• FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE İSTEMİ – İYİNİYETLİ İŞÇİYE KARŞI, TARAF OLMADIĞI MUVAZAANIN İLERİ SÜRÜLEMEYECEĞİ – DAVALILARIN BİRLİKTE SORUMLULUKLARININ BULUNDUĞU

    Özet: Bu sebeple mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu ve davacının baştan beri davalı .... işçisi olduğu belirtilerek davalı .... işyerine işe iade edilmesi dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak işe iadenin maddi sonuçlarından her iki davalının birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken mahkemece, hatalı değerlendirme ile davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
  • İŞE İADE DAVASI SÜRERKEN, DAVACININ İŞE BAŞLAMASI – İŞE BAŞLAMA SONRASI HAKLARDAN FERAGAT EDİLMEMESİ – BOŞTA GEÇEN SÜRE VE DİĞER HAKLARIN HÜKÜM ALTINA ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Dosya içeriğine göre davacı işe başlatıldıktan sonra söz konusu ücret ve diğer haklarından açıkça feragat etmemiştir. Bu nedenle, boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınması gerekir. Fesih tarihi ile işe başlatıldığı tarih arasındaki sürenin 4 ayı aştığı dikkate alındığında, 4 aylık ücret ve diğer hakların hüküm altına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
  • FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE İSTEMİ –

    Özet: Davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini İş Kanunu'nun 25/I maddesi uyarınca ihbar süresini 6 hafta aşan rapor aldığı gerekçesiyle feshettiği, ancak davacı işçinin savunmasının alınmadığı salt bu nedenle fesih geçersiz olduğu gibi karar gerekçesinde davacının ihbar süresinin 6 hafta olduğu ifade edilmişse de davacının kıdeminin 3 yıldan fazla olduğu ihbar süresinin 8 hafta olduğu, ihbar süresi 8 hafta + 6 haftayı aşan durumda fesih imkanının doğacağı, dosya içeriğine göre davacının kesintisiz rapor kullandığı süre 14 haftayı da aşmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde fesih İş Kanunu'nun 18/3-1 maddesi uyarınca geçersizdir. Davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
  • KABİN MEMURUNUN UÇUŞA ENGEL SAĞLIK SORUNU NEDENİYLE İŞ AKDİNİN FESHİ – İŞE İADE İSTEMİ – FESHİN SON ÇARE OLMASI GEREKTİĞİ İLKESİ

    Özet: Davacının iş sözleşmesinde her ne kadar “uçuculuğa mani bir halin vukuunda işverenin tek taraflı olarak iş sözleşmesini feshedeceği işverenin personele uçuculuk dışında bir iş yaptırma yükümlülüğü yoktur” şeklinde bir hüküm bulunmaktaysa da, davalı işverenlikte uygulanmakta olan uçucu personelin uçuştan ayrılma işlemleri prosedüründe sağlık nedeniyle uçuculuğa mani bir durum ortaya çıktığında uçucu personelin yer hizmetinde görevlendirileceği konusunda düzenleme bulunduğu görülmektedir. Bu hüküm için lehine olduğundan uygulanması gerekir. Feshin son çare olması ilkesi gereğince davacının da bu prosedür gereğince yer hizmetinde görevlendirilmesi seçeneğinin denenmediği, bu konuda davalı tarafından bir çaba sarfedilmediği, davalı tarafından yer hizmetlerinde davacıya uygun bir pozisyon bulunmadığının iddia ve ispat edilmediği, tüm bunlara göre davalının feshin son çare olması ilkesine uygun davrandığını kanıtlayamadığı, feshin bu nedenle geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine reddi bozmayı gerektirmiştir.
  • FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE – SENDİKAL NEDENLERLE FESİH – VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERLERİ

