İFTİRA SUÇUNUN OLUŞABİLMESİ İÇİN DOĞRUDAN BİR SUÇ İSNADININ BULUNMASI GEREKTİĞİ – SOMUT OLAYDA İFTİRA SUÇUNUN UNSURLARININ OLUŞMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; soruşturmanın müştekinin şikayetçi olması üzerine başlatıldığı ve sanığın ifadesinde … lakabıyla aranan kişinin kendisi olmadığını, “parmaksız Gültekin” lakaplı kişinin gerçek isminin de Gültekin olduğunu ve hırsızlık nedeniyle aranan kişinin de aynı kişi olabileceğini belirterek müştekinin adres bilgilerini verdiği, bu şekilde sanığın müşteki hakkında doğrudan bir suç isnadının bulunmadığı anlaşılmakla; yasal unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
2. Ceza Dairesi
E: 2016/14361 K: 2019/1148 K.T.: 28.01.2019
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 02/05/2012 yerine 01/05/2012 yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hırsızlık suçu ile ilgili olarak;
a) 08/04/2013 tarihli bilirkişi CD inceleme raporuna göre hırsızlık eyleminin saat 20:41 sıralarında gerçekleştiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre suç tarihi olan 02/05/2012 tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin batış saatinin 19:50 olduğu, gece sayılan zaman diliminin ise saat 20:50’de başladığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın gündüz vakti gerçekleştirdiği eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- İftira suçu ile ilgili olarak;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda soruşturmanın müşteki …’in şikayetçi olması üzerine başlatıldığı ve sanığın 08/08/2012 tarihinde şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde … lakabıyla aranan kişinin kendisi olmadığını, “parmaksız Gültekin” lakaplı kişinin gerçek isminin de Gültekin olduğunu ve hırsızlık nedeniyle aranan kişinin de aynı kişi olabileceğini belirterek müşteki …’ın adres bilgilerini verdiği, bu şekilde sanığın müşteki … hakkında doğrudan bir suç isnadının bulunmadığı anlaşılmakla; yasal unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer içtihatlar

Leave a Comment