vazgeçerek davaya devralan kişiye karşı devam edebileceği, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceği hükmünü içermektedir. Bu durum kendiliğinden gözetilmesi zorunlu bulunan usul kuralı olup, mahkemece davacı yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır. Somut olayda; mahkemece bu usul kuralının işletildiği ve davacı tarafa seçimlik hakkını kullanması için süre verildiği, ne var ki eldeki davada davacının seçimlik hakkını kullanmaksızın, çekişmeli bağımsız bölümün son kayıt maliklerini ve başka kişileri de hasım göstererek, tapu iptali ve tescili istemiyle davalarını açtığı, anılan davaların birleştirilerek yargılamanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası üzerinden yürütüldüğü, mahkemece yetkisizlik kararı verildiği, kararın kesinleştiği görülmektedir. O halde; davalının ayrı bir dava ile son kayıt maliklerini hasım göstererek tapu iptali ve tescil istekli dava açtığı ve bu dava sonucunda verilecek hükmün eldeki davanın sonucunu etkileyeceği tartışmasızdır. Hâl böyle olunca; eldeki dava ile ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil istekli dosyanın birleştirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
  • KAYITSIZ, ŞARTSIZ VE MÜKELLEFİYETSİZ BAĞIŞ – TAŞINMAZ SANTRAL BİNASI YAPILMAK KOŞULUYLA DEVREDİLDİĞİNDEN İŞİN ESASI HAKKINDA DEĞERLENDİRİLME YAPILMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu 322 ada 3 parsel sayılı taşınmazın "16.02.1989-ifraz" suretiyle ... adına tescil edilip aynı resmi akitte ... Belediyesi'ne "bağış" yoluyla devredildiği; bu kez ... Belediyesi'nin anılan taşınmazı resmi akitte ...'na "satış" yoluyla devrettiği; davacı ...'nın da, taşınmazı aynı tarih (21.09.1996) ve takip eden yevmiye sayılı resmi akitte "kayıtsız, şartsız ve mükellefiyetsiz bağış" suretiyle davalı ... Telekominikasyon A.Ş'ye temlik ettiği görülmektedir. Diğer taraftan; davacı ile davalı arasında düzenlenen protokol, davalının ... Belediyesi'ne gönderdiği yazı ve Belediye ile Ticaret Borsası meclis kararları tüm dosya içeriğiyle birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın ... ve santral binası yapılmak koşuluyla davacı tarafından davalıya devredildiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır. İşin esası hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekir.
  • DAVALILARIN VE İLK EL DURUMUNDAKİ KİŞİNİN EL VE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE DAVACIYI ZARARLANDIRDIKLARI SONUCUNA VARILDIĞI – SON MALİKİN İYİNİYETLİ OLMADIĞI

    Özet: Davalı ..., dava konusu taşınmazı gerçek piyasa değeri üzerinden bedeli karşılığında devraldığı savunmasında bulunmuş, davalı ... tanıkları ise davalının çekişmeli taşınmazı 55.000-TL bedel karşılığında temlik aldığını beyan etmiş olup taşınmazın Esen’e devredildiği 04.04.2005 tarihindeki gerçek değerinin 82.000-TL olduğu, öte yandan; taşınmaz davalı ...’e 04.04.2005 tarihinde devredilmiş olmasına rağmen davacı ... ve davalı vekil Emin’in ortak banka hesabına davalı ...’nin 17.1.2004 tarihinden 17.8.2007 tarihine kadar dava konusu taşınmazın kira bedelini gönderdiği, davalı ...’nin de savunmasında taşınmazın 2005 yılında el değiştirmiş olduğunu bilmediğini, Esen tarafından kendisine kira bedellerinin ödenmesi için herhangi bir bildirimde bulunulmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla davalı ...'in taşınmazı devralmasına rağmen kira bedelini talep etmediği, satış bedelini ödediğini ispatlayamadığı ve taşınmazın saptanan gerçek değeri de gözetildiğinde davalılar ... (vekil) ve ilk el ...’in el ve işbirliği içinde davacıyı zararlandırdıkları sonucuna varılmaktadır. Son malik davalı ...'ye gelince, davalının uzun yıllar çekişmeli taşınmazda kiracı olarak oturduğu, taşımazı temlik aldığı tarihe kadar kira bedelini davacının banka hesabına yatırdığı, mevcut durumu bilebilecek konumda olduğu dolayısıyla iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 
  • TAŞINMAZDA YAPILAN FAYDALI VE ZORUNLU MASRAFLAR – FAYDALI VE ZORUNLU MASRAFLARIN TESPİT EDİLEN DEĞERİN İÇİNDE OLUP OLMADIĞININ TESPİTİ – TESPİT EDİLEN DEĞERDEN DÜŞÜLMESİ GEREKLİLİĞİ