    Özet: Mahkemece davacı tanıklarının sendikalı olup halen işyerinde çalıştıkları bu sebeple davacının iş sözleşmesinin sendikal nedene dayanmadığı belirtilmişse de; sorunun muvazaalı taşeron ilişkisi kurulan işverenler bünyesinde çalışan işçilerin sendikaya üye olunmasının istenmemesinden kaynaklandığı, davacı tanıklarınca işverence sendikaya üye olunmasının istenmediği istifa etmeleri konusunda baskı yapıldığı noter masraflarının işverence verildiği konusundaki beyanları, muvazaalı taşeron ilişkisi kurulan işverenler hakkında sendikal hakların engellenmesi suçundan açılan ceza davaları, üyeliklerden kısa bir süre sonra fesih yapılması, fesih döneminde sendikadan istifa eden işçi sayısı ve sendika üyesi olmadığı halde sendikadan istifa ettiklerine dair bildirim gönderenlerin olması dikkate alındığında, feshin sendikal nedene dayandığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca işe iade davası tespit davası niteliğindedir. Feshin sendikal nedene dayanmadığı kabul edildiğinde davacı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir.
  • FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE İSTEMİ – ANAYASA MAHKEMESİ’NİN, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASINA İLİŞKİN KARARI – EMSAL DAVALAR NEDENİYLE UYGULAMA BİRLİĞİNİN DİKKATE ALINMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Emsal davalarda, feshin geçerli ve haklı sebebe dayanmadığına ilişkin verilen kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması ile uygulama birliği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri nazara alınarak, iki tarafın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
  • BİR SEFERLİK YANLIŞ HABER OKUNMASI SEBEBİYLE İŞ AKDİNE SON VERİLEMEYECEĞİ – FESHİN SON ÇARE OLMASI İLKESİNE AYKIRILIK – SAVUNMA YAZISININ ELEŞTİRİ NİTELİĞİNDE OLDUĞU VE HAKARET İÇERMEDİĞİ

    Özet: İşe iade talebine ilişkin davada, mahkemece; davalının davacıyı bir defaya mahsus yanlış haber okuması sebebiyle işten çıkartmasının feshin son çare olması ilkesine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Haber sunuculuğu yapan çalışanın, savunmasında, konuyu açıklamak ve sunulacak haberleri titizlikle hazırlanması gerektiğinin tespitine yönelik açıklama yapmak yerine, amirine karşı  eleştiri boyutunu aşacak, hakaret boyutuna varacak şekilde sözler sarf etmesinin iş akdinin haklı feshini gerektirecek nitelikte olması sebebiyle verilen karar İstinaf incelemesinde bozulmuşsa da;  eleştiri olarak değerlendirilen ve hakaret içermeyen savunma yazısı nedeniyle iş akdinin feshedilmesinin haklı kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, davanın kabulü yerine hatalı değerlendirme ile reddine karar verilmesi temyiz aşamasında bozmayı gerektirmiştir.
  • TARAFLAR ARASINDAKİ İŞ İLİŞKİSİNİN İKALE İLE SONA ERİP ERMEDİĞİ – İKALE YAPILMASI KONUSUNDAKİ İCAP İŞÇİDEN GELMEDİĞİNDEN MAKUL MENFAAT SAĞLANMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır. Uyuşmazlıkta; ikale gereğince davacıya 15.175,63 TL kıdem tazminatı, 9.509,68 TL ihbar tazminatı, 762,50 TL kullanılmamış izin ücreti ve iki maaşlık ödemeye karşılık gelen 9.150,00-TL ek ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak ikale teklifinin davacı işçiden geldiğinin ispatlanamadığı, davacının iş akdinin işverenden gelen teklif ile sona erdiği ve davacıya makul menfaat sağlanmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına. Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının davalı nezdindeki işyerine işe iadesine karar verilmiştir. 
  • GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİĞİ YETKİSİ İŞLETMENİN VE İŞİN GEREKLERİNDEN KAYNAKLANAN SEBEPLERE DAYALI OLMASI YÖNÜYLE SINIRLANDIRILDIĞI – DAVALI İŞVERENCE GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİĞİNİ ZORUNLU KILAN OBJEKTİF NEDENLERE İLİŞKİN DELİL İBRAZ EDİLMEDİĞİ

    Özet: Davacı işçi, görev yeri değişikliği yetkisinin işverence kötüye kullanıldığını ileri sürmektedir. Nakil yetkisinin kötüye kullanıldığı ileri sürüldüğünde nakli zorunlu kılan objektif nedenlerin varlığı ortaya konulmalıdır. İşyeri yönetmeliği ve iş sözleşmesinde işverene tanınan görev yeri değişikliği yetkisi işletmenin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplere dayalı olması yönüyle sınırlandırılmış olup, davalı işverence görev yeri değişikliğini zorunlu kılan objektif nedenlere ilişkin delil ibraz edilmemiştir. Sonuç olarak, hem davacıyı eski işyerine almayan ve hem de değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını ispatlayamayan işverenin yaptığı feshin haklı veya geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından, işe iade davasının kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 
  • İŞE İADE DAVALARINDAKİ GEREKÇENİN İŞÇİLİK ALACAKLARINA YÖNELİK DAVALARDA DA BAĞLAYICI OLDUĞU – İŞVERENİN GEÇERLİ SEBEPLİ FESHİNDE KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN BULUNDUĞU

    Özet: İşverenin iş sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayalı olup olmadığı ve dolayısıyla davacının kıdem ile ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık söz konusu olmakla birlikte, kesinleşen işe iade davasında, tesis edilen gerekçede, feshin haklı değil, geçerli sebebe dayandığı kabul edilmiştir. Kesinleşen işe iade davalarında gerekçe, hükme sıkı sıkıya bağlı olduğundan, maddi anlamda kesinlik kapsamındadır. Bu kesinlik alacak davası için bağlayıcı olup davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • SÜRESİNDE VERİLEN GEREKÇELİ İSTİNAF DİLEKÇESİNE RAĞMEN KAMU DÜZENİNE YÖNELİK İNCELEME YAPILARAK KARAR VERİLEMEYECEĞİ

    Özet: İşe iade talebine ilişkin olan davada, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekiline gerekçeli mahkeme kararının 25.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği; gerekçeli istinaf dilekçesinin de 02.01.2018 tarihinde, 8 günlük yasal süresi içinde verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davalı vekilinin gerekçeli istinaf dilekçesini süresinde vermesine rağmen temyiz sebeplerinin esastan incelenmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf dilekçesinde sebep belirtilmediği gerekçesiyle kamu düzenine yönelik inceleme yapılarak karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
  • İŞE İADE DAVASI İLE İŞÇİLİK ALACAKLARI TALEBİNE YÖNELİK DAVALARIN AYNI ANDA AÇILMASI HALİNDE İŞE İADE DAVASININ BEKLETİCİ MESELE YAPILMASI GEREKTİĞİ – FESİH GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIĞINDAN KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI TALEPLERİNİN ESASTAN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: İşçi alacaklarının tahsili istemine ilişkin davada, Mahkemece, işe iade davası devam ederken iş sözleşmesi askıda olduğundan bu dönem içinde feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı istenemeyeceği gerekçeleriyle dava şartları bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine; davacının fazla çalışmaya yönelik talebinin ise tefrik edilerek ayrı bir esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. Feshin geçersizliğine ilişkin davanın bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmaması hatalı ise de; Dairemiz 28.11.2016 tarih 2016/28453 esas ve 2016/26030 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalı tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığı sabit olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin esastan değerlendirilmesi gerekli olup verilen karar bozmayı gerektirmiştir.
  • FESHİN GEÇERSİZLİĞİ, İŞE İADE VE YASAL SONUÇLARINA HÜKMEDİLMESİ İSTEMİ – YAZILI PERFORMANS HEDEFLERİNE ULAŞILAMADIĞININ İŞÇİ TARAFINDAN KABULÜ – İKALENİN GEÇERLİLİĞİ İÇİN AYRICA EK MENFAATE GEREK OLMADIĞI