    Özet: Dava konusu taşınmazı temlik aldıktan sonra taşınmazda yaptığını iddia ettiği faydalı ve zorunlu masrafların tespit edilen değerin içinde olup olmadığının tam olarak anlaşılamadığı, davalı tarafından yapılan zorunlu ve faydalı masrafların belirlenmesi durumunda taşınmazın tespit edilecek değerinden bu değerin düşürülmesi suretiyle bulunacak değerden davalıların müştereken sorumlu olacağı açıktır. Hal böyle olunca, ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
  • İRAT BAĞLANMASI – BAKIM ALACAKLISININ GEÇİMİNİ TEMİN EDECEK BAKIM BORÇLUSUNUN İSE EKONOMİK DURUMUYLA BAĞDAŞACAK ŞEKİLDE AYLIK MUAYYEN BİR İRAT BELİRLENMESİ – SOSYOEKONOMİK DURUMA GÖRE İRAT BAĞLANMASI GEREKTİĞİ

    Özet: İrat bağlanırken bakım alacaklısının geçimini temin edecek, bakım borçlusunun ise ekonomik durumu ile bağdaşacak şekilde aylık muayyen bir irat belirlenmesi gerekirken, muayyen olmayan bir irat belirlenmesi yoluna gidilmesinin doğru olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca, davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık muayyen bir miktar irat bağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
  • AYNEN İADESİNE KARAR VERİLEN ZİYNETLERİN GRAM VE AYARLARININ AÇIK OLARAK YAZILMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Uyuşmazlık; ziynet eşyalarının aynen iadesine ilişkindir. İİK 24/4 gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir. Ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları açık olarak yazılmalıdır. Ancak hükümde, bilirkişi raporunda tespit edilen ve iadesine karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik miktar (gram ve ayarı) ve değerlerinin, ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün dosyada bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda düzeltilerek onanması HUMK 438/7 gereğidir. 
  • TAŞINMAZIN DEVRİ SIRASINDA TAŞINMAZ DEĞERİNİN DÜŞÜK GÖSTERİLEREK TAŞINMAZ SAHİBİNİN ZARARA UĞRATILMASI – EHLİYETSİZLİK VE VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI HUKUKSAL NEDENLERİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Özet:  Dava, ehliyetsizlik ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. ... davalı ... dava konusu taşınmazı toplam 50.000-TL karşılığında devraldığı savunmasında bulunmuş olup taşınmazın 15.07.2003 tarihindeki gerçek değerinin 245.000-TL olduğu, dolayısıyla davalılar ... (vekil) ve ...’ın el ve işbirliği içinde davacıyı zararlandırdıkları kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; terditli olarak talep edilen tazminatın davalılar ... ve ...’dan tahsiline karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. 
  • DAVA KONUSU TAŞINMAZIN BÖLÜNMESİNİN MÜMKÜN OLUP OLMADIĞININ TESPİT EDİLMESİ VE DAVALI TARAFA SEÇİMLİK HAKKININ KULLANDIRILMASI GEREKTİĞİ – EKSİK ARAŞTIRMA YAPILDIĞI

    Özet: Asıl ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis isteklerine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleştirilen davalarda tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz aşamasında davadan feragat eden birleştirilen davada davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi ve asıl dava açısından ise dava konusu taşınmazın sabit tenkis oranında değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması, bölünmesinin mümkün olmadığının tespiti durumunda davalı tarafa seçimlik hakkının kullandırılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
  • İŞİN ESASININ İNCELENMESİ GEREKTİĞİ – DAVALAR BİRLEŞTİRİLSE BİLE HER DAVANIN AYRI OLMA ÖZELLİĞİNİ KORUDUĞUNDAN HER DAVA İLE İLGİLİ AYRI AYRI KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava muris tarafından davalıya devredilen ... plaklı aracın kaydının iptali ve pay oranında tescili isteklerine ilişkin olup, mahkemece, asıl davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, birleştirilen dava yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Noksanın tamamlanması yolu ile getirtilen kayıtlardan söz konusu parsellerin mirasbırakandan dava dışı ...’na, ... tarafından da davalıya temlik edildiği saptandığından, işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden ve aralarında bağlantı olması nedeniyle davalar birleştirilse dahi, her davanın ayrı olma özelliğini koruduğu gözetilerek birleştirilen dava bakımından olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsiz olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
  • TASARRUF ORANINI AŞAN HER KAZANDIRMADA SAKLI PAYLARI ZEDELEME KASTININ VARLIĞININ ARANDIĞI – TENKİS DAVASININ 1 YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE İÇİNDE AÇILMASI GEREKTİĞİ 