    Özet: Davacıdan yazılı belirlenmiş performans hedeflerine ulaşamaması sebebiyle yazılı savunmasının talep edildiği, bunun üzerine yazılı savunma veren davacının hedeflerine ulaşamadığını kabul edip kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacaklarının ödenmesi halinde işten çıkışının verilmesini talep ettiği, savunma yazısının bu haliyle aynı zamanda işçiden gelen ikale teklifi niteliği taşıdığı, davalı işverenin de bu yazılı talep üzerine davacıya talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacaklarını ödeyip iş akdini sonlandırdığı, talebin işçiden geldiği durumlarda ikalenin geçerliliği için ayrıca ek menfaate gerek olmadığı gözetilerek sulh ve ibra protokolü başlığı altında düzenlenen ikaleye değer verilerek işe iade davasının reddinin gerektiği anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
  • YEREL MAHKEMENİN BOZMA İLAMINA UYMASI HALİNDE USULİ KAZANILMIŞ HAK İLKESİ GEREĞİ BOZMA GEREKLERİNİN YERİNE GETİRİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Bozma ilamına uyulduğunda, bozma kararı lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturduğundan, Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilerek karar verilmesi zorunludur. Yerel Mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak bozma doğrultusunda değerlendirme yapılmaksızın gerekçesiz bir şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki bozma içeriğinden de anlaşılacağı üzere 31.05.2018 tarihli ilamda araştırılması gereken iki hususa yer verilmiştir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi isabetsiz olup yeniden bozmayı gerektirmiştir.
  • İŞÇİLERİN İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİLERE YÖNELİK DAYANIŞMA AMACIYLA İŞİ YAVAŞLATABİLECEKLERİ ANCAK PROTESTO EYLEMİNİN 3 GÜN SÜRMESİNİN ÖLÇÜLÜ KABUL EDİLEMEYECEĞİ – İŞ AKDİNİN FESHİNİN GEÇERLİ NEDENE DAYANDIĞI

    Özet: Dairemizce iş sözleşmelerinin feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilen ...ve ... isimli işçilerin işten çıkarılmasını protesto ve işten çıkarılanlara destek olmak için işyerinde bir kısım işçilerin 09.09.2015 günü işi bıraktıkları bu eylemin 11.09.2015 tarihine kadar 3 gün boyunca devam ettiği, tutulan tutanak ve tanık beyanlarından davacının da eyleme katıldığı, her ne kadar işçilerin işten çıkarılan işçilere yönelik dayanışma amacıyla iş yavaşlatabilecekleri, protesto eylemi yapabilecekleri kabul edilse de somut uyuşmazlıkta bunun 3 gün kadar sürdüğü dikkate alındığında eylemin ölçülü kabul edilemeyeceği, feshin geçerli nedene dayandığı, bu açıdan ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararının dosya içeriğine uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekir.
  • TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜM YERİNİN İDARİ YARGI OLDUĞU – DAVA DİLEKÇESİNİN YARGI YOLUNUN CAİZ OLMAMASI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: İşçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halinde iş mahkemesine açılan davada, davanın esastan reddi usule aykırıdır. Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargının görevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise gönderme kararı verilemez. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
  • FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE İSTEMİ – DAVALILAR ARASINDAKİ SÖZLEŞMENİN, İŞİN BİTİMİ NEDENİYLE SONA ERMESİ NEDENİYLE GÖREV YERİ DEĞİŞİKLİĞİ – DAVACININ, DİĞER İŞYERİNDE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİP ETMEDİĞİNİN GEREKİRSE KEŞİF YAPILARAK TESPİTİ GEREKTİĞİ

    Özet: Davalılar arasında mekanik atölye imalat sözleşmesi düzenlendiği, işin süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, ancak süre bitiminde sözleşmesinin aynı şartlarla yinelendiği, davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnamede, davacının ../....’da bulunan iş yerinde görevlendirildiğinin belirlendiği, davacının görev yeri değişikliğini kabul etmediğini karşı ihtarname ile belirttiği, davalının savunmasında; diğer davalı ... Çimento A.Ş. ile aralarındaki sözleşmenin 2015 yılının Aralık ayında sona erdiğini, işin sona ermesi nedeniyle görev yeri değişikliği yapıldığını belirtmesi karşısında, taraf tanıklarının beyanlarında davalı ... Sistemleri Mim. Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin diğer davalı ... Çimento A.Ş. iş yerinde çalışmasına devam edip-etmediğine dair farklı açıklamalarda bulunmaları nedeniyle; bu konuda yapılan araştırma yetersiz görüldüğünden; davalılar arasındaki sözleşmenin ne zaman sona erdiği, davalı ... Şti.’nin diğer davalı ... Çimento A.Ş. iş yerine iş teminine devam edip-etmediği, gerekirse iş yerinde uzman bilirkişi heyeti ile keşif yaptırılarak tespit edilmesi gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
  • SPOR KULÜBÜNDE ÇALIŞAN İŞÇİNİN İŞE İADE İSTEMİ – SPOR KULÜBÜNÜN DEVREDİLMESİ – İŞ AKDİNİN FESHE YETKİLİ OLMAYAN ŞİRKET TARAFINDAN FESHEDİLMİŞ OLDUĞU – İŞE İADE İSTEMİNİN KABULÜ GEREKTİĞİ