    Özet: Öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının saptanması davanın süresinde açıldığı belirlenirse, toplanan ve toplanacak delillerle birlikte mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastının araştırılması, dava konusu temlikin saklı payı zedeleme kastı ile yapıldığı saptanırsa yukarıda değinilen açıklamalar ve ilkeler gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, dosya arasına alınan kayıtlardan mirasbırakanın aktif terekesinde değerlendirilen 3850 ve 3901 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan tarafından devredilmiş olmasına rağmen bu husus gözardı edilerek anılan taşınmazların tenkis hesabında değerlendirilmiş olmaları da isabetsizdir.
  • ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YÜZ ÖLÇÜMÜ DÜZELTİLMESİ DAVASI – SINIR İRTİBATININ YANLIŞ KURULARAK ÇİFTE TAPU OLUŞTURULMASI – BEKLETİCİ SORUN GÖZARDI EDİLEREK HÜKÜM VERİLMESİNİN DOĞRU OLMADIĞI

    Özet: Getirtilen kayıt ve belgeler ile dosya içeriğinden, yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin davanın eldeki davadan tefrik edilerek 2018/7 esasına kaydının yapıldığı köy yerleşim haritalarının düzenlenmesi sırasında davalı ...’e ait 102/1 nolu parsel oluşturulurken uygulama kapsamına alınan 568 nolu mera parseli ile davacıya ait 567 nolu parsel arasındaki sınır irtibatının yanlış kurulduğu, 102/1 nolu parsele ait 767,79 metrekarelik bölümün hem 102/1 hemde davacıya ait 567 parsel içerisinde bırakılarak çifte tapu oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, 2018/7 Esas sayılı dava sonucunun eldeki davayı etkileyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, 2018/7 E. sayılı davanın sonucu beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 
  • ÇAPLI TAŞINMAZA EL ATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM – TAŞINMAZ ÜZERİNE ŞANTİYE ALANI OLARAK KULLANILMAK ÜZERE 3 ADET MUHDESAT YAPILMASI – İNŞAAT BİTİMİNDEN SONRA BU YAPILARIN DÜKKAN OLARAK KULLANILMAYA BAŞLANMASI

    Özet: Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda 957 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde A, E ve D harfleri ile gösterilen dükkanların taşınmazın tapu kaydında ve yönetim planında geçen dükkanlardan olup olmadığı saptanmamıştır. Hâl böyle olunca, mahallinde fen bilirkişisi eşliğinde yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporunda A, E ve D harfleri ile gösterilen dükkanların taşınmazın tapu kaydındaki 7, 8 ve 9 nolu dükkanlar olup olmadığının açıkça saptanması, denetime elverişli olacak şekilde rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
  • HUKUKİ EHLİYETSİZLİK VE İNANÇLI İŞLEM NEDENİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL TALEBİ – TEMLİK TARİHİNDE HUKUKİ EHLİYETE HAİZ OLMADIĞINA DAİR SAĞLIK KURULUNDAN RAPOR ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Uyuşmazlıkta, davalıların murisi ...’ın temlik tarihinde hukuki ehliyete haiz olmadığı iddiası yönünden bir araştırma yapılmış değildir. Hal böyle olunca, temlikin vasi tarafından izin alınmadan yapıldığı saptanır ise TMK’nun 462/1. maddesinin açık hükmü karşısında davanın kabul edilmesi, temlikin davalıların murisi ... tarafından bizzat yapıldığı saptanır ise; ...’a ait sağlık kurulu raporları, hasta müşahade kağıtları, reçeteler vs. eklenerek temlik tarihinde hukuki işlem ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda ... Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, temlik tarihinde ...’ın hukuki ehliyete haiz olmadığının tespit edilmesi halinde davanın kabul edilmesi, aksi halde diğer hukuki neden üzerinde durularak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kabule göre de, davalı ...’a mirasbırakanı ...’ın çekişmeli taşınmazda dava dışı ¼ payından intikalen gelen miras payı da olduğu gözetilmeden davalı ...’nin çekişmeli taşınmazdaki ¼ payının tamamının iptale konu yapılması da hatalıdır. 
  • TEMLİĞİN MUVAZAALI OLDUĞUNUN ANLAŞILMASI HALİNDE DAVA TARİHİNDEKİ DEĞERİNE VE FAİZE HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – MAHKEMECE İZLENİLMESİ GEREKEN YÖNTEM

    Özet: Uyuşmazlık; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Mirasbırakanın davacı ...’ya taşınmaz alıp almadığının mirasbırakan adına kayıtlı başkaca aktif-pasif tapu kaydı bulunup bulunmadığının taraflardan da sorulmak suretiyle araştırılması, varsa tapu kayıtlarının istenilmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek mirasbırakanın iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan; davacı tapu iptali ve tescil talep edebileceği gibi tazminat talebinde de bulunabileceğinden, temliğin muvazaalı olduğunun saptanması halinde taşınmazın dava tarihindeki değerine ve bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru değildir.
  • TAKİPTEN ÖNCE YAPILAN ÖDEMELER DÜŞÜLMEKSİZİN TÜM SERMAYE BORCU ÜZERİNDEN TAKİP BAŞLATILMASINDA TAKİP ALACAKLISININ KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞU 

    Özet: Dava, sermaye borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Sermaye arttırımı kararı sonrası davalının 129.300 TL sermaye borcunun doğduğu taraflar arasında uyuşmazlık dışı olup, davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı 2004 yılında 27.750 TL, 2005 yılında 84.326 TL olmak üzere toplam 112.076 TL sermaye ödemesi yapmasına rağmen davacı şirket tarafından 2011 yılında 129.300 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davacının kendi kayıtları ile dahi takip tarihi itibariyle davalının borcu 17.224 TL olduğu halde takipten önce yapılan ödemeler düşülmeksizin tüm sermaye borcu üzerinden takip başlatmasında davacı şirket kötüniyetli olup takipten önce yapılan ödemelerin toplamı üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmolunması gerekirken davacının sadece 32.325 TL tutarındaki takip için kötüniyetli olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
  • ÇAPLI TAŞINMAZA ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM İSTEMİ – TEMLİKEN TESCİL TALEPLİ DİĞER DAVA – BEKLETİCİ SORUN

    Özet: Çekişme konusu taşınmaz hazineye aitken üzerinde davalı ...'ya ait ev ve bahçenin bulunduğu, davalı tarafından temliken tescil talebiyle ... .Asliye Hukuk Mahkemesinde  görülmekte olan davanın açıldığı ve bu davanın da aynı taşınmazla ilgili dava dışı kişilerce açılan ... .Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 esas no’lu dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eldeki davada yıkım isteği de olduğundan, ileride telafisi imkansız zarar meydana gelmemesi için ... .Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının sonucu beklenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
  • İLK DÖNEM ECRİMİSİL MİKTARINA SONRAKİ YILLAR İÇİN ÜFE ARTIŞI ORANI UYGULAMAK YERİNE SON DÖNEM KİRA BEDELİNİN BELİRLENİP TEFE ARTIŞ ORANI UYGULANMASI – TALEPTEN FAZLA OLACAK ŞEKİLDE FAİZ ALACAĞINA HÜKMEDİLMESİ

    Özet: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilke ve usuller dikkate alınmaksızın ilk dönem için ecrimisil miktarı belirlenip, sonraki yıllar için ise ÜFE artış oranı uygulanmak suretiyle takip eden dönemler için ecrimisil miktarının hesap edilmesi gerekirken; taşınmazın son dönem kira bedeli belirlenip, TEFE artış oranı uygulanmak suretiyle geriye doğru gidilerek ecrimisil miktarının hesaplanması doğru değildir. Dava dilekçesinde dönemsel faize hükmedilmesi talep edilmesine rağmen, faiz ayrı bir dava konusu haline getirilmediği halde talepten fazla olacak şekilde işlemiş faiz alacağına da hükmedilmesi isabetsizdir.