    Özet: İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte davacının çalıştığı ... Ulaşım Doğalgaz Hizmetleri Proje Taahhüt San. Ve Tic. A.Ş. nezdindeki spor kulübünün federasyon nezdinde ... Spor A.Ş. olarak tescil edildiği sabit olup, iş sözleşmesi o tarihte feshe yetkili olmayan ... Ulaşım Doğalgaz Hizmetleri Proje Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. tarafından feshedildiğinden ve davacının dava tarihinde davalılar nezdinde çalışması da bulunmadığından ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir feshin varlığından söz edilemez. Bu sebeple feshin geçersiz olarak yapıldığının kabulü ile davacı işçinin işe iadesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
  • DAVACININ BİR BAŞKA İŞÇİYE TELEFON MESAJI İLE HAKARET ETMESİNİN İŞVEREN AÇISINDAN HAKLI NEDENLE FESİH SEBEBİ OLDUĞU – DAVACININ SARF ETTİĞİ SÖZLERİN SATAŞMA NİTELİĞİNDE OLDUĞU VE İŞE İADE TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: İş akdinin feshine sebep olan olay, davacının davalının bir diğer işçisi ...’e telefon mesajı ile hakaret etmesi olup, bu durumun İş Kanunu’nun 25/II-d maddesine göre işveren açısından haklı fesih sebebi olduğu sabittir. Esasen davacı da fesih konusu eylemi işverene sunduğu yazılı savunmasında ikrar ederek attığı mesajın arkasında olduğunu beyan etmiştir. Davacının sarf ettiği sözler sataşma niteliğinde olduğundan işverence yapılan fesih haklı nedene dayanmaktadır. Davacının işe iade talebinin reddi yerine, yazılı gerekçelerle kabulü hatalıdır. 
  • İŞ AKDİNİN GEZİ PARKI EYLEMLERİNE DESTEK VERİLMESİ NEDENİYLE FESHİ – İŞÇİNİN İLLEGAL YAPILARLA İRTİBAT VE İLTİSAK HALİNDE OLDUĞU ŞÜPHESİNİ ORTAYA ÇIKARAN HUSUSLARIN İSPAT EDİLEMEDİĞİ – FESHİN GEÇERSİZ OLDUĞU VE İŞE İADE KARARI VERİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet: Davalı şirket tarafından düzenlenen 20.07.2016 tarihli fesih bildiriminde; iş akdinin İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca yasal haklarınızda tarafınıza ödenmek suretiyle feshedildiği bildirilmiş olup, cevap dilekçesinde davacının sosyal medya paylaşımına vurgu yapılarak Gezi Parkı eylemlerine destek verdiği, davacının illegal yapılarla irtibat ve iltisak halinde olduğu şüphesi ile iş akdinin sonlandırıldığı savunulmuştur. Davacının 01.06.2013 tarihli sosyal medya paylaşımında; “Sabah işe geldiğimde uykusuz bir ben olduğumu gördüm çok acı korkak medya yayınladığın saçma programlarla herkesi uyuttun geziparkı” şeklinde yorumda bulunduğu, bu paylaşımda suç unsuru teşkil eden bir husus tespit edilemediği gibi, paylaşım tarihinin 01.06.2013 olması ve bu tarihten fesih tarihine kadar olan dönemde davacının illegal yapılarla irtibat ve iltisak halinde olduğu şüphesini ortaya çıkan hususların davalı işverenlik tarafından ispat edilemediği, feshin bu nedenle geçerlilik koşullarını taşımadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır.
Sonraki sayfa